‘Kamu alacaklarının takibi için yasal altyapı gerek’

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Tıbbi cihaz sektörü, son yıllarda “tahsil edilemeyen kamu alacakları” ve “feragat” tartışmalarıyla gündemden düşmüyor. Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı ile sektör şirketleri arasında geçen yıl tam da bu zamanlarda “feragat” tartışmaları yaşanmış, firmaların alacaklarından yüzde 25 oranında feragat etmesi istenmişti. Sektör bu talebe Ankara’da bir eylemle yanıt verse de ilerleyen dönemde şirketlerin yüzde 90’a yakını feragat talebine uymayı seçti. Türkiye tıbbi cihaz sektörünün temsilcileri, yarın bir kez daha tam 19 aydır ödeme alamadıkları için Ankara’da toplanıyor. MASSİAD (Marmara Tıbbi Cihaz Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği) olarak 150 üye ile birlikte yaklaşık 400 kişilik bir ekiple Ankara’daki eylemde hazır bulunacaklarını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sadrettin Dai, taleplerinin sadece alacakların ödenmesi değil, yasal güvenceye de alınması olduğunu vurguladı.

‘Ödemede tıbbi cihaz son sırada’

Bütün dünyada tıbbi cihaz sektörünün kamu tarafından finanse edildiğini, çünkü en büyük alıcının devlet olduğunu söyleyen MASSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sadrettin Dai, Türkiye’de ise sektörün yanlış bir itibara sahip olduğunu ifade etti. Dai’ye göre tıbbi cihaz sektöründe finansal problemlerin yaşanmaya başlaması, devletin satın alım sisteminde yaptığı yönetmelik değişikliğine dayanıyor. “Değişiklikle birlikte alımları Devlet Malzeme Ofisi yapmaya başlamıştı. Sektörde bin 200 firma var. Dağıtım ve distribütörlerle bu sayı 10 bini buluyor. Pandemide Hayat durdu, biz durmadık. Bin 500 hastaneye hizmet veriyoruz. Sadece ürün değil, hizmet de satıyoruz. Feragat de ettik ama yine de cesaretimiz kırılıyor” diyen Dai, sektörün bundan sonraki dönemde yasal güvenceye ihtiyacı olduğunun altını çizdi.

Dai, 16 Eylül’deki büyük eylem öncesinde Marmara Bölgesi’ndeki yüzlerce üye adına şu talepleri dile getirdi: “Bin 500 hastanenin 500’ü özel sermayeli kuruluş. Ancak onlar da SGK tarafından fonlanıyor. Kamuda ödemeler sırasında tıbbi cihaz sektörü son sırada. Bize bir türlü sıra gelmiyor. Normal şartlarda herkesin alacağı, kanuni altyapı ile güvence altında. Ancak kamu alacaklarında böyle bir durum söz konusu değil. Kamu malı haczedilemez ancak biz tıbbi cihaz sektörü olarak, alacaklarımızın takibini yasal bir altyapıya göre yapmak istiyoruz. Biz, sorumluluğunu bilen bir sektörüz. Bugüne kadar özel hastanelere de herhangi bir icra takibi yapmadık. Ancak artık finansal açıdan çok zorlanıyoruz. Yasal bir düzenleme istiyoruz.”

Dai, sektör olarak yeni yasal altyapı talebini Maliye ve Sağlık bakanlıklarına ilettiklerini, Meclis gündemine getirmek için de çalışmaları olduğunu söyledi. Devlet Malzeme Ofisi’nin de benzer sorunlar yaşadığını, Sağlık Bakanlığı’ndan ödeme alamadığını belirten Dai, bu durumun sürdürülebilir olmadığının altını çizdi.

Yatırım cesareti kırıldı

MASSİAD Başkanı Dai’nin verdiği bilgilere göre Türkiye tıbbi cihaz pazarının büyüklüğü yıllık 2 milyar dolar. Yerli yatırımların pandemiye kadar olan dönemde artış eğiliminde olduğunu belirten Dai, “Artık durum değişti” diyor. Sektörün üçte 2'lik kısmının Marmara Bölgesi’ndeki üyelerden oluştuğuna dikkat çeken Dai, “Sektör olarak gece-gündüz çalışıyoruz ancak çeşitli nedenlerle finansal sıkıntı içindeyiz. Feragatten sonra ağır yara aldık. Feragat ettik ama yine ödeme alamadık. Feragat çok büyük bir güvensizlik doğurdu. Üretim yapmak isteyen çok sayıda şirket vardı. Distribütörler de tesis yatırımı yapmayı planlıyordu. Ancak şimdi cesaretler kırıldı. Şimdi kimse yeni yatırım düşünemiyor” diye konuştu. 16 Eylül’deki eyleme 150 firma ve 400 kişilik bir ekiple katılacaklarını belirten Dai, pandemide maske ve eldiven dışındaki iş kollarında yüzde 50’ye yakın küçülme yaşandığına da dikkat çekti.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar