İsrail basınında Türkiye karşıtı propaganda hız kazandı
Üzerinde yaşadığımız bölgede ülkeler arasındaki rekabet ve propaganda savaşları arttıkça, Türkiye’nin, özellikle de Suriye üzerindeki etkisinden rahatsızlık duyan İsrail’in, Türkiye karşıtı yorum ve analizlerinin de şiddetle arttığını görüyoruz.
İsrail basınının son dönemde Türkiye karşıtı yayınlar, iki ülke ilişkilerinin tarihinde görülmemiş ölçüde hız kazanmış durumda. Bu haber ve analizlerdeki ana temalar ise daha çok Türkiye’nin Suriye’deki artan askeri varlığı, Doğu Akdeniz’deki gerilimler ve Gazze’nin yeniden inşasındaki rolü etrafında yoğunlaşıyor. Örneğin İsrail merkezli sağcı Jerusalem Post adlı yayın organında 22 Aralık 2025’te çıkan analizde, Türkiye’nin İsrail için “yeni ve en tehlikeli cephe olduğu” iddia edildi.
İsrailli analist Giora Eiland, Türkiye’yi İsrail için “en tehlikeli cephe” olarak tanımladı ve Türkiye’nin İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ittifakına meydan okuduğunu öne sürdü. Analizde ayrıca Türkiye’nin deniz gücünün de İsrail için “ciddi bir tehdit oluşturduğu” iddia edildi.
Türkiye karşıtı eksen
Israel Hayom adlı haber sitesinde ise Türkiye, “İsrail’in bir sonraki büyük stratejik tehdidi” olarak tanımlandı. 22 Aralık’ta Kudüs’te gerçekleşen Netanyahu-Mitsotakis-Christodoulides zirvesi de, İsrail basınında yoğun şekilde “Türkiye karşıtı” eksen olarak yorumlandı. Üçlü ittifakın “hızlı müdahale gücü” oluşturma planları, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hareketlerine karşı “güç gösterisi” şeklinde sunuldu.
Öte yandan Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, zirvenin ardından yaptığı açıklamada, İsrail, Yunanistan ve GKRY arasında son dönemde gündeme gelen askeri iş birliği ve üçlü zirve girişimlerinin Türkiye’ye karşı bir askeri tehdit oluşturmadığını, söz konusu ittifakın sahadaki gerçekler ve uluslararası hukuk bağlamında herhangi bir karşılığı olmadığını belirtti.
“Esad ile görüştü” iddiası
Bu tür haber ve analizlerde İsrail’de devlete yakınlığıyla bilinen, sağcı Jerusalem post gazetesi başı çekiyor. Öyle ki kendilerini İsrail propagandası yapmaya ve Türkiye karşıtlığına kaptırmış olan gazete, büyük maddi hatalara da imza atıyor.
Örneğin Jerusalem Post gazetesi, 25 Aralık tarihinde yayınladığı bir haberde, Türkiye’nin Suriye’ye radar sistemleri yerleştirmeye çalıştığını öne sürerek, bu radar sistemlerinin, İsrail Hava Kuvvetlerinin Suriye hava sahasında yürüttüğü operasyonları tespit edebilecek kapasiteye sahip olduğunu yazdı. Jerusalem Post, İsrail uçaklarının İran’a yönelik operasyonlarında Suriye hava sahasını transit güzergâh olarak kullandığına dikkat çekerek, bu durumun, İsrail’in Suriye’de sürdürdüğü hava operasyonlarını kısıtlayabileceğini öne sürdü.
İsrail’in Suriye hava sahasında canının istediği gibi askeri operasyon yapabilmesinin doğal hakkı olduğunu varsayan bu haberde, ayrıca vahim bir hataya imza atılarak “Türk yetkililer Esad ile görüştü, İsrail endişeyle izliyor” denildi. Haberde şu ifadeler yer aldı: “Bu hafta, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Türk İstihbarat şefi İbrahim Kalın, üst düzey Türk yetkililerle birlikte Şam’da Esad ile görüşmelerde bulundu. Kudüs’te savunma yetkilileri, Ankara ile Şam arasındaki yakınlaşan ilişkileri yakından takip ediyor ve bunun İsrail’in operasyonel manzarası üzerindeki etkilerini değerlendiriyor.”
Bildiğiniz gibi Suriye’de Esad rejimi devrileli ve Ahmed el Şara liderliğindeki muhalif güçler yönetimi ele geçireli bir yıldan fazla zaman geçti. Dayanamayıp Jerusalem Post gazetesine X üzerinden “Gazetecilik 101: Yazdığınız metni iki kere okuyun” diye bir uyarı gönderdim ancak buna rağmen bu hatalı ifadeyi değiştirmediler.
Gördüğünüz gibi Jerusalem Post gibi taraflı basın yayın organları devletlerin propaganda aracı haline geldiğinde hiç bir güvenilirlikleri kalmıyor ve böyle vahim hatalara imza atabiliyorlar.