İş dünyasında belirsizliğin sıkıntısı...

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Belirsizliklerin arttığı bir ortamda iş dünyasında kaygı+endişe+korkudan oluşan bir resim oluşuyor. İç piyasaya çalışanların kaygı ve korkularını ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim.

Uzun yıllardır sohbet ettiğim iş insanları var. Onlar bana hükümetin ve ekonomi yönetiminin aldığı kararlarla ilgili görüşlerimi sorarlar. Ben onlarla sektörlerindeki gelişmeleri, şirketlerinin durumu üstünden irdeleme yaparım. Bu sohbetlerdeki fikir alışverişimiz, bulunduğumuz durumu anlamaya, belirsizlikleri azaltmaya hatta ortadan kaldırmaya dönüktür. Yeni kararların alındığı ve zorlukların, belirsizliklerin yaşandığı dönemlerde sohbetlerimiz sıklaşır. Merkez Bankası’nın faiz indirimleri kararından sonra iş insanı çemberimle sohbetlerimiz sıklaştı. Bunun nedeni, belirsizliğin artması/gelecek öngörüsünün ortadan kalkmasından doğan ortam koşulları. Sohbetlerimizin tümünün gelip dayandığı nokta, belirsizliğin ve yarın korkusunun yarattığı sıkıntı oluyor.                  

Bu durum sadece döviz borcu olan, döviz kazancı olmayan firmalara özgü değil. Ürettikleri ürünün önemli kısmını ihraç edenler de, önlerini görememekten, karar almada zorlanmaktan şikayet ediyorlar. Her sohbet belirsizliğin yarattığı sıkıntının dile getirilmesiyle sonlanıyor. Ağırlıklı olarak ihracata çalışan bir hazır giyim sanayicisinin anlattıkları içinde bulunulan durumun fotoğrafını ortaya koyuyor, aktararak sizinle paylaşmak istedim: “Yakınmalarım, işlerin kötü olduğu dönemlerde olurdu. Oysa şimdi üretimimiz sürüyor. İhracatımız ve işlerimiz devam ediyor. Buna karşılık, tedarik alanında fiyatlar günden güne değişiyor. Eskiden işleyeceğimiz kumaşın fiyatı bir ay ya da daha uzun süre belli olurdu. Şimdi ısmarlayıp, yükleme yaptığımız gün öğrenebiliyoruz. Nedenini sorduğumuzda aldığımız cevap hep aynı: Döviz yükseldi...

Bu bütün alanlara yansıyınca belirsizliğin hakim olduğu bir ortamda, sıkıntılar içerisinde, karar vermekte zorlandığımız bir ortamda kalıyoruz. Oysa, biz üreticiler için gereken istikrardır. İstikrarın olmadığı yerde belirsizlik artar, karar vermek zorlaşır, üretip satıp, kâr etsek de yarın korkusuyla, tatsız bir iş yaşamı sürdürürüz. Bugün içinden geçtiğimiz durum da bu…”           

Bunu tek bir iş insanının yakınmaları olarak görmeyin. Sohbet ettiğim iş insanlarının hepsi, benzer yakınmaları dile getiriyorlar.       

İç piyasaya çalışanların kaygı ve korkularını ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim…

GÜNÜN NOTU:

Tüketici Güven Endeksi, 2004’ten bu yana en düşük düzeye indi, bu veri bize çok şeyler anlatıyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Cevabı zor sorular… 03 Ağustos 2022
Şili'nin yeni anayasası 01 Ağustos 2022