İşsizlikte gerçek oranlar nihayet su yüzüne çıkıyor

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ TÜİK işsizlik hesaplamasını aylık baza çekti, klasik işsizlik oranlarına da yenileri eklendi. Ne var ki TÜİK daha yüksek sonuç veren oranlara "işsizlik" demek yerine başka tanımlar getirmeyi tercih ediyor.

✔ TÜİK'in "atıl işgücü" diye nitelediği, ancak geniş tanımlı işsizliğe yakın bir içeriğe sahip oran yüzde 30.2 düzeyinde. Resmen kabul edilmese de işsizliğin bu düzeylere çıktığı ortada.

1 Ocak 2005 Türkiye ekonomisi için önemli bir tarih. O gün, Türk Lirası'ndan altı sıfır atıldı. Aradan tam on altı yıl geçti. Bazı vatandaşlar hala o bol sıfırlı parayla konuşmaktan kurtulamadı. Ama benim gibi algı yeteneği kısıtlı olanlar artık milyarla alınan maaşları da, katrilyonla yapılan yatırımları da kafalarında canlandırmakta zorluk çekiyor. Bu konuda en usta olanlarımız ise kuşkusuz politikacılar. Bir sayıyı küçük söylemek mi istiyorlar; gelsin sıfırı atılmış TL! Yok tersini yapmak istiyorlar, sayıyı büyütmek çabasındalar mı, o zaman da gelsin bol sıfırlı eski TL!

Şimdi isteyenin istediği gibi kullanabileceği yeni bir veri setimiz oldu. İşsizlik oranları... Kimin hangi oranı kullanmayı tercih edeceği de tabii ki çok açık. İktidar en düşük oranı doğru kabul edip diğerlerini görmezden gelecek, muhalefet ise tersini yapıp en yüksek oranı ön plana çıkaracak.

Gerçi "işsizlik oranları" tanımlaması TÜİK'e değil, bize ait. TÜİK, yalnızca klasik oranı işsizlik oranı olarak sayıyor. Diğerlerine "işsizlik oranı" denilmiyor, başka tanımlar tercih ediliyor. Belki de resmi verilere, resmi kayıtlara böylesine yüksek işsizlik oranları girsin istenmiyordur, kim bilir...

Ama güneş balçıkla sıvanmıyor

Önce yapılan temel değişikliğe değinelim. Geçen yıl defalarca yazmıştık ve TÜİK nihayet işgücü istatistiklerini üçer ayın ortalaması şeklinde değil, ay bazında hesaplamaya başladı. TÜİK bu değişikliği tabii ki biz yazdık diye değil, Uluslararası Çalışma Örgütü ve AB İstatistik Ofisi kararları doğrultusunda yaptı. Yeni uygulamaya da daha önce bildirilen tarihten erken geçildi ve ilk açıklama ocak ayı verileriyle ilgili olarak dün yapıldı.

TÜİK artık dört oran açıklıyor. Bunlardan ilki klasik işsizlik oranı ve bu oran ocakta yüzde 13.4 oldu.

İkinci oran, klasik işsiz sayısına "zamana bağlı eksik istihdam" da eklenerek bulunan işsizlik oranı. Bu da 20.9. Zamana bağlı eksik istihdam, "bir işi olan, ancak haftada fiili olarak kırk saatten az çalışmış ve mümkün olduğu takdirde daha fazla çalışma isteğinde bulunan" kişileri gösteriyor.

Geliyoruz üçüncü orana. İşsiz sayısına "potansiyel işgücü" ekleniyor ve hesaplama böyle yapılıyor. Bu oran yüzde 23.6 düzeyinde. TÜİK potansiyel işgücünü de şöyle tanımlıyor: "Ne istihdamda ne işsiz olan çalışma çağındaki kişilerden; iş arayan fakat kısa sürede işbaşı yapabilecek durumda olmayanlarla iş aramadığı halde çalışma isteği olan ve kısa sürede işbaşı yapabilecek durumda bulunan kişiler."

Ve dördüncü oran... İşsiz sayısına, zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücü eklenerek bir sayıya ulaşılıyor ve hesaplama bu şekilde yapılıyor. Bulunan oran mı, ocak ayı için yüzde 30.2.

İşte TÜİK klasik işsizlik oranı olarak açıkladığının dışında kalanları işsizlik oranı diye nitelemeye yanaşmıyor.

Bizim tabloya döktüğümüz oranların mevsim etkisinden arındırılmamış oranlar olduğunu, TÜİK'in ise mevsim etkisinden arındırılmış oranların kullanılmasını tercih ettiğini de belirtelim.

GERÇEK İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 30.2'DİR

Eski hesaplama yönteminde klasik işsizlik oranı diye nitelediğimiz dar tanımlı oranı veren işsiz sayısına "iş aramayıp çalışmaya hazır olanları" ve "mevsimlik çalışanları" eklediğimizde ve işgücünü de buna göre revize ettiğimizde bulduğumuz oran yüzde 25 dolayına işaret ediyordu.

Şimdi TÜİK'in "işsiz sayısı+zamana bağlı eksik istihdam+potansiyel işgücü" toplamından yola çıkarak ve tabii ki paydayı oluşturan işgücünü de buna göre düzenleyerek bulduğu oran da yüzde 30.2'dir.

Her ne kadar TÜİK yüzde 30.2'ye işsizlik oranı demiyor ve "atıl işgücü oranı" demeyi tercih ediyorsa da...

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar