İstihdamda son yılların en zayıf görünümü
Haftalık ortalama çalışılan saat mayıs ayında 42,4 ile önceki aya göre hafif toparlansa da 3 aylık ortalaması 42,1 saat ile pandemiden beri en düşük seviyelerinde bulunuyor. Bileşik işgücü göstergesi de son dönemde işgücü piyasasında zayıflamaya işaret ediyor.
İstihdam piyasasındaki görünüme yönelik en çok konuşulan gösterge işsizlik oranı olmaktadır. Ancak bu gösterge, hesaplama yöntemi nedeniyle istihdam piyasasındaki görünümü her zaman iyi yansıtmayabilmektedir. Bunun yanında, TÜİK’in açıkladığı tamamlayıcı istihdam göstergeleri ve İŞKUR verileri gibi birçok göstergenin birlikte incelenmesi daha sağlıklı sonuç verebilmektedir.
Biz de farklı işgücü piyasası verilerinin ortak hareketini tek bir özet göstergeye indirmek amacıyla Bileşik İstihdam ve İşgücü Göstergesi’ni (BİİG) temel bileşenler analizi yöntemiyle oluşturduk. Endeksin 2021’den beri en düşük seviyesinde bulunması, istihdam piyasasındaki görünümün son yılların en zayıf seviyesinde olduğunu düşündürmektedir.
İstihdam verileri ne diyor?
Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı mayısta önceki aya kıyasla yatay seyrederek %8,2 ile düşük seviyelerini korudu. Diğer taraftan, eksik istihdamı (işbaşında olduğu halde istediği sürenin altında çalışanlar) ve potansiyel işgücünü (aktif olarak iş aramadığı için işgücünün dışında kabul edilen fakat iş bulursa çalışabilecek durumda olanlar) de dikkate alan geniş tanımlı işsizlik göstergesi olan atıl işgücü oranı %31 ile önceki aya göre 0,9 puan arttı ve tarihsel olarak en yüksek seviyelerine yakın seyretmeye devam etti.
TÜİK’in açıkladığı çalışılan saat verisi de düşüş eğilimini sürdürmekte, bu da istihdam talebinin zayıfladığını düşündürmektedir. Haftalık ortalama çalışılan saat mayıs ayında 42,4 ile önceki aya göre hafif toparlansa da 3 aylık ortalaması 42,1 saat ile pandemiden beri en düşük seviyelerindedir. Bu durum, istihdam verilerinde yarı zamanlı işlerin artmasıyla, işsizlik oranındaki düşük seviyeye rağmen atıl işgücü gibi daha kapsamlı işsizlik göstergelerindeki yüksek seviyeyi de açıklamaktadır.
TÜİK’in tamamlayıcı göstergelerindeki daha zayıf görünüm, İŞKUR’un yayımladığı verilerde de görülebilmektedir. İŞKUR, açık iş sayısı, kayıtlı işsiz sayısı, işsizlik maaşı ve diğer istihdam desteklerinden yararlananların sayısı gibi birçok değerli veri açıklamaktadır. Özellikle açık iş sayısının kayıtlı işsiz sayısına oranı, işgücü piyasasındaki sıkılığa yönelik önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir.
Örneğin, Atlanta Fed’in maaş artışlarına yönelik tahminlerde kullandığı endekste (HPW Labor Market Tightness Index) buna benzer bir gösterge (iş arayanların toplam işsiz ve çalışan sayısına oranı) ve istifa oranı kullanılmaktadır. İŞKUR’un verilerine göre, açık iş sayısının kayıtlı işsiz sayısına oranı özellikle 2025’in ikinci yarısında düşüşe geçmiş ve Mayıs ayında %7,2 ile 2023 ilk çeyreğinden beri en düşük seviyesine gerilemiştir.
Bileşik İstihdam ve İşgücü Göstergesi (BİİG) geriliyor
Farklı işgücü piyasası verilerinin ortak hareketini tek bir özet göstergeye indirmek amacıyla Bileşik İstihdam ve İşgücü Göstergesi’ni (BİİG) temel bileşenler analizi yöntemiyle oluşturduk. TCMB de 2025’in üçüncü Enflasyon Raporu’ndaki bir kutu çalışmasında, benzer yöntemle çeyreklik bazda bir Bileşik İşgücü Piyasası Endeksi yayımlamıştı. Ancak sonrasında bu endeksin güncel değerleri bazı sunumlar dışında yayımlanmamıştır.
Bizim hesaplamalarımızda işsizlik oranı, atıl işgücü göstergeleri, istihdam oranı, çalışma saatleri, açık iş ve sektörel istihdam beklentileri gibi işgücü piyasasının farklı boyutlarını yansıtan 24 adet aylık seriler kullanılmıştır. Öncelikle tüm seriler aynı yönde yorumlanacak şekilde dönüştürülmüştür; yani endeksteki artışın daha güçlü işgücü piyasası koşullarına, düşüşün ise daha zayıf koşullara işaret etmesi için işaretler düzeltilmiştir.
Daha sonra seriler standartlaştırılarak ortalaması sıfır, standart sapması bir olan karşılaştırılabilir göstergelere dönüştürülmüştür. Temel bileşenler analizi ile bu standartlaştırılmış veriler arasındaki ortak hareketi en iyi açıklayan birinci bileşen alınmış ve bileşik işgücü göstergesi olarak kullanılmıştır. Endeksin daha kolay yorumlanabilmesi için ayrıca tarihsel ortalaması 100 olacak şekilde yeniden ölçeklendirilmiş bir versiyonu hesaplanmıştır.
Bu çerçevede, endeksin 100’ün üzerinde olması işgücü piyasası koşullarının tarihsel ortalamanın üzerinde güçlü seyrettiğini, 100’ün altında olması ise tarihsel ortalamaya göre daha zayıf bir görünüme işaret ettiğini göstermektedir. Çalışmada BİİG olarak tanımlanan ilk temel bileşen, veri setindeki toplam varyansın yaklaşık yüzde 42’sini açıklamaktadır.
Bileşik işgücü göstergesi son dönemde işgücü piyasasında zayıflamaya işaret etmektedir. Endeks, pandemiden sonraki genişlemeci politikaların etkisiyle tarihsel ortalamaların üzerinde seyretmiş, 2024 sonrasında ise kademeli bir düşüşe geçmiştir.
Nisan 2025’teki sert düşüşle tarihsel ortalamaların altına inen endeks, bu tarihten beri daralma bölgesinde kalmış ve bu sene de savaşın etkisiyle 2021 ortalarından beri en düşük seviyesine gerilemiştir. Savaşın bitmesiyle kısa vadede kısmi bir rahatlama ihtimali olmakla birlikte, para politikasındaki sıkı duruşun ve ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın etkisiyle istihdam piyasası görünümü bir süre daha zayıf kalacak gibi görünmektedir.
