İyi olmak yetmez: Beklentinin fiyatı
Borsada herkesin bildiği ama sanki söylemekten çekindiği ilk bakışta anlaşılması zor bir durum var. Şöyle ki; bir şirket satışlarını artırır, rekor kâr açıklar, geleceğinin parlak olduğunu söyler ama hissesi yine de düşebilir. Çünkü borsada fiyatı şirketin ne kadar iyi olduğu veya beklentileri ne kadar karşıladığı değil, beklentileri ne kadar aştığı belirler.
Nvidia bunun en çarpıcı örneklerinden biri, çok iyi bilanço açıklayıp yine de zaman zaman düşebiliyor. Hatta son dönemlerde bunu birkaç kez yaptı. Geçen hafta açıkladığı ikinci çeyrek bilançosunda 96,2 milyar dolar gelir elde etti. Bir önceki yıl aynı dönemde 46,7 milyar dolar olan gelir yalnızca bir yılda %106 arttı. Yapay zekâ altyapısının merkezindeki veri merkezi gelirleri 89 milyar dolara ulaşarak %117, net kâr ise 59,7 milyar dolara çıkarak %126 arttı. Normal şartlarda bunlar olağanüstü rakamlar, en az 2 katı artış.
Böyle bir bilançoya rağmen ne oldu? Önce kısa süreli düştü, sonra çok güçlü yükseldi. 27 Ağustos’ta Nvidia yaklaşık %8,7 yükseldi ve tek günde piyasa değerine yaklaşık 441,5 milyar dolar ekledi. Bu hareket S&P 500’ü de yukarı taşıdı.
Borsada fiyatı belirleyen şey şirketin iyi olması değil, beklentiden daha iyi olmasıdır.
Çok rakam verdim ama artışları anlatmak ve bu hacimdeki bir şirketin gelirlerindeki sürekli artışın rahatsız eden kısmını biraz ifade etmek istedim. Hatta biraz da tedirgin olmamız gerektiğini vurgulamak. Hatırlayın; rivayete göre satrancı icat eden bilge, kraldan ödül olarak ilk kareye bir buğday tanesi, sonraki her kareye ise bir öncekinin iki katı kadar buğday konulmasını ister. Kral başlangıçta bu mütevazı isteği küçümser; ancak 64. kareye gelindiğinde gereken toplam buğdayı krallığın tüm buğdayı bile karşılayamaz. Bizim konumuza dönersek, piyasa karşılayamayacağı bir fiyatlamaya doğru mu gidiyor?
Beklentiyi anlamak, örneğin; piyasa Nvidia’nın satışlarının %50 artmasını zaten fiyatlamışsa ve şirket %45 büyürse, %45 olağanüstü bir büyüme olmasına rağmen hisse düşebilir. Anlayacağınız Nvidia’nın bu popülerliğe rağmen düşüş göstermesi kötü sonuçlar açıklamasından değil. Tam tersine, ondan zaten olağanüstü sonuçlar beklenmesindendir.
Yapay zekânın büyüyeceğini artık herkes biliyor, kabulleniyor. Dünyanın dev teknoloji şirketlerinin veri merkezlerine yüz milyarlarca dolar yatıracağını, Nvidia’nın çiplerine büyük talep olacağını ve şirketin çok para kazanacağını piyasa zaten bekliyor.
Bu nedenle Nvidia’nın gelirinin %50 artması kulağa olağanüstü gelse bile piyasa %60 artmasını bekliyorsa hisse düşebilir.
Nvidia son bilançosunda gelecek çeyrek için yaklaşık 108 milyar dolar gelir öngördü. Üstelik şirketin büyümesi olağanüstü seviyelerde. Ancak şirket büyüdükçe beklenti çıtası da yükseliyor. Artık soru “Nvidia büyüyecek mi?” değil; “Nvidia, piyasanın zaten satın aldığı muazzam geleceğin de ötesine geçebilecek mi?”
Çünkü Nvidia yaklaşık 5,5 trilyon dolarlık bir şirket haline geldi. Bu büyüklükte beklentiyi karşılamak giderek zorlaşıyor. Yatırım yaparken yalnızca varlığın bugünkü değerini değil, “fiyatın içinde ne kadar gelecek satın aldığımızı” da düşünmek gerekir.
Borsada fiyatın gerçekçiliğini hep tartışırız ama unutmayın;
Bir yatırımın değeri sadece ne kadar iyi olduğuyla değil, ne kadar değerin zaten fiyatlanmış olduğuyla ilgilidir. Bunu kırabilecek tek olgu da beklentilerin artmasıdır.