ış kazası dedikleri...
Dr.Sedat Karabulut secturkiye@yahoo.com İki gün önce gazetelerde yayınlanan bir haber; Phuket Adası'na kaçak işçi olarak götürülen göçmenlerin bulunduğu konteyner yüklü kamyondan 47 işçinin kurtarıldığını, 21'inin de hastaneye kaldırıldığını kaydetti. Raenog vilayetindeki olay yerine giden yetkililer, kurtarılan kişilerden çok daha şanssız olan 37'si kadın 54 işçiyi ise konteynerler içinde ölü olarak buldu. Bölgede kaçak Myanmarlı göçmenlerin genelde balıkçılık yaptıkları, inşaatlarda çalıştığı ya da hizmetçilik yaptığı belirtildi. Daha çalışmaya başlamadan hayatını kaybeden bu insanlar Türkiye'de kayıt altında çalışıyor olsalardı, mevzuatlara göre iş kazası sonucu öldüklerine karar verilecekti. Ölenlerin yakınlarına tazminat ödenecek ve aylık bağlanacaktı. İşverenin sorumlukları: Ulusal mevzuat da iş kazası ve meslek hastalığının tanımı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 11'inci maddesinde yapılmıştır. Sigortalının geçirdiği kazanın iş kazası sayılması, yakalandığı hastalığın meslek hastalığı olarak kabul edilmesi ancak durumun burada tarif edilen tanıma uyması ile mümkündür. Buna göre bir kazanın iş kazası sayılması, şu hükümlere bağlıdır: - Çalışan işyerinde kendisine verilen bir işi yapıyorsa, - İşveren tarafından görevli olarak başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, - Emzikli sigortalı kadının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, - Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında, Örneğin emzikli kadın sigortalıya her gün 16.00-17.00 saatleri arasında çocuğuna süt vermesi için zaman ayrılmışsa, çalışanın bu saatler arasında uğradığı kaza, iş kazası sayılacaktır. Kadın sigortalıysa ve süt iznini evinde kullanmasına izin verilmişse, süt izni için ayrılan zamanda evine gidip gelirken veya evinde uğradığı kaza da iş kazası sayılacaktır. Yine sigortalıların işin yapıldığı yere topluca işveren tarafından sağlanan vasıta ile götürülüp getirilmeleri sırasında uğradıkları kaza iş kazası sayılır. Kanunda sigortalıların işyeri sınırları dahilinde bulundukları sırasında geçirdikleri kazalarda iş kazası sayıldığından, öğlen dinlenmesi sırasında işyeri dahilinde top oynarken ayağı kırılan sigortalının uğradığı kazada iş kazası olarak kabul edilecektir. Görülüyor ki, asıl işi ile ilgili olmasa dahi kanunda belirtilen şekilde geçirilen kazalar iş kazası sayılmaktadır. Peki işverenin bu kadar ciddi sorumluluklarının olduğu bu alanda, çalışanın hiç mi sorumluluğu yok? Çalışanın sorumlulukları: Sosyal Sigortalar Kanunu öncelikli olarak, çalışandan işyerinde alınan iş güvenliği önlemlerine ve bu konulardaki talimatlara mutlaka uymasını ister. Buna rağmen sigortalı iş kazasına uğrar ise, en geç kazadan sonraki gün içinde işverene veya kuruma bildirmekle sorumludur. Kanun koyucu sigortalıyı, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle ihtiyaç duyduğu tedavi sürecinde hekimin tavsiye ettiği önlem ve önerilere uymaya zorunlu tutmuştur. Sigortalının tedavisi ile ilgili hekim önerilerini savsaklaması veya uymaması durumunda tedavisi uzar ya da malullük derecesi artarsa bundan sorumlu olur. Kanun koyucunun buradaki amacı; sigortalı işçinin en kısa sürede tedavi edilmesini sağlayarak, işgücü kaybının önlenmesi ve sigortalının en kısa sürede sağlığına kavuşmasıdır. Kasıtlı olarak veya bağışlanmaz kusuru nedeniyle iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalının sadece tedavisi yapılır, geçici veya sürekli iş göremezlik geliri ödenmez.