İyi niyet saflığı ve coşku…

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Yücel UYGUN - DBA Consulting Eğitim ve Danışmanlık

“Bir insanın niyeti, o kişinin içinde bulunduğu

 ortamı nasıl algılayacağını, o ortamda bilincini nasıl

 organize edeceğini belirleyen en önemli etkendir.”

Doğan Cüceloğlu

 

16 Şubat 2021 Çarşamba günü sanki içimden bir şey koptu. Çok değerli hocamız, hocaların hocası psikolog Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’nu kaybettik. Saat dört sularında aldığım haber sonrasında karalar bağladım. Gece yarısına kadar gözlerime artık ağrılar girmeye başladı, zor uykuya daldım. Sabah uyandığımda ise artık o yoktu. Kendimi hiç bu kadar yakın hissettiğim bir yazar olmamıştı. Çünkü o sadece bir yazar değildi, aynı zamanda insanların kalplerine/hayatlarına dokunan bir hoca, bir ağabey, bir baba idi. Çok şükür kendisiyle birkaç kez karşılaşma ve sohbet etme fırsatı bulmuştum. Yazdıkları ne ise, kendisi de o idi. Sahiciydi! Bir çocuk gibi meraklı oluşunu, hayat dolu bakışlarını, coşku dolu ifadesini hiç unutmayacağım. 

20’li yaşlarımın başında okuduğum “Savaşçı” kitabı, kendisine karşı hissettiğim o güçlü bağın temelini oluşturuyordu. Neredeyse hayatı sorgulamaya başladığım dönemin başlarıydı. Kitabın kapağında, “Anlamlı ve coşkulu bir yaşam için” yazıyordu. Tam bana göre dedim. Şimdiki kadar olmasa da etrafta dolaşan o kadar çok bilgi kirliliği vardı ki; iyiler hep kaybeder, biraz kurnaz olacaksın, duygularını işe karıştırmayacaksın, sadece aklınla hareket edeceksin, çok gülmeyeceksin vb. Bir de bunlara korku kültüründe yetişmiş bir bireyin halleri eklenince ortaya daha da tuhaf bir tablo çıkıyordu. Profesyonel iş yaşamına yeni atıldığım bu dönemde bu ve benzeri sözleri duymak mana pek mantıklı gelmiyordu. İşte tam da bu sırada karşıma çıkan “Savaşçı” bana istediğim doğru yolu gösterdi. Her şeyden önemlisi de kitap, iyi niyet saflığının gücünü ve coşku dolu bir yaşamın sırrını vurguluyordu… ayrıca işler karmaşık hale geldiğinde ölüm bilincinin ne kadar çok işe yaradığını… En azından benim için öyleydi.

İnsan tabii ki, edindiği bilgileri yaşamına uygulamak ve test etmek istiyor. O günlerden sonra hayata dair oluşturduğum yol haritasında, ‘iyi niyet saflığı, coşku ve ölüm bilinci’ benim en önemli yoldaşlarım oldular. Akış şu şekilde olmalıydı: “Hayata dair büyük resim belirle, iyi niyet saflığından ayrılma, hedefine ulaşmak için elinden gelen maksimum çabayı göster, işler karmaşık hale geldiğinde ‘ölüm bilinci’ni hatırla…” Yaklaşık on beş yıl geçmişti, plan işe yarıyordu. Konuyu iyice içselleştirmiştim. Ve bu konu hakkında eser oluşturmak istedim. (Hani İlber Hoca hep söyler ya, insan artık kırkına doğru eser vermeye başlamalı diye…) İşte üçüncü kitabım olan “Coşku Dolu Yaşama Sanatı’nın hikayesi buraya dayanıyor. Çok şükür ki, kitabımı Doğan hocama güzel bir mektup ile birlikte verme şansını elde ettim.  

Doğan hocadan ve kitaplarından söz etmediğim bir eğitim/seminer verdim mi, pek sanmıyorum. Ve gelecekte de her zaman eğitimlerimde, seminerlerimde ve yazılarımda Doğan hocamı anmaya devam edeceğim. Çünkü benim yaşamımda çok önemli ve derin bir iz bıraktı. Milyonlarca insanın hayatına dokundu ve gelecekte de dokunmaya devam edecek. Sokrates diyor ya, “Şu hayatı öyle bir yaşa ki, kapanışta kendini alkışlayabilesin.” Eminim ki Doğan hocam da kendisini alkışlıyordur. Nur içinde yatsın, mekânı cennet olsun.

Savaşçı kitabından birkaç alıntı:

“Savaşçı içten değilse, hiçbir zaman savaşçı olamaz. Çünkü hiç kimse, gerçek savaşçının dış görünümünden onun savaşçı olduğunu anlayamaz. Savaşçı ancak bir savaşçı tutumu içinde yaşamaya kendini adadığı zaman ve hiç kimseden övgü beklemeden, ilgi beklemeden, destek ve takdir beklemeden sırf kendi yaşamının anlamı için kendini buna adadığı zaman, savaşçı olma yolunda adım atmış olur.”

“Sıradan insanları savaşçı olmaya götüren ilk adımlardan birisi, ‘ölüm bilinci’dir.

“Savaşçı kendi değişiminin peşindedir. Başkalarını değiştirmek onun amacı içine girmez.”

 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar