İstihdam ve katma değerli üretim sağlayan yabancı sermaye candır

Sami ALTINKAYA
Sami ALTINKAYA GEZDİM, GÖRDÜM, YAZDIM

Türkiye’deki yabancı sermayede aranan özellik teknolojisini de beraberinde getirmesi. Ülkemizde istihdam yaratması ve katma değerli ürünler üretmesi. Yabancı yatırımcı teknoloji yanında üretim kültürünü de getiriyor. Bu tanıma tam olarak uyan Panasonic Türkiye Başkan Yardımcısı Mutlu Kutlu ile Türkiye’deki yatırımı ve üretimde sürdürülebilirliği nasıl sağlayacaklarını konuştuk.

- Panasonic'in dünyadaki ve Türkiye’deki geçmişi ve faaliyet alanları nelerdir?

1918 yılında, Konosuke Matsushita tarafından kurulan Panasonic, tüketici elektroniği ürünlerinden endüstriyel cihazlara kadar çok geniş bir yelpazede ürün, sistem ve çözümler geliştirerek, “Daha İyi Bir Yaşam, Daha İyi Bir Dünya” hedefi ile global ölçekte faaliyet göstermektedir. Dünyanın en değerli markaları arasında gösterilen Panasonic’e bağlı bulunan 7 farklı şirket grubu bulunmaktadır. Biz ise faaliyetlerimizi Life Solutions Şirketi’ne bağlı olarak sürdürmekteyiz. Life Solutions Şirketi, elektrik tesisat ve konut malzemeleri başta olmak üzere; konutlar, ofisler, ticari tesisler ve akıllı şehirler dahil, her türlü yaşam tarzı için konforlu bir alan ve zenginleştirilmiş ürünler sunmaktadır.

Halen VİKO markasını da bünyesinde bulunduran Panasonic Life Solutions Türkiye ise İstanbul’da yer alan endüstriyel tesislerinde, konfor, güvenlik ve enerji verimliliği sağlayan yenilikçi ürün ve çözümlerini dünya pazarlarına ulaştırmayı ve insan odaklı yaklaşımlarla daha iyi ve konforlu bir ‘yaşam’ sunmayı hedeflemektedir.

Teknolojik dönüşümün gerektirdiği tüm entegrasyonların hayata geçirildiği endüstriyel tesislere sahip bulunan Panasonic Life Solutions Türkiye, kullanıcıların yaşam alanlarının kalitesinin artırılmasına yönelik ürünler ve çözümler üretmek ve yenilikçi ürünleri pazara sunmak için Ar-Ge, inovasyon ve tasarım çalışmalarını başarıyla yürütmektedir. Panasonic Life Solutions Türkiye’nin ürün gamı içerisinde; elektrik anahtar ve prizleri, grup prizler, aksesuarlar, alçak gerilim şalt ürünleri, sigorta kutuları, elektronik elektrik sayaçları, otomatik sayaç okuma sistemleri, akıllı ev ve bina otomasyon sistemleri, Led aydınlatma ürünleri, güneş enerjisi ve yangın algılama sistemleri yer almaktadır.

 

- Salgın dönemi ile birlikte iş yapma biçimleri değişti ve yeni normal adlı yeni kavram ortaya çıktı. Bu konuda neler düşünüyorsunuz, Panasonic Life Solutions Türkiye olarak siz bu sürece nasıl adapte oldunuz, neler yaptınız?

Sizin de belirttiğiniz gibi, COVID-19 salgını, tüm dünyada oluşturduğu sağlık riskinin yanı sıra iş dünyasının dinamiklerini de derinden etkiledi. Toplumsal yaşamın tüm süreçlerine yansıyan bu salgın aynı zamanda şirketler, İK süreçleri ve çalışanlarının iş yapma biçimleri bakımından da hızlı bir dönüşüm yaşanmasına sebep oldu. Belirsizliğin temel sorunlardan biri olduğu bu dönemde başta çalışanlar olmak üzere salgının paydaşlar üzerindeki etki ve risklerini yönetmek ise şirketlerin temel önceliği haline geldi. Son günlerde sıkça kullanılan “Yeni Normal” kavramını iş dünyası çerçevesinde ele alacak olursak, temel önceliğin iş sürekliliğini sağlamaya yönelik kriz yönetimi kabiliyetini geliştirmek olduğunu söylemeliyim. Salgın döneminin ortaya koyduğu bu sonuçlar nedeniyle; bir taraftan çalışanlarımızın sağlığını korurken, diğer taraftan da şirketimizin iş sürekliliğini en verimli şekilde sağlamak önceliğimiz haline geldi.

Salgının ortaya çıktığı ilk günlerden itibaren dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeleri yakından takip ederek, “Önce İnsan” ilkesi ile çalışanlarımızın sağlık ve güvenliği için tesislerimizde birçok tedbiri hayata geçirdik. T.C. Sağlık Bakanlığı'nın yönergeleri doğrultusunda uygulamaya aldığımız bu önlemler kapsamında, TSE COVID-19 Güvenli Üretim Belgesi’ni almaya hak kazanan sayılı kuruluşlardan birisi olduk. Tedbirlerin salgına karşı doğru davranışlarla daha da etkili hale gelmesini sağlamak içinse çalışanlarımıza yönelik birçok kurum içi aktivite ve iletişimi hayata geçiriyoruz.  COVID-19 Salgınına karşı tedbirler kapsamındaki tüm bu çalışmalarımızı sürdürürken, çalışanlarımızın ve ailelerinin sağlıklı yaşam konusunda desteklenmesine de büyük önem vermekteyiz. Bu kapsamda, çalışanlarımızın aileleri ile birlikte katılım sağlayabileceği on-line “Sağlıklı Yaşam Seminerleri” projesini hayata geçirmiş bulunuyoruz. Projemiz kapsamında, Pandemi döneminde kişisel tedbirlerin öneminden, kış hastalıklarından korunmaya, sağlıklı beslenmeden, on-line diyetisyen hizmetine kadar birçok konuda çalışanlarımız ve ailelerinin sağlıklı yaşamına destek olmaya çalıyoruz.

Ayrıca, çalışanlarımız ve ailelerinin alışveriş için kalabalık ortamlara girmesini en aza indirgemek ve onlara destek olmak amacıyla tüm çalışanlarımıza “Gıda Paketi” desteği sunmuş bulunuyoruz. Panasonic Life Solutions Türkiye olarak, bizler; bir taraftan üretim sorumluluğumuzu yerine getirirken, diğer taraftan salgına karşı önlemler noktasında ideal koşulların sağlanması için yoğun çaba sarf etmekte, insan ve insan sağlığı konusundaki hassasiyetimizi sürdürmekteyiz. Bu yaklaşımımızın bir sonucu olarak da COVID-19 ile mücadelede hayatını kaybeden kahraman sağlık çalışanlarının çocukları için Türk Eğitim Vakfı’nın oluşturduğu “TEV Korona Kahramanlarına Vefa Fonuna, destek sağlamış olmanın mutluluğunu yaşadık.

- Sürdürülebilir kalkınma amaçları iş dünyası için giderek önem kazanan bir kavram. Panasonic ise tüm dünyada çevreci yaklaşımları ile tanınan bir marka. Sürdürülebilirlik konusuna verdiğiniz önem hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında da önemli bir yere sahip olan iklim değişikliği ve kaynak verimliliği, gezegenimiz için giderek önem kazanan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için alacağımız sorumlulukların da temelini oluşturan bir kavram. Bu doğrultuda, enerji ve doğal kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan, atıkların çevreye zarar vermemesi için gerekli önlemleri alan, daha yaşanılabilir bir çevre oluşturmak ve bu konuda toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefleyen bir kuruluş olduğumuzu söyleyebilirim.

Şirketimizin de bağlı bulunduğu Panasonic Corporation, 2050 Çevre Vizyonu kapsamında, üretim, lojistik ve ofis faaliyetlerini kapsayan çeşitli çalışmalarla CO2 emisyonlarını azaltmayı hedeflemektedir. Panasonic Life Solutions Türkiye olarak bizler de bu önemli vizyona ve sürdürülebilir kalkınma amaçlarının gerçekleşmesine katkı sağlamak amacı ile sorumluklarımızı yerine getirmekteyiz.

Bu yaklaşımdan hareketle, yaklaşık 100 araçtan oluşan şirket filomuzu Toyota Hybrid modellerle değiştirerek karbon salımı konusunda önemli bir iyileştirmeye imza atmış bulunuyoruz. Yapılan araştırma ve ölçümlere göre hibrit araçların dizel araçlara göre yaklaşık yüzde 15, benzinli araçlara göre ise yüzde 36 oranında daha az yakıt tüketimine sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca, tüm dünyada bu araçların kullanılmasıyla birlikte; eşdeğer fosil yakıtlı araçların kullanımına göre 120 milyon ton daha az karbon monoksit emisyon salınımının gerçekleşmesinin de önünü açmış durumdadır.

Karbon emisyon miktarının azaltılması için bu tür çevreci uygulamalar kadar ağaçlandırma faaliyetlerine katkı sağlamak da oldukça önemlidir. Bu kapsamda, Çekül 7 Ağaç Ormanları’nda 700 ağaçlık Panasonic Life Solutions Türkiye korusu oluşturarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için aldığımız sorumluluğa uygun bir yaklaşım daha sergilemiş bulunuyoruz. Elbette ki günlük yaşamımızın büyük bir çoğunluğunu iş ortamlarında geçirdiğimiz düşünüldüğünde ofislerimizdeki faaliyetlerimizin tanımlanmış tasarruf kriterleri ile gerçekleşmesi ve karbon ayak izini azaltma girişimleri daha çok önem kazanmaktadır. Bu noktadan hareketle, geçtiğimiz yıllarda WWF-Türkiye iş birliğinde uygulamaya başladığımız “Green Office Programı” kapsamında elektrik ve su tüketiminin azaltılmasından kağıt ve kartuş tasarrufuna kadar birçok alanda ofislerimizde ölçülebilir iyileştirmeler gerçekleştirmekteyiz.

5 yılda yüzde 30 istihdam artışı gerçekleştirdik

Panasonic’in, Türkiye’nin sahip olduğu büyüme potansiyeline olan yüksek inancı nedeniyle yatırımlarımızı ve istihdama olan katkımızı her geçen yıl artırmaktayız. Bu kapsamda, geçtiğimiz 5 yıl içerisinde %30 gibi önemli bir istihdam artışı gerçekleştirdik. Geleceğe olan pozitif bakış açımız ve şirketimizin büyüme hedefinin doğal bir sonucu olarak, önümüzdeki süreçte de bu yaklaşımımızı devam ettirmeyi planlıyoruz. Şirketimizin sahip olduğu insan odaklı yönetim anlayışı nedeniyle, çalışanlarımızla birlikte başarma, birlikte mutlu olma ve şirket vizyonuna birlikte ulaşma konusundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar