20 °C
İlter TURAN
İlter TURAN SİYASET PENCERESİ dunyaweb@dunya.com

İsrail, BAE ve Ortadoğu’da yer değiştiren kum tepeleri

Geçtiğimiz haftalarda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve İsrail, ABD’nin aracılığıyla ilişkilerini normalleştirmeyi öngören bir anlaşma imzaladılar. Böylece on yıllardır süregelen husumetten sonra BAE de Mısır ve Ürdün’e katılarak bir Musevi devleti olan İsrail ile barış yapmış oldu. Hangi kıstas kullanılırsa kullanılsın, tarihi diye nitelendirilebilecek bu anlaşma tartışmaya da açıktır. Bir yandan, bir süre sonra Suudi Arabistan’ın da İsrail’i tanımaya hazırlanması gibi fırtınalara yol açacak bir gelişmenin işareti olarak değerlendirilebilir. Diğer yandan, Filistin davasına verilen desteğin terk edildiğini ve Orta Doğu’da güçler dengesinin değiştiğinin göstergesini oluşturabilir. Bu gelişmeler gerek bölge gerek Türkiye açısından ne anlama geliyor?

Şu sırada BAE’ni İsrail’i tanımaya iten saikler nelerdir?

Bu eylemin bir bölümü dış, bir bölümü iç siyaset mülahazalarından kaynaklanan gerekçeleri var. Dış siyaset alanına baktığımızda, bütün Körfez ülkelerinin İran yayılmacılığından endişe ettiklerini görüyoruz. İran’ı durdurmayı amaçlayan ve kendilerinin tek başlarına sürdürmeye gücü yetmediği bir çabaya ortak olmak istiyorlar. Bu amacı gerçekleştirmek uğruna ödemeleri gereken bedel ise dış politikalarını Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) istediği çizgiye daha da yakınlaştırmak ve onun bölgedeki en yakın müttefiki ile ilişkilerini de iyileştirmek olmuştur.

Ancak başka sorunlara da bakmamız gerekiyor. Örneğin, BAE ve Suudi Arabistan Yemen’de çok kötü performans sergiledikleri bir savaşın içindeler. Bu mücadelede savaşma kabiliyetlerinin sınırlı olduğu görüldü. Onlar başarısızlıklarını yeterince gelişmiş silahlara sahip olmamalarına atfetseler de, kanaatimce esas sorun askeri alandaki beceriksizliklerinden kaynaklanıyor. Yine de BAE daha gelişmiş silahlara ihtiyaç olduğunu düşündüğünden, böyle silahlara erişmek için ABD ile ilişkilerini daha da ileri götürmeye, buna bağlı olarak da İsrail ile ilişki kurmaya karar vermiş gözüküyor.

Netanyahu’nun da Batı Şeria’daki Filistin topraklarını ilhak etmekten vazgeçme sözü vermesi söz konusu. Sizce bu BAE’nin Filistinlilere karşı tutumuna ilişkin ne anlatıyor?

Bugüne kadar İsrail devletinin siyaseti, işgali altındaki bölgelerde Yahudi yerleşmelerine izin vermek ve bu bölgeleri İsrail’in bir parçasıymış gibi yönetmek olmuştur. İsrail’in verdiği söz bu eylemlerinin hukukileştirilmesinden kaçınılması ile ilgilidir yoksa Filistin topraklarında yayılmaktan vazgeçildiği ifade edilmemiştir. Ayrıca böyle bir tavizin gerçek bir taviz olup olmadığı da sorgulanmak gerekir. İsrail bu sözü vermeden önce de, Batı Şeria’daki yerleşme yerlerine ait toprakları ilhak edeceğine ilişkin beyanları gerek dünyada gerek İsrail’in içinde sert tepkilerle karşılanmıştı. Dolayısıyla, Netanyahu hükümeti, İsrail’in katlanmak istemediği sonuçlar doğuracağı endişesi ile zaten ilhak fikrini uygulamaya geçirmekten imtina ediyordu.

İsrail’e karşı çıkmak ve Filistinlileri desteklemek BAE monarşilerinin dış siyasetlerinin temel taşlarından birini teşkil ediyordu. Bu anlaşma söz konusu ilişkileri nasıl etkileyecektir?

Gerçekten ilginç bir soru. Diğer birçok Arap rejiminin yaptığı gibi, BAE hükümeti de kitleler nezdindeki meşruiyetini kısmen İsrail karşıtı bir güç oluşturmasına ve İsrail’in Ortadoğu’daki konumunu sağlamlaştırmasına karşı çıkarak sağlıyordu. Şimdi bu meşrulaştırma süreci tamamen tersine dönmüş durumdadır. Kendi kamuoylarını bu değişikliği benimsemek konusunda nasıl ikna edecekleri cevabı kestirilemeyen bir sorudur.

Tahminimce, bu karar sonrası tüm bölgede rejim karşıtı hareketlerin eline yeni bir koz verilmiş olacaktır. Bölgedeki en iyi örgütlenmiş muhalefeti temsil eden Müslüman Kardeşlerin cazibesi artacaktır. Artık İhvan’ın eline mevcut rejimleri “İslam karşıtı ve Batı emperyalizmine hizmet eden kukla yapılar” diye nitelendirmek için bir neden daha ortaya çıkmıştır.

Türkiye bölgede Müslüman Kardeşlere en fazla yakınlık gösteren ülke olarak temayüz etmektedir. Son gelişmeler Türkiye’yi bölgede daha da fazla yalnızlığa mı itiyor?

Olaylar Türkiye’nin yalnızlığını daha da yerleşik kılıyor. Bölgede Müslüman Kardeşlere destek veren diğer tek ülke Katar’dır - ki onun da son zamanlarda bu tutumunda bir değişiklik olabileceğinin işaretleri var. Böylece, Türkiye İsrail karşıtlığında ve geleneksel yönetimlere sahip ülkelere meydan okumakta giderek yalnızlaşmaktadır. Ayrıca, bu anlaşma daha ortaya çıkmadan önce de Türkiye çok etkili bir konumda bulunmuyordu. Şunu da hatırlayalım: her ne kadar Türkiye’nin şu anda İsrail’de bir büyükelçisi yoksa da, diplomatik bağlantıları var ve İsrail’i tanımaya devam ediyor. Türkiye’nin İsrail ile bütün bağlarını koparıp koparmayacağı tartışmaya açık olmakla birlikte pek de muhtemel gözükmemektedir.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap