İşsizlikte rekor düşük seviyenin arka planı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Mevsim etkilerinden arındırılmış ay­lık veriler itibariyle bir süredir yüzde 8,1’de seyreden işsizlik oranı Haziran’da 0,4 puanlık hacimli bir düşüşle yüzde 7,6’ya in­di. 2005’ten bu yana bu rekor bir seviye. Ma­liye Bakanı Mehmet Şimşek de bu rekorun altını çizmeyi ihmal etmedi. Maliye bakanı olsam ben de aynı şeyi yapardım. Ama işgü­cü piyasasını yıllardır yakından izleyen bir iktisatçı olarak istihdam ve işsiz sayılarının ayrıntılarını diğer ifadeyle işsizlik oranında değişimin arka planını mercek altına alarak bu rekorun nasıl ortaya çıktığına, ne ölçü­de güvenilir olduğuna ve ekonomik büyüme açısından ne anlama geldiğine dair düşün­celerimi paylaşmakla yükümlüyüm.

Aylık istihdam verilerinde büyük oynaklık ve bazı soru işaretleri

Mayıs’ta yüzde 8,1 olan işsizlik oranının Haziran’da bir ay gibi kısa bir sürede yüz­de 7,6’ya düşmesi istihdamda meydana ge­len 227 binlik artış ile işsiz sayısının 168 bin azalmasının sonucudur. Oysa Mart’tan Ni­san’a istihdam 361 bin azalmış işsiz sayısı ise neredeyse hiç değişmemişti. Nisan’dan Mayıs’a istihdam bu kez 308 bin artarken iş­siz sayısında da yine dikkate değer bir deği­şiklik olmamıştı. İstihdamda gözlemlenen bu büyük oynaklık ve istihdam değişimleri ile uyumlu olmayan işsiz sayısındaki deği­şimler beklenmedik büyük şoklar hariç eko­nomik faaliyetlerde yaşanan aylık değişim­lerle açıklanamazlar. Bu nedenle de aylık istihdam ve işsizlik verilerine temkinli yak­laşmak gerekir. Aylık istihdam verilerinin bir diğer sakıncası da sektör istihdamlarını içermiyor olmasıdır. Dolayısıyla Haziran’da meydana gelen 227 binlik artışın hangi sek­törlerden kaynaklandığını bilmiyoruz. Eğer yakın geçmişte tarımda yaşanan büyük is­tihdam kaybının bir ölçüde telafisi söz ko­nusuysa 2 çeyrekte ekonomik büyümeye da­ir bir çıkarsamada bulunmak zorlaşır.

Haziran verilerinde dikkat çeken bir diğer husus da erkek ve kadın verilerinde görülen ayrışma. Kadın istihdamı 177 bin artarken (toplam artışın yüzde 78’i) işsiz sayısı 68 bin azalmış. Kadın işgücünde artış 109 bin. Bu sağlıklı ve sevindirici bir gelişme sayılır ama istihdam artışının çok büyük bölümünün kadınlardan kaynaklanması açıkçası şüphe uyandırmıyor da değil. Eğer doğru ölçüldüy­se bu kez artışın ne kadarının tarım sektö­ründe yer aldığını insan merak ediyor. Öte yandan erkeklerde istihdam artışının 50 bin ile sınırlı kaldığı görülüyor. İşsiz sayısı ise 100 bin azalmış. Yani erek işgücünde 50 bin azalma var. Bu tam bir muamma. Çeyreklik istihdam verilerinde aylık verilerde olduğu gibi oynaklık yok. Ayrıca sektör istihdamla­rı da kapsanıyor. Nisan-Haziran döneminde işgücü piyasasında ne olduğunu anlayabil­mek için iki hafta sonra yayınlanacak çey­reklik verileri beklememiz gerekiyor.

Ekonomik büyümede kısmi toparlanma ihtimali

İki hata uzunca bir zaman. 2. Çeyreğin tüm aylık verileri elimizde olduğundan en azın­dan istihdamda değişimin yönü ve boyutu hakkında genel bir izlenim edinmeye çalı­şabiliriz. Bunun için istihdamın 3 aylık or­talamalarını alarak Nisan-Haziran ile Ocak- Mart dönemlerini karşılaştırabiliriz. 1. Çey­rekte ortalama istihdam 32 milyon 324 bin 2. Çeyrekte 32 milyon 479 bin. Artış 155 bin, artış oranı da yüzde 0,48. Yıllık yüzde 2 eder. Türkiye ekonomisinde son yılların ortalama istihdam-büyüme esnekliği dikkate alındı­ğında bu istihdam artışı yüzde 3’ün üzerin­de bir büyüme oranına tekabül ediyor. Yı­lın ilk üç ayında istihdamda önceki çeyreğe kıyasla 301 binlik bir kayıp olmuştu. Yıllık büyüme oranı da yüzde 3,5’ten 2,5’e inmişti. Bu yılın ikinci üç ayında ekonomik büyüme­nin yeniden yüzde 3,5 civarındaki patikası­na dönmesi yüksek ihtimal gibi duruyor. Bu tahmini destekleyen bir diğer veri de geçen hafta açıklanan Haziran ayı dış ticaret is­tatistikleri. Haziranda ara malı ithalatında ABD dolarıyla yıllık olarak yüzde 30, serma­ye malı ithalatında ise yüzde 19,6 artış var. Bunlar yüksek artışlar. Bekleneceği gibi Ma­yıs ayında 5,6 milyar olan dış ticaret açığı da 10,4 milyara yükselmiş. Dış ticaret açığı art­tığında Türkiye ekonomisinde iç talebe da­yalı büyüme gerçekleşir. Bu yapısal gerçek­lik Türkiye’nin bir türlü aşamadığı bir tunç kanunudur. Neyse, lafı uzatmayalım. Çey­reklik veriler belli olduğunda istihdam, iş­sizlik ve büyüme konusuna yeniden döneriz.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.172,26 0,28 %
Dolar 47,8818 0,13 %
Euro 55,4009 0,47 %
Euro/Dolar 1,1570 0,36 %
Altın (GR) 6.674,97 -0,44 %
Altın (ONS) 4.376,30 0,58 %
Brent 87,2175 1,58 %