19 °C
Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

İthalatsız ihracat olmaz

Bu yazıyı uzun bir süredir kaleme alayım diye düşünüyordum. Bugün doğru zaman olduğuna dair inancım her zamankinden daha fazla olsa gerek ki artık yazıya dökeyim dedim. İthalatsız ihracatın olmaması mümkün mü, elbette mümkün, ancak bunun için hiçbir ham maddeyi dışarıdan getirmiyor veya ülkenin ihtiyacı olan tüm ürünleri ülkenizde üretiyor olmanız gerekir. Var mı böyle bir ülke derseniz, yeryüzünde yok, diğer gezegenlerdeki durumu ise ben bilmiyorum.

Bu kez yazımın başlığını konunun direk mesajı olarak koydum. Sebebine gelince, ihracatımızın temelini büyük oranda ithalat oluşturmasına karşın, bizim son dönemde yüzlerce ürünün ithalatına uyguladığımız ilave gümrük vergilerinin ihracatımız üzerinde de olumsuz etki yaratabilme ihtimali, daha net ifade ile yarattığı.

Önce haziran ayı sonu açıklanan dış ticaret verilerimize ve özellikle de ihracat içerisindeki ithalat payımıza biraz göz atalım. Her ne kadar pandemi süreci rakamları biraz şaşırtmış olsa da bize yine de durum hakkında fikir verecektir.

Haziran ayında ihracatımız, neyse ki toparlayarak bir önceki aya göre yüzde 35.13 artış gösterdi. Geçen yılın aynı ayından dahi %15.77 daha yukarıda bir oran ki, bu da tabi bizleri sevindirdi. Hele ki turizmin neredeyse hiç olmadığı ve dövize çok ihtiyaç duyulan bu dönemde ihracattaki artış umut verici. İthalatımız ise, bir önceki yılın aynı ayına göre %8.24 artmış ve 16 milyar 305 milyon dolar olarak gerçekleşmiş. Dış ticaret açığımız ise Haziran ayında 2.8 milyar dolara gerilerken ihracatın ithalatı karşılama oranı %82.6’ya yükselmiş durumda. Toplam dış ticaret hacmimiz ise %11.52 artarak 29 milyar 774 milyon dolar olarak gerçekleşmiş. Öte taraftan gümrük idareleri tarafından tahsil edilen vergi tutarı Haziran ayında 16 milyar 111 milyon TL olurken, gümrük İdarelerince tahsil edilen vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payı ise %22.12 olarak gerçekleşmiş. Diğer bir deyişle gümrüklerde toplanılan verginin şüphesiz hazineye giren sıcak para anlamında katkısı da yadsınamaz.
İhracatımızın en yüksek olduğu sektör yine otomotiv sektörü olurken, tekstildeki daralmanın da etkisi ile onu demir ve çelik sektörü takip etmiş. Yanı sıra ihracat grafiği yükselen sektörlerimiz; meyvecilik, mobilya, makine ile elektrikli makine ve cihazlar olmuş. Umuyorum artış istikrarını sürdürür.

İhracatımızda otomotiv, tekstil, kimya ve makine sektörü ülkemizin dinamosunu oluşturuyor ve oluşturmayı sürdürecek, bunu görebiliyoruz. Arttırılan gümrük vergileri ile yerli üretimin teşvik edilmeye çalışıldığını da bilmemize rağmen, bizim ihraç ürünlerimizde yer alan ithal girdilerin bugünden yarına ülkemizde üretilmesinin kolay olamayacağı gibi, son tüketicinin kullandığı ürünlerin de tümüyle ülkemizde üretilebilmesi hiçbir zaman mümkün olamayacak. Zira her ülkenin her ürünü üretebilmesi işin doğasına da zaten uygun değil. Bu da demek oluyor ki ithalat her zaman olacak. İthalattan korkmak yerine, yerli üretimi yavaş yavaş arttıracak daha yumuşak geçiş politikaları ile bu işi yönetmemize olan gereksinimi daha iyi ortaya koymamız gerekiyor. Olayı tümü ile ithalatı bitirmemiz veya çok çok düşürmemiz gerekir diye baktıkça, dinamonun diğer dişlilerini aksatacağımızı unutmamak gerekir. Kaldı ki ihracatımızı arttırma yönündeki çabayı takdir ediyor olmamıza rağmen, son dönemdeki ilave vergilerin ihracatçıları da büyük bir yük altına sokuyor olmanın, gelecekte üretime de zarar verme olasılığı göz ardı edilmemeli. İthalatsız ihracat, ihracatsız ithalatın olmayacağını kabul eder ve daha uzun vadeli planlar yaparsak, eminim dış ticaret hacmimizde alacağımız yolda çok daha hızlanmış olacağız.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap