İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Osmaniye Polikliniği'ne hiç
Herkes kendine göre hükümeti şu veya bu şekilde eleştirebilir. Fakat ben bir vatandaş olarak AK Parti Hükümeti'nin sağlık alanında gerçekleştirdiği yatırımları görmezden gelemem ve ayakta alkışlamak istiyorum. Annem ve babam emekli insanlar. Devletin sunduğu sağlık hizmetlerinden de sonuna kadar faydalanıyorlar. Babam devlet hastanelerinden, doktorlardan, hemşirelerden, hizmetten her şeyden memnun. Hele, aile hekimliği uygulaması gerçekten mükemmel. Yeşilköy'deki doktorumuzu çok seviyoruz ve 10 dakikadan fazla sırada beklemeden derdimizi anlatıyor ve çaremizi de buluyoruz.
Sıra var, kuyruk yok…
Annem ve babamın özel hastanelerin kazığını yememem için beni defalarca uyardığını ve babamın kızım bak randevuyu ben alacağım ve seni ben götüreceğim, ne olur bir kere sözümü dinle ve beraber şu Osmaniye'deki polikliniğe gidelim ve şikâyetlerini doktora anlatalım dediğini hatırlıyorum. İnatçılığı bir kenara bıraktım ve ayağımın ağrısını ve gözümün de kontrol ettirme zamanının gelmesini bahane ederek babama polikliniğe gitme isteğimi ilettim. Babam çok sevindi. Bizim peder İkinci Dünya Savaşı'nı yaşamış, çayını üzümle içmiş, İTÜ'de okurken harçlığını çıkarmak için sınıf arkadaşına matematik dersi vermiş, ekmek kuyruğunda beklemiş, paranın değerini iyi bilen, tutumlu ve Türkiye'nin imarında nice projelerde çalışmış eski kuşak mühendislerden. Nuri Tümbek. Yaşı 70-80 arasında olan, onun kuşağından herkes birbirinin kopyası sanki. Telefonla randevuları aldı ve iki gün sonra Osmaniye Polikliniği'nin yolunu tuttuk. Resepsiyona giderek randevumuzu söyledik. Resepsiyondaki memur ışıklı panoda ismimiz yandığı anda ortopedistimizin odasına girebileceğimizi söyledi. İsmimiz göründü ve hemen beklemeden içeri girdik. Doktor şikayeti dinledi ve röntgen çektirdikten sonra tekrar kendisine gelmemizi rica etti. Tam eyvah yandık, kim bilir kaç saat bekleriz diye düşünürken randevu kağıdımızı verdiğimiz röntgen bölümünden daha 10 dakika bile geçmeden ismimiz okundu. Röntgeni çektirdik ve genç hemşire bize yarım saat içinde röntgenin sonuçlarının doktorun bilgisayarına düşeceğini ve kendisini görmemizi tavsiye etti. Yarım saati bekleyerek değil, hemen ortopedistin arkasından randevu aldığımız göz doktoruna giderek değerlendirdik. Uzman doktor bir hanımdı ve son derece saygılı ve sakin bir şekilde muayene etti ve gözlük için raporunu yazdı. İşimiz bittiğinde ortopediste gittik ve doktorumuz sorunumuzu söyledi. İlaçlarımızı yazdı ve bizi uğurladı. Tüm bu işlemler sabah 9 ile 10:30 arası bitmiş ve babam demlenen çayı ile kahvaltısını etmek için evinin yolunu tutmuştu bile. Ben ise eğer özel hastaneye gitseydim 200 TL'den 2 muayene ve 300 TL civarı da röntgen ve ilaçlar derken yaklaşık 700-800 TL'yi resmen verecek ve 2 saatten önce de hastaneden çıkamayacaktım. Sanmayın ki özel hastaneler siz gelesiniz diye takla atıyor, ya da sizi güler yüzle karşılıyor. Tek yaptıkları sağlık sigorta kartlarınızı alıp provizyon istemek ya da kredi kartlarınızı alarak pos makinasından geçirmek ve şifrenizi tuşlamanızı istemek. Biraz şikayetçi olduğunuz zaman da resepsiyondaki kızlarımız veya delikanlılarımız dayılanı veriyor. Havalı doktorlar da çok meşgul olduklarından 15 dakikadan fazla size vakit ayırmıyor.
Siz siz olun, şu Osmaniye Polikliniği'ne gerçekten uğrayın. Ama önce telefonla randevu alın. Sistem bu şekilde işliyor. İşte telefonu: 0212 459 33 33. Her bölüm mevcut. Dahiliye, Genel Cerrahi, Çocuk Hastalıkları, Kulak Burun Boğaz, Göz Hastalıkları, Ortopedi ve Travmatoloji, Nöroloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Dermatoloji (Cildiye), Beyin Cerrahi, Kadın Hastalıkları, Üroloji, Enfeksiyon Hastalıkları, Göğüs Hastalıkları, Psikiyatri, Ağrı, Diş. Kısaca ne ararsan var.
Hep düşünüyorum niye daha önceki iktidarlar bu sağlık devrimini gerçekleştiremedi diye. Bu kadar zor muydu? Varlıklı, fakir, köylü, kentli, orta halli herkes sağlık hizmetlerinden eşit olarak faydalanabiliyor ve bu gerçekten bir başarı öyküsü.