İSO'dan sanayiye özel acil kredi paketi çağrısı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Ülkemiz sanayisi için önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybetmeden atılmasını tüm sanayicilerimiz adına talep ediyoruz” dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin haziran ayı olağan toplantısı “Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır Anlayışı Eşliğinde Sanayimizin Finansman Sorununu ve Çözümü Kamu Bankalarımızla Birlikte Değerlendirmek” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.

Açılış konuşmasında bir sivil toplum kuruluşu olarak görevlerinin yalnızca verileri açıklamak değil; bu verileri çözüme, politikaya ve ülkemizin geleceğini güçlendirecek yeni bir üretim vizyonuna dönüştürmek olduğunun altını çizen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Bu çerçevede üretim hayatımızın ihtiyaçlarını kamuoyuyla ve karar alıcılarla paylaşmaya, sanayicimizin sesini duyurmaya, çözüm önerileri geliştirmeye ve nitelikli üretimi destekleyen politikalara katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tam bu noktada sanayimiz adına önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybedilmeksizin atılmasını tüm sanayicilerimiz adına talep ediyoruz” dedi.

Etkili ve somut adımlara ihtiyaç var

Sahadan yükselen haklı seslerin, İSO’nun düzenli açıkladığı öncü göstergelerin ve İSO 500 verilerinin şu gerçeği net bir şekilde gösterdiğini belirten Bahçıvan, “Sanayicinin oksijeni finansmandır. Ve geldiğimiz noktada sanayicimizin ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını görüyoruz. Üretmeye devam eden, istihdam yaratan, ihracat yapan ve ülkesine katma değer kazandıran sanayi kuruluşlarımız; yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve artan mali yükler karşısında adeta nefes almakta zorlanmaktadır. Bugün sektörümüzün ihtiyacı yalnızca iyi niyetli temenniler değildir. Sanayinin yeniden nefes almasını sağlayacak somut, etkili ve sonuç odaklı adımlara ihtiyaç duyuluyor. Çünkü oksijensiz kalan bir insan nasıl yaşamını sürdüremezse, finansmana erişemeyen bir sanayinin de yatırım yapması, üretimini geliştirmesi, teknolojiye yönelmesi ve küresel rekabette güç kazanması imkansız. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız: Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi, kalıcı refahı, nitelikli istihdamı ve küresel rekabet gücü ancak güçlü bir sanayi yapısıyla mümkündür. Üretimin zayıfladığı, yatırımların ertelendiği, teknolojik dönüşümün yavaşladığı ekonomide sağlıklı ve dengeli bir kalkınmadan söz edemeyiz. Üretimden uzaklaşan değil; üretimi teknolojiyle, verimlilikle, ihracatla, yeşil ve dijital dönüşümle güçlendiren bir kalkınma anlayışını stratejik önceliğimiz olarak görmek zorundayız. Ülkemiz sanayisinin geleceği konusunda duyarsız kalınırsa, özellikle geleneksel sektörlerimiz desteklenmek yerine kaderine terk edilirse bu Türkiye için çok ciddi sorunlar üretir. İşte bu sebeple biz İstanbul Sanayi Odası olarak ‘Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır’ diyoruz” dedi.

Kredilere erişimde günlük limitler yükseltilmeli

Ülkemiz sanayisinin finansmanının çok büyük oranda bankacılık sistemi üzerinden yürüyor olduğuna, gelişmiş ekonomilerde ise banka kredileri ile sermaye piyasalarının birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu dile getiren Bahçıvan “Özellikle; özel sektör tahvilleri, girişim ve büyüme sermayesi fonları, menkul kıymetleştirme uygulamaları önümüzdeki dönemde daha fazla kullanılmalıdır. Bu noktada kamu bankalarının öncü ve katalizör rol üstlenmesi mümkündür. İzninizle burada bir parantez daha açmak istiyorum. Türk ihracatçısının zorlu küresel koşullarda en önemli destekçilerinden birisi şüphesiz ki Türk Eximbank tarafından sağlanan reeskont kredileridir. Ancak bu kredilerde limit, teminat ve peşin faiz uygulaması gibi sorunlar devam etmektedir. Özellikle günlük limitlerin düşük kalması ve firma başına kullanımın 60 milyon TL ile sınırlı olması; ihtiyaç duyulan kredilere erişimi 5-6 aya kadar geciktirmekte, bu da sanayicileri çok daha yüksek maliyetli, banka ve banka dışı farklı kredi kaynaklarına yöneltmektedir. Bu nedenle, günlük limitlerin yükseltilmesi ihracatçılarımıza çok önemli bir destek sağlayacaktır” dedi.

“Sanayici riskin yüzde 100 fazlası kadar teminat veriyor”

Eximbank kredilerinde sanayicileri zorlayan teminat mektubu sistematiğini de vurgulayan Bahçıvan, şunları söyledi: “Firmalar, faizini zaten peşin ödedikleri riskin yüzde 100 kadar fazlasına karşılık gelen bir teminat mektubu vermek zorunda kalıyor. Adeta boşluğa verilen bu teminat, hem teminat mektubu komisyon masrafının aşırı düzeyde artmasına hem de firmaların teminat limitlerinin yok yere azalmasına neden oluyor. Sonuç olarak Türk sanayisinin bugün ihtiyacı olan sadece daha uygun maliyetli kredi değil, bunun yanı sıra ve bundan daha önemli olarak; daha uzun vadeli sermaye, daha derin sermaye piyasaları, bankacılık sistemi ile entegre çalışan yeni nesil finansman araçlarıdır. Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşabilmek için sanayi, finans ve kamu politikalarının aynı stratejik vizyon etrafında buluşması da gerekmektedir.”

Kârın yüzde 85’i finansmana gidiyor

Türk sanayisinin finansmanının büyük ölçüde banka kredilerine dayandığını belirten Bahçıvan, gelişmiş ekonomilerde sermaye piyasalarının da önemli rol oynadığını söyledi. Bahçıvan, özel sektör tahvilleri, girişim sermayesi fonları ve menkul kıymetleştirme gibi alternatif finansman araçlarının daha etkin kullanılmasının önemine dikkat çekti.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO 500 verilerinin sanayicinin finansman yükünün sürdüğünü ortaya koyduğunu belirterek, finansman giderlerinin faaliyet kârına oranının 2025 yılında yüzde 84,9 olarak gerçekleştiğini söyledi. Bahçıvan, "Kârının yüzde 85’ini finansmana ayıran sanayiciden ihracatını artırmasını, ilave istihdam yaratmasını ve teknolojik dönüşümünü tamamlamasını bekliyoruz" dedi.

Finansman koşullarında iyileşme beklentisi zayıf

2026 yılında da finansman koşullarının sanayiciler açısından zorlayıcı olmaya devam ettiğini söyleyen Bahçıvan, savaşın etkisiyle Merkez Bankası'nın ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40 seviyesine yükseldiğini kaydetti. Bahçıvan, yıl sonu politika faizi beklentisinin yaklaşık yüzde 35 olduğunu hatırlatarak, kısa vadede finansman maliyetlerinde belirgin bir iyileşme beklentisinin bulunmadığını dile getirdi.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.475,91 2,46 %
Dolar 47,9376 0,06 %
Euro 55,9548 0,91 %
Euro/Dolar 1,1663 0,76 %
Altın (GR) 6.807,53 1,03 %
Altın (ONS) 4.486,65 3,51 %
Brent 90,3715 0,23 %