Kadın işgücü daralmaya devam ediyor
Geçen Kasımda yayınlanan “Vahim gelişme” başlıklı yazımda 2025’in üçüncü çeyreğinde kadın işgücünde ortaya çıkan daralmaya dikkat çekmiş, işsizlikte görülen azalmanın bizi yanıltmaması gerektiğini, böyle giderse ekonomik kalkınmamızın sekteye uğrayacağını savunmuştum. Geçen hafta yayınlanan dördüncü çeyrek işgücü istatistikleri ne yazık ki kadın işgücünün daralmaya devam ettiğini gösterdi.
Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre 2025’in son 3 ayında işsizlik oranı önceki 3 aya kıyasla yüzde 8,4’ten 8,2’ye gerilemiş. “İşsizlik azalıyor aman ne güzel!” diyebilirsiniz. Ama acele etmiş olursunuz. İşsiz sayısı / İstihdam + işsiz sayısı şekilde tanımlanan işsizlik oranı başlıca iki nedenle azalır. 1) İstihdam artar işsiz sayısı azalır. Bu işsizlikte sağlıklı azalışın yoludur. Bir de istihdam azalır ama işsiz sayısı da azalır. İşsiz sayısı göreli olarak daha fazla azalıyorsa işsizlik oranı matematiksel olarak düşer. Bu elbette hiç sağlıklı bir azalış değildir çünkü işgücü piyasasından çıkışların girişlerden daha fazla olmaya başladığını gösterir.
İşgücü piyasasında aykırı gelişmeler
2025’in ikinci yarısında kadın işgücü kesiminde (istihdam + işsiz sayısı) yaşanan tam da budur. Kadın işgücü piyasasını mercek altına almadan önce erkek işgücü piyasasını özetleyeyim. 2025 ikinci çeyrekte yüzde 6,9 olan işsizlik 3 çeyrekte yüzde 6,9’da kaldı; istihdam artışına (68 bin) kıyasla işsiz sayısında azalma (15 bin) sınırlıydı. Dördüncü çeyrekte erkek işsizlik oranı 6,7’ye geriledi, Çünkü istihdam 156 bin artarken işsiz sayısı 37 bin azaldı. Yani erkek işgücü piyasası birinci yolu izledi.
Kadınlarda ise durum çok farklı. İkinci çeyrekte yüzde 11,6 olan işsizlik oranı 3 ay sonra yüzde 11,3’e son üç ayda ise yüzde 11,1’e geriledi. 2025 ikinci yarısında erkek işsizlik oranında iyileşme sağlıklı yoldan 0,2 puanla sınırlı kalırken kadın işsizlik oranında iyileşme 0,5 yüzde puan oldu. Kadın işsizliğinin erkek işsizliğinden en az 1,5 kat yüksek olduğu bir ülkede bundan daha iyi bir haber olabilir mi?
Kazın ayağı öyle değil
Ama ne yazık ki, halk değişiyle, “kazın ayağı öyle değil”. 2025’in ikinci çeyreğinde kadın istihdamı 10 milyon 768 bin işsiz sayısı da 1 milyon 414 bindi. Üç ay sonra istihdam 10 milyon 747 bine düşerken işsiz sayısı da 1 milyon 364 bine düştü. Son üç ayda ise bu rakamlar sırasıyla 10 milyon 727 bin, 1 milyon 344 bine indi. Toparlarsak 6 ayda kadın istihdamında 41bin kadın işsiz sayısında 70 bin kadın işgücünde de 111 binlik kayıp var.
İstihdam kaybında akla tarım geliyor. Tarım da kadın istihdam kaybı 6 ayda 71 bin. Toplam ile fark sadece 30 bin. Yani 6 ayda kadın istihdamı tarım dışında sadece 30 artmış. Bu da kadın istihdamın tarım dışında durakladığını gösteriyor. Sanayide biraz azalıyor hizmetlerde biraz artıyor. Bu yeterince sorunlu bir gelişme. Ama işsiz sayısındaki 70 binlik azalmaya ne diyeceğiz? Bu açıkça kadın işgücü piyasasından çıkışların girişlerden daha yüksek olduğunun göstergesidir.
Bu durumlarda iş bulma ümidini kaybeden kadınların bir kısmı potansiyel işgücü statüsüne yani çalışmayı arzulayan ama iş aramayan statüsüne geçerlerdi. Bunun sonucunda TÜİK’in “Bütünleşik işsizlik” olarak adlandırdığı (geniş tanımlı işsizlik de diyebiliriz) işsizlik oranında artış olurdu. Nitekim 2 çeyrekten 3 çeyreğe böyle olmuştu. Ama son 3 ayda kadın bütünleşik işgücü oranının yüzde 30,4’ten 29,6’ya gerilediğini görüyoruz. Gerilemenin nedeni de kadın potansiyel işgücünün 3 milyon 330 binden 3 milyon 166 bine düşmüş olmasıdır.
Kısacası sadece kadın iş gücü azalmıyor kadın potansiyel işgücü de azalmaya başlamış durumda. Kadınların gelecek yıllarda daha büyük sayılarda işgücüne katılmasını beklerken 2025 yılının ikinci yarısında kadın işgücünde daralma tam bir düş kırıklığıdır. Nedenlerini araştırmak gerekiyor.