Kaç yanlış bir doğruyu götürür?

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Sizler bu yazıyı 23 Nisan Ulusal Ege­menlik ve Çocuk Bayramımız sonrasın­da cuma günü okuyacaksınız. Böyle günler genelde insanın normal ritminin bozuldu­ğu, tatilden dönüş ile normalde Cuma gü­nü hissedilen hafta sonu tatili coşkusunun çakıştığı zamanlardır.

Bir de hafta sonu­nu birleştiren ve kısa bir tatile çıkanların durumu var o da ayrı tabii. Dolayısıyla bu­gün biraz daha ya da doğru tabirle diğer za­manlara görece bir miktar daha az ciddi ve anekdotal girelim yazıya dedim. Lisede Alman hocalarla aramızdaki büyük tartış­malardan biri, biz test sistemine alışkınız sizin bize uyguladığınız sınavlarda bilgi­mizi gösteremiyoruz şeklindeydi.

Sonun­da iki hoca dediklerimize hak verdi ve il­kin dört cevap şıkkı içeren bir test olduk. Tabii testin başında yer alan açıklama kıs­mında yer alan, şıklardan hepsi de doğru olabilir hiçbiri de doğru olmayabilir ona göre işaretleyin kısmını atladık ve sonuç normalden daha da kötü oldu. İkinci ho­ca da klasik bir doğru-yanlış testi yaptı, ancak soruların yarısını doğru yapanlara '0' not vererek bizi şaşırttı. Savunması da şuydu, hiç bilmeyen biri de yüzde 50 ihti­malle doğru şıkkı işaretleyebilir.

Türk sı­nav sisteminde testlerde de sıklıkla uygu­lanır, tamamen atarak başarı elde etmek güçleşsin diye üç ya da dört yanlış bir doğ­ruyu götürür. Peki gerçek hayatta nasıl iş­ler bu durum, hiç düşündünüz mü? Çoğu zaman bir yanlış tüm doğruları siler, cemi­yet ilişkilerinde güven zor kazanılır kolay kaybedilir. Kurumsal açıdan kredibilite de öyledir, hatayı pek kaldırmaz.

Bu girizgahın ardından TCMB faiz kararı­na gelelim, geçen toplantıda olduğu gibi fa­izlerde değişikliğe gidilmedi, sıkı ve karar­lı duruşun devam edeceği dile getirildi. TC­MB ile piyasa arasındaki büyük farklardan biri de bu algılamada yatıyor. TCMB bakın o kadar sıkı duruyorum ki faizleri indirmeyi düşünmedim bile diyor.

İran savaşının ba­şında haftalık repo ihalelerini bırakıp, pi­yasayı gecelik yüzde 40 ile fonlamaya baş­lamayı yeterli görüyor. Böylece yapılan 300 baz puanlık örtülü faiz artırımı, ki bileşik faiz üstünden gidersek aslında biraz daha fazlası onu da ekleyelim, dengeyi sağlamış görünüyor. Tabii ki son haftalarda ateşkes ile beraber yabancının toplam 50 milyar do­lar çıkışının yarıdan fazlasını yine panik ha­linde geri getirmesi de önemli etkenlerden biri.

Tüm iyimserliğe rağmen petrol fiyatla­rının halen 100 dolar varil seviyesine yakın seyrettiği düşünülecek olursa enflasyonda, dış ticarette ve dolayısıyla ödemeler denge­sinde hesapların ziyadesiyle şaşacağını ön­görmek de güç değil. PPK açıklama metnin­de yer verilen konularda biri enflasyonun nisanda yüksek seyredeceği, mayıs ayının başında nisan ayı enflasyonunu gördükten sonra oenflasyon raporu sunumunda hepi­miz TCMB tahminleri ne kadar revize ede­cek göreceğiz.

Yeri gelmişken şunu eklemek isterim, İran savaşı hiç çıkmasaydı, yine de enflasyonda OVP metninde yer alan ve TC­MB tarafından da aktarılan hedef seviyelere doğru bir geri çekilme yaşanmayacağı aşi­kardı. Son enflasyon raporu sunumu sava­şın başlamasından sadece iki hafta önce ya­pılmıştı ve petrolün yukarı hareketlenmesi çoktan başlamıştı. Gıda fiyatlarının beklen­tilerin çok üstünde kalması akaryakıt ya da gübre fiyatları ile ilintili değil, onu da ayrı bir yazıda konuşuruz. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya çocuklarına en bü­yük armağanı olan bayramımız kutlu olsun!

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.321,19 1,53 %
Dolar 46,9720 0,11 %
Euro 53,6139 -0,04 %
Euro/Dolar 1,1415 -0,13 %
Altın (GR) 6.197,31 -0,49 %
Altın (ONS) 4.119,12 -0,12 %
Brent 75,9790 0,03 %