İşsizlikte görünmeyen devasa kütle: ‘Manşet’te 2,7 derinde 11,6 milyon

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Aktif iş arayanların esas alın­dığı dar tanımdaki işsizlik de umudunu yitirip iş ara­mayı bırakmışlar ile düzensiz ve ye­tersiz süreli çalışanları da kapsa­yan geniş tanımlı işsizlik de hazi­ran ayında geriledi.

Ancak manşet ve gerçek işsizlik arasında sayı ve oran bazında uçurum varlığını ko­ruyor. İstihdamda yaşanan aylık ar­tışa rağmen, buzdağının gerçek küt­lesi olan geniş tanımlı işsiz sayısı­nın 11,6 milyonun üzerinde çakılı kalması, iş gücü piyasasındaki yapı­sal krizin ve kronikleşen âtıl iş gücü sorununun devam ettiğini gösteri­yor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ankete dayalı tahmin yoluy­la gerçekleştirdiği Hane halkı İşgü­cü Araştırmasının mevsimsellikten arındırılmış verilerine göre; ülke ge­nelinde 15 ve daha yukarı yaştaki ki­şiler haziranda önceki aya göre 62 bin kişi artarak 66 milyon 921 bin kişi, bunun içinde iş gücüne dahil olanların sayısı ise 58 bin kişi arta­rak 35 milyon 420 bin oldu. Bu ki­şilerden istihdamda olanların sayı­sı 227 bin artışla 32 milyon 733 bi­ne çıkarken, aktif iş arayanları baz alan manşet işsiz sayısının önceki aya göre 168 bin kişi azalarak 2 mil­yon 688 bine gerilediği tahmin edil­di.

Buna göre de mayısta yüzde 8,1 olan manşet işsizlik oranı 0,5 puan düşerek yüzde 7,6 düzeyine indi. Ha­ziran itibarıyla söz konusu işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,5 kadınlar­da yüzde 9,8 olarak ölçüldü. Bu ve­rilere göre iş gücüne katılma oranı aylık bazda 0,1 puan artarak yüzde 52,9, istihdam oranı da 0,3 puan ar­tarak yüzde 48,9 oldu.

3,9 milyon kişi “eksik istihdam”da

TÜİK verilerinden yapılan he­saplamada, anket haftasında is­tihdamda olmakla birlikte, çeşitli işlerde yetersiz sürelerle çalışma olanağı bulabilmiş, düzenli çalış­ma ve gelir imkânı arayan kişiler sayısı, 3 milyon 865 bin. Bu kişile­rin sayısı manşet işsiz sayısının bir buçuk katı. “Zamana bağlı eksik is­tihdam” olarak tanımlanan bu ka­tegorideki bu kişiler istihdamdaki­lerin yüzde 11,8’ini, iş gücünün de yüzde 10,9’unu oluşturuyor.

Hane halkı işgücü anketinin re­ferans haftasında istihdamda olan, ancak esas işinde ve diğer işin­de/işlerinde toplam olarak 40 sa­atten daha az süre çalışmış olup, daha çok gelir amacıyla daha faz­la süre çalışmak istediğini belirten ve mümkün olduğunda çalışma­ya başlayabilecek kişiler “zamana bağlı eksik istihdam”; bu kapsam­da yer almamak koşuluyla referans haftasında istihdamda olan ve son 4 hafta içinde mevcut işini değiş­tirmek için ya da buna ek olarak bir iş aramış olan ve böyle bir iş bulur­sa iki hafta içinde çalışmaya başla­yabilecek olan kişiler ise “yetersiz istihdam” kapsamında sayılıyor.

5,1 milyon “umutsuz”

Anketin referans haftasında ya­pılan belirlemelerde; çalışma ça­ğındaki kişilerden iş arayan an­cak kısa süre içerisinde işbaşı ya­pabilecek durumda olmayanlarla, iş aramadığı halde çalışma isteği olan ve kısa süre içerisinde işba­şı yapabilecek durumda olan kişi­lerden oluşan “Potansiyel iş gücü” de 5 milyon 90 bin kişi olarak he­saplandı.

İşbaşı yapabilecek olup iş bulacağına inanmadığı için iş ara­mayanlar, işbaşı yapabilecek olup iş aramayanlar, çeşitli nedenler­le bir iş aramayan, ancak iki hafta içinde işbaşı yapmaya hazır oldu­ğunu belirten kişiler, son dört haf­ta içinde en az bir iş arama kanalı­nı kullanmış, ancak iki hafta içinde işbaşı yapamayacak olan kişiler bu kapsamda yer alıyor ve iş gücü dı­şında sayıldıkları için ne istihdam­da ne de işsiz kategorisindeler.

Uzun çalışma süresi, mesaide cinsiyet farkı

Haziran 2026 itibarıyla Türkiye genelinde toplam istihdam 32 milyon 733 bin kişiye yükseldi. Haftalık ortalama fiili çalışma süresi önceki aya göre 6 dakika artarak 42,5 saat oldu. Toplamda 1 milyar 284 milyon saati aşan bu devasa çalışma hacminin alt kırılımları ise iş gücü piyasasındaki derin cinsiyet uçurumunu gösteriyor.

İstihdam edilen 21 milyon 902 bin erkeğin haftalık ortalama fiili çalışma süresi 44,2 saat gibi yüksek bir sınırda gerçekleşti. İstihdamdaki toplam kadın sayısı 10 milyon 831 bin seviyesinde kalırken, haftalık ortalama çalışma süreleri 38,9 saat oldu. Toplam iş yükünün yaklaşık yüzde 70’ini erkek çalışanlar oluşturdu.

Türkiye, haftalık çalışma sürelerinde de uluslararası standartların üzerinde kalmaya devam etti. Eurostat verilerine göre, AB genelinde tam ve yarı zamanlı çalışanların haftalık ortalama fiili çalışma süresi 35,9 saat, bu süre Hollanda’da 31,9 saate kadar düşüyor, en uzun ise 39,6 saatle Yunanistan’da. Kadınların haftalık ortalama fiili çalışma süresinin erkeklerin gerisinde kalması, iş gücü piyasasında şu 4 nedenden kaynaklanıyor:

-Yarı zamanlı (part-time) istihdamın yoğunluğu: Kadın istihdamının önemli bir kısmı tam zamanlı işler yerine yarı zamanlı, esnek veya geçici işlerde yoğunlaşıyor. Bu durum kadınların toplam çalışma saatini aşağı çekiyor.

-Ev içi sorumluluklar ve bakım yükü: Toplumsal roller nedeniyle çocuk, yaşlı bakımı ve ev işleri ağırlıklı olarak kadınların üzerinde. Kadınlar bu görünmeyen ev içi mesaileri nedeniyle iş hayatında uzun saatler kalabilecekleri tam zamanlı işler yerine, daha kısa süreli işleri tercih etmek zorunda kalıyor.

-Kayıt dışı ve güvencesiz çalışma: Kadınların bir kısmı ev eksenli üretim, parça başı işler veya tarım gibi alanlarda kayıt dışı çalışıyor. Bu tür düzensiz işlerdeki çalışma süreleri, standart fabrika veya ofis mesailerine göre daha kısa ve istikrarsız.

-Gelir eşitsizliği: Daha az saat çalışmak, doğrudan daha az gelir elde etmek anlamına geliyor. Bu durum, erkekler ve kadınlar arasındaki ekonomik güç dengesizliğini ve “cinsiyete dayalı ücret farkını” derinleştiren yapısal bir faktör.

Gerçek işsiz sayısı 11,6 milyon

TÜİK verilerine dayalı hesaplama, resmî dar tanımda ölçülen işsiz sayısı ile zamana bağlı eksik istihdamdakiler ve potansiyel iş gücünün toplamından oluşan geniş tanımlı işsiz kitlenin önceki aya göre 889 bin kişi azalarak 11 milyon 649 bin kişi olduğunu gösteriyor.

TÜİK’in “âtıl işgücü” olarak tanımladığı bu kişilerin sayısı, potansiyel işgücü de eklenmiş geniş tanımlı işgücü sayısına oranlandığında geniş tanımlı işsizlik oranı olarak yüzde 28,8’i veriyor. Geçen yıl haziranda yüzde 32,1 düzeyinde bulunan bu oran, aralıkta yüzde 28,7’ye inmiş, mayısta yüzde 30,8’e çıkmıştı.

Geniş tanımlı işsizliği gösteren “âtıl işgücü” oranının mevsim etkisinden “arındırılmış” verilere göre haziranda 2 puan düşmesi, ekonomide o ay özelinde “âtıl iş gücü” havuzunu doğrudan eriten yapısal bir kıpırdanma olduğunu gösteriyor. Manşet işsizlik ile geniş tanımlı işsizlik arasındaki 21,2 puanlık devasa uçurum varlığını koruyor. Haziranda azalmaya rağmen geniş tanımlı işsizler ordusu, dar tanımlı manşet işsiz sayısının 4,3 katı düzeyinde.

İşsizlikte görünmeyen devasa kütle: ‘Manşet’te 2,7 derinde 11,6 milyon - Resim : 1

İşsizlikte görünmeyen devasa kütle: ‘Manşet’te 2,7 derinde 11,6 milyon - Resim : 2

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.235,83 0,00 %
Dolar 48,6391 0,05 %
Euro 56,1705 0,04 %
Euro/Dolar 1,1541 -0,07 %
Altın (GR) 6.677,23 -1,42 %
Altın (ONS) 4.311,60 0,30 %
Brent 103,99 0,76 %