İthalat kompozisyonunda kısmi iyileşme
2025, dış ticaret hacminde büyümenin hem ihracat hem ithalat bazında başlangıç hedefleri ve gerçekleşme tahminlerinin altında kaldığı bir yıl oldu. Ancak tüketimde önceki yıllardaki çift haneli artış hız keserken, yatırım malları ile hammadde/ara malında özellikle son aylardaki canlanma ile ithalat kompozisyonunda üretim-yatırım-tüketim dengesi belli ölçüde iyileşti. Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre 2025’in son ayında ihracat ithalata göre daha hızlı arttı.
Aralıkta önceki yılın aynı ayına oranla ihracat yüzde 12,8 artarak 26 milyar 411 milyon, ithalat yüzde 11,2 artışla 35 milyar 826 milyon dolar oldu. Dış ticaret açığı 9 milyar 416 milyon dolarla önceki yılın aynı ayındakinin yüzde 6,9 üzerinde gerçekleşti. 2024’ün aralık ayında yüzde 72,7 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı 2025’in aynı ayında 1 puan artarak yüzde 73,7’ye yükseldi. Aralık ayında dış ticaret hacmi 62 milyar 237 milyon dolarla Aralık 2024’teki düzeyinin yüzde 11,9 üzerinde oluştu.
Yıllık açık 92,1 milyar dolar
2025 için yılın başında 279,6 milyar dolar öngörülen yıllık ihracat, gidişata bakılarak eylül ayında hazırlanan 2026-2028 dönemine ait yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) 273,8 milyar dolara, başlangıçta 369 milyar dolar öngörülen ithalat 367 milyar dolara, dış ticaret açığı da 89,4 milyar dolardan 93,2 milyar dolara revize edilmişti.
Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilerine göre 2025 yılının tümünde ihracat yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar, ithalat ise yüzde 6,3’le daha hızlı artarak 365,5 milyar dolar oldu. Geçen yıl dış ticaret açığı önceki yıla göre yüzde 12 büyüyerek 92,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Buna göre hem ihracat hem de ithalat başlangıç hedeflerinin de son gerçekleşme tahminlerinin de altında kaldı. Başlangıç hedefine göre daha yüksek gerçekleşen dış ticaret açığı ise son gerçekleşme tahmininin altında geldi. Dış ticaret hacmi önceki yıla göre yüzde 5,5’lik bir büyüme ile 638,9 milyar dolar oldu. Yılın son ayındakinin tersine tümü itibarıyla ihracatın ithalatı karşılama oranı 2024’e göre daha düşük kaldı. 2024’te yüzde 76,1 olan söz konusu oran 2025 yılında 1,3 puanlık düşüşle yüzde 74,8 düzeyinde oluştu.
İthalatta üretim-tüketim dengesi iyileşti
Üretim ve yatırım için yapılan ithalatlar ile tüketim malı ithalatı artışı arasındaki ivme farkı, geçen yıl büyük ölçüde dengeye geldi. Özellikle son çeyrekte üretim ve yatırımlarda hissedilen görece canlanma eğilimiyle ithalat hammadde/ara malları ile yatırım/sermaye mallarında hızlandı, tüketimde ise hız kesti. Geniş ekonomik gruplarının sınıflandırmasına göre 2025 yılında da en hızlı ithalat artışı tüketim mallarında yaşanmakla birlikte aradaki marj önemli ölçüde daraldı.
Yüksek faizin de etkisiyle sanayide sert biçimde frene basılması nedeniyle 2024’ün tümünde yüzde 8,8 gerileyen hammadde/ara malı ithalatı, faiz indirimleri sürecinin damga vurduğu 2025’in tümünde yüzde 5 artışla 250,2 milyar dolara ulaştı. 2024’te yüzde 4 gerilemiş olan yatırım malı ithalatı da yüzde 8,4 artışla 54,9 milyar doları buldu. 2024’te yüzde 14,3’le çift haneli artan tüketim malı ithalatındaki artış ise 2025’te yüzde 8,8’e düştü ancak söz konusu ithalat 59,2 milyar dolarla yatırım malı ithalatından daha yüksek bir hacim oluşturdu.
2025 yılı ithalatının yüzde 68,5’ini hammadde/ara malı, yüzde 16,2’sini tüketim malları, yüzde 15’ini yatırım/sermaye malları oluşturdu.
İhracatta teknoloji düzeyi minimal arttı
Geçen yılki ülke ihracatının yüzde 94,3 oranındaki 257,7 milyar dolarlık bölümünü imalat sanayii gerçekleştirdi. Sektör ihracatı önceki yıla göre yüzde 4,6 arttı. İmalat sanayii ihracatı içinde yüksek teknoloji ürünlerinin dış satımı yüzde 12,7 artarak 9,9 milyar, orta yüksek teknoloji ürünleri yüzde 10,6 artarak 102,1 milyar, orta düşük teknoloji ürünleri yüzde 1,7 artarak 70,6 milyar dolar olurken, düşük teknoloji ürünlerinin ihracatı yüzde 1 azalarak 75,1 milyar dolara geriledi. Önceki yıla göre ihracatta yüksek teknolojinin payı 0,3 puan artarak yüzde 3,8’e, orta yüksek teknoloji payı 2,2 puan artarak yüzde 39,6’ya çıkarken, orta düşük teknolojinin payı 0,8 puan düşerek yüzde 27,4’e, düşük teknolojinin payı da 1,7 puan düşüşle yüzde 29,2’ye geriledi.
2025 yılı ithalatının ise 298,8 milyar dolarla yüzde 81,8’ini imalat sanayii ürünleri oluşturdu. Yüksek teknoloji ithalatı yüzde 14,2 artarak 35,4 milyar, orta yüksek teknoloji yüzde 7,8 artarak 132,3 milyar, orta düşük teknoloji yüzde 6,9 artışla 94,4 milyar dolara çıkarken, düşük teknoloji ürünlerinin dış alımı yüzde 3,2 azalarak 36,7 milyar dolara geriledi. Yıllık ithalatta yüksek teknolojinin payı önceki yıla göre 0,8 puan artarak yüzde 11,8’e, orta yüksek teknolojinin payı 0,4 puan artışla yüzde 44,3’e, orta düşük teknolojinin payı 0,1 puan artışla yüzde 31,6’ya yükseldi, düşük teknolojinin payı ise 1,3 puan düşerek yüzde 12,3’e indi.
İhracatta Almanya, ithalatta Çin
Geçen yıl da en fazla ihracat Almanya’ya gerçekleştirildi. Bu ülkeye yapılan ihracat yüzde 8,5 artarak 22,2 milyar dolar oldu. İhracatta bu ülkeyi 16,7 milyar dolarla İngiltere, 16,3 milyar dolarla ABD, 13,3 milyar dolarla İtalya, 12,4 milyar dolarla Irak, 11,2 milyar dolarla Fransa, 10,4 milyar dolarla İspanya, 9,3 milyar dolarla BAE, 8,6 milyar dolarla Romanya izledi. Bu on ülkeye yapılan dış satım 2025 ihracatının yüzde 44’ünü oluşturdu.
2025’te en fazla ithalat ise 49,6 milyar dolar ve yüzde 13,6 payla Çin’den gerçekleştirildi. Bu ülkeden yapılan dış alım önceki yıla göre yüzde 10,3 arttı. İthalatta Çin’i 42,4 milyar dolarla Rusya, 30,1 milyar dolarla Almanya, 18,1 milyar dolarla ABD, 15,7’şer milyar dolarla İsviçre ve İtalya, 12,9 milyar dolarla Fransa, 10,3 milyar dolarla Güney Kore, 10,2 milyar dolarla İspanya ve 9,7 milyar dolarla BAE izledi. Geçen yılki toplam ithalatın yüzde 58,6’lık bölümü bu on ülkeden yapıldı.
TL ile dış ticaret hacmi 1,5 trilyon liraya ulaştı
Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracatının gerçekleştirildiği 2025’te Türk Lirası’yla ticaretteki artış dikkati çekti. Türk Lirası’yla ihracat, geçen ay 33 milyar 544 milyon lira seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde ithalat, 115 milyar 261 milyon lira, dış ticaret hacmi de 148 milyar 805 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Böylece dış ticaret hacmi aylık bazda 150 milyar liraya yaklaştı.
Söz konusu ihracat geçen yılın tamamında bir önceki seneye göre yüzde 7,7 artarak 342 milyar 9 milyon lira oldu. İthalat ise bu dönemde yüzde 40,4 yükselişle 1 trilyon 138 milyar 972 milyon liraya ulaştı. Böylece Türk lirasıyla dış ticaret hacmi 2024’teki 1 trilyon 129 milyar 138 milyon lira seviyesinden yüzde 31,2 yükselişle 1 trilyon 480 milyar 981 milyon liraya ulaşarak rekor kırdı.
2026 ihracat hedefimiz 410 milyar $
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025’te ihracatın 273,4 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihi rekoru kırıldığını söyledi. Erdoğan, Yıllık hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğunu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz” dedi. 2026 yılı ihracat hedefini de açıklayan Erdoğan, “Bu yıı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır. Allah’a hamdolsun geçen seneki hedefimizin üstüne çıkmayı başardık. İnşallah 2026 yılı hedefimizi de aşacağımıza ben yürekten inanıyorum” diye konuştu.
İhracatçılara 59 milyar $’lık kaynak
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2025 yılı için belirlenen 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefini gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankasının da destekleriyle 2025 yılında ihracatçılarımıza Türk Eximbank üzerinden 54 milyar dolar ihracat finansman desteği sağladıklarını hatırlatan Bolat, 2026 hedefimiz 59 milyar dolar. İhracatı Geliştirme AŞ (İGE) ile tam 227 milyar liralık krediye kefalet sağladık. Yeni kurduğumuz Türk Ticaret Bankası kaynakları ile de 11 aktif şubeye ulaştık ve 75,5 milyar liralık finansman desteği sağlamış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Maliyetler rekabeti zorluyor
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Avrupa gibi büyük bir pazara yakınlığının Türkiye için büyük bir avantaj olduğunun altını çizdi. Gültepe, “Avrupa için yakından tedarik merkezi konumunda olmamıza rağmen yüksek üretim maliyetleri nedeniyle birçok sektörümüz, rekabetçilikte zorlanıyor. Rekabetçilikte zorlanan sektörlerimiz için istihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin de 2 bin 500 liraya çıkarılmasını, döviz dönüşüm desteğinin daha etkin ve verimli şekilde uygulanması için gözden geçirilmesini, ihracatçımızın uzun vadeli ve düşük faizli krediye erişimini sağlayacak finansman paketlerinin devreye alınmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.
