İstanbul'daki 10 bin evsize ‘askıda yemek' verecek

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

COVID-19'un ekonomi, eğitim, hatta toplumsal psikolojiye sanılandan çok daha derin etkileri olduğu ve faturanın gelecek yıllarda çok daha net anlaşılacağı belirtiliyor uzmanlar tarafından. Bir de kimsenin dikkatini çekmeyen, büyük rakamlarla ifade edilmediği için geri planda kalan gruplar var COVID-19'dan yara alan. Evsizler böyle bir grup. Amerika'da son dönemde yapılan bir araştırmaya göre COVID-19 ülkedeki evsiz sayısını yüzde 45 oranında artıracak. İşsizlikteki artış beklentisi ve toplumların moral olarak çöküşünün bunda etkili olacağı belirtiliyor. Türkiye'de 70 ila 100 bin arası evsiz olduğu tahmin ediliyor. Bunun 10 bini İstanbul'da yaşıyor. Evsizlerin yüzde 90'ı erkek, yüzde 70'i Türk vatandaşı. Pandeminin Türkiye'deki evsiz sayısını nasıl etkileyeceğine yönelik bir çalışma yok henüz ama yaşam standartlarının çok kötü etkilendiği kesin. Öncelikle sağlıkları pek iyi durumda değil evsizlerin. Her üç evsizden birinin kronik solunum hastalığı olduğu belirtiliyor. Pandemi şartlarında bu istatistik, oldukça riskli bir tablo oluşturuyor. Buna bir de beslenme problemini eklediğimizde sorun daha da derinleşiyor. Zira karantina yasaklarının olduğu dönemde restoranlar başta olmak üzere işyerlerinin kapalı olması, sokakta yaşayanları zor durumda bıraktı. Aşevleri de kapanınca evsizlerin yemek bulma sıkıntıları had safhaya ulaştı. Bugünlerde evsizler için kurumsal bir web sitesinde kampanya yürütülüyor. Henüz altı yıllık bir yemek şirketi olan Mealbox, hijyenik paketlerdeki yemeklerini evsizlere ulaştırıyor. Pandemi döneminde kurumsal müşterileri artan şirket, altı yılda 250 bin kişiye yemek yedirmiş. Restoranların kapandığı dönemde şirketlerden gelen taleple ciddi ciro artışı yakalayan şirket, kısa sürede melek yatırımcıların da ilgisini çekmiş. Şirketin ortaklarından Murat Demirhan, pandemiyle birlikte şirketlerin artan taleplerini karşılarken evsizlerin yaşadıkları zorlukları da gözlemlediklerini belirtiyor. “Bu konu beni çok üzüyor. Bir şeyler yapmak gerek dedik. ÇOTUN (Çorbada Tuzun Olsun Derneği) ile bir araya geldik. Beyoğlu Belediyesi ile birlikte zaten benzer işler yapıyorlarmış. Birlikte harekete geçtik ve günde 20 kişiye yemek vermeye başladık” diye anlatıyor süreci.

Bir süre 20 kap yemeğin çok az geldiğini ve genişletmek için yeni bir proje düşündüklerini anlatan Demirhan, pandemi ile birlikte gelişen online satışların kendilerine ilham verdiğini vurguluyor. Diyor ki, "Veri tabanımızdaki müşterilerle konuyu paylaştık. Destek vermek isteyenler, web sitemizdeki "Askıya Yemek Bırak” bölümünü tıklayıp 24.90 TL ödeyerek bir öğün yemek bağışlıyor. Bunu kredi kartıyla da yapabiliyorlar. Yakında yemek kartlarıyla da bağış yapmak mümkün olacak. Bu çağrımız büyük ilgi gördü. Bir haftada 50 kişiye yemek bağışı yapıldı. Toplamda 500'ü aşkın yemek askıya konuldu. Sisteme yapılan her dört bağış için bir öğün de biz bağış yapıyoruz. Evsizler farklı bir grup. Bu onların yaşam biçimi, bir duruş, tepki aynı zamanda. Bu nedenle zor durumda kaldıklarında kimseden yardım istemiyorlar, başvurmuyorlar. Hedefim 10 bin evsize yemek ulaştırmak.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar