İş görüşmelerinde sorulan sorular (1)

Dr. Uğur TANDOĞAN
Dr. Uğur TANDOĞAN NOT DEFTERİ tandogan2007@gmail.com

Bir araştırma

Görüşme, işe alma sürecinde önemli yer tutar. Seçimi doğru yapmak için adaya sorular sorulur. Alınan cevaplara göre aday hakkında bir hükme varılır. Bir kariyer sitesi, “Zety.com”, işe alma görüşmelerinde 2021 yılında sorulan sorular ile ilgili bir araştırma yapmış. En çok sorulan on soruyu sitesinde yayınlamış (https://zety.com/blog/job-interview-questions-and-answers). Gördüm ki, bu sorular ülkemizdeki görüşmelerde de çok kullanılmaktadır; ben de çok kullandım. Bu haftaki yazımda ortaya çıkan bu on sorudan ilk beşini işleyeceğim.  Aşağıda beş soruyu ve yorumlarımı bulacaksınız. Konuya işveren açısından bakacağım. Ha bir de bu teknik konuya biraz renk katmak için “Siyasetçiler bu sorulara nasıl cevap verebilirdi?” diye hayal edeceğim.

1-Bize kendinizi anlatınız

 İş görüşmesinde amaç, adayı tanımaktır. Onun için adayı konuşturmanız gerekir. Hiç tanımadığınız birisi ile ilk kez karşılaşıyorsunuz. Nasıl başlayacaksınız konuşmaya? Aday zaten görüşmeye geldiğinde heyecanlıdır. Heyecanını yenmesi için ona yardım etmelisiniz. Onun için kolay sorulardan başlamak gerekir. Kolay soru derken herhalde “Yabancılar bizi niye kıskanıyor?“ diye cevabı çok kolay sorulardan da başlamayacaksınız. Bu nedenle “Bize kendinizi anlatın” iyi bir başlangıç sorusudur. Kişi kendini kolayca anlatacaktır.

Bu soru, konuşmayı başlatmak için iyi bir buz kırıcı olduğu kadar aday hakkında fikir edinmek için de güzel bir sorudur. Casus filmlerinde görürsünüz; Kişiye bir iğne yaparlar ve o da başlar anlatmaya. Bazen bu soru adaya o iğne gibi etki yapar ve yalansız dolansız, samimi biçimde anlatmaya başlar. Bazen de iş görüşmelerinde çok deneyimli bir adaya rastlarsınız. Politikacıların camdan (Prompter) okudukları gibi anlatmaya ve üfürmeye başlar.

Bir görgü tanığı olarak kişi kendisini nasıl tanımaktadır? Adayın anlatımlarından çıkarmalar yaparsınız.  Örneğin, aday gerçekçi bir kişi midir, yoksa kendisini dev aynasında mı görmektedir?

Aday siyasetçi ise  “Alçacık dağları ben yarattım. Orta ölçeklilerin de projesinde çalıştım” diyenlere rastlayabilirsiniz.

2- İşte karşılaştığınız zorlu bir olay veya çatışmayı ve bununla nasıl başa çıktığınızı bize anlatınız.

Bu tür sorulara “Durumsal soru” (Situational question) denir. Önemli olan, kişinin olaylar karşısındaki davranışlarını bilmektir. Bunu öğrenmek için geçmişte yaşadığı bir durum karşısında nasıl davrandığına bakarak bir hükme varırsınız. İşte bu soru buna dönük bir sorudur. Bu soruya verilecek cevapla bir yanda adayın iş yaşamında ne tür zorluklarla karşılaştığını ve bu zorlukları nasıl yendiğini anlarsınız. Acaba kişinin geçmişinde ayağına taş değmiş mi, yoksa rahat bir iş ortamında mı çalışmış yaşamış mı? Çünkü zorluklar kişileri olgunlaştıran, pişiren fırsatlardır. Öte yandan bu sorunun başka bir boyutu daha vardır. Kişinin zorluk anlayışını, neleri dert edindiğini anlarsınız. 

Siyasetçi aday bu soruya şöyle cevap verebilir: “Bir keresinde millet fizyolojik ihtiyaçlarını karşılama savaşı veriyordu. Bu sorunlarını unutturmak için gündeme getirdiğimiz konuları duysanız siz de şaşardınız” diyebilir.

3- En güçlü yanlarınız nedir?

Organizasyonlar güçlü yanları ile fark yaratırlar. Kişiler de güçlü yanları ile değer yaratırlar. Bu soru ile adayın organizasyonumuza getireceği farkı, katacağı gücü bulmaya çalışırız. Aynı zamanda kişinin farkındalığı da ölçülmeye çalışılmaktadır. Acaba kişi kendisini ne kadar tanımaktadır, gücünün ne kadar farkındadır? Önünüze “en güçlü” yan olarak parlatılıp konulan şeye bakarak kişinin boyutu hakkında da fikir sahibi olursunuz.

Bu sorunun cevabı adayın mizah anlayışı konusunda da size fikir verebilir. Örneğin siyasetçi aday “En nefret ettiğim şey, yalandır” diyebilir.

4- Bu pozisyon hakkında haberiniz nasıl oldu, nereden duydunuz?

Bu soru, daha çok organizasyonun iletişim kanallarının etkisini ölçmeye dönüktür. Organizasyon, adaylardan toplanan bilgilerle kullandığı reklam mecralarını değerlendirir.

Siyasetçi aday “Her yerden duydum; bu koltuk hiç aklımdan çıkmıyor ki.” diyebilir.

5- En zayıf yönleriniz nedir?

En güçlü ve en zayıf yönlerin sorulması ile kişiye sanki kendisi için bir “SWOT” analizinin içe dönük kısmı (SW) yaptırılmaktadır. En zayıf yönler sorusuna bazı adaylar büyük bir içtenlikle cevap verir. Bazıları ise bunu kendileri için bir reklam fırsatı olarak kullanır. Örneğin, “Bu huyumu ben de beğenmiyorum, ama çok titizim” diyebilir.

Adayımız siyasetçi ise “Eşimin ve çocuklarımın isteklerine karşı koyamıyorum” diyebilir.

Sonuç

İşe alma, insan kaynağı yönetiminde işin başıdır. Bu süreçte de görüşme önemli bir ağırlığa sahiptir. İş görüşmesinde adayı anlamaya dönük soruların dikkatli seçilmesi ve cevapların iyi analiz edilmesi gerekir.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
COVID-19’dan sonra (2) 06 Mayıs 2021
COVID-19’dan sonra (1) 29 Nisan 2021
Perşembenin gelişi 18 Şubat 2021