Kamu kurumlarımıza çağrı: Yapay zekâ egemenliğimiz için işbirliği yapalım
Yapay zekâ artık kamu hizmetlerinin kalitesini, hızını, verimliliğini ve karar destek kapasitesini doğrudan etkileyen stratejik bir alan. Dolayısıyla kamu kurumlarımızın yapay zekâya yönelmesi son derece kıymetli.
Bunun içinde kamu kurumlarımız için yerli yazılım firmaları sadece hizmet sağlayıcı değil; dijital, veri ve yapay zekâ egemenliğimiz birlikte inşa edeceği stratejik paydaş olmalı.
Bugün kamu kurumlarımızın yapay zekâya ayırdığı ilgi, bütçe ve proje hacmi; Türkiye yazılım endüstrisinin geleceği açısından oldukça önemli. Bu nedenle kamu alımları ve kamu projeleri yalnızca idari ya da teknik süreçler olarak değil; aynı zamanda yerli sektör gelişimi, nitelikli istihdam, yazılım ihracatı, dijital egemenlik, veri egemenliği ve yapay zekâ egemenliği açısından da değerlendirilmeli.
Veriyi korumak yetmez; veriden üretilen zekâ kimin kontrolünde?
Yapay zekâ projelerinde asıl önemli olan, yerli firmaların bu projelerde nasıl bir rol oynadığıdır. Uygulayıcı mı, entegratör mü, yoksa çözüm geliştiren, mimari kuran, veri işleyen, fikrî mülkiyet üreten ve uzun vadede ihracat yapabilecek ürünler ortaya koyan aktörler mi?
Milli Sanayi politikası ve de egemenlik açısından önemli olan; yapay zekâ projelerinde çekirdek modelin, veri işleme mantığının, sistem mimarisinin ve güncelleme bağımlılığının kimde olduğudur. İleride kamu kurumlarımızın ne kadar bağımsız hareket edebilmesi açısından oldukça önemlidir.
Dijital egemenlik sunucunun nerede olmasından öte asıl önemlisi kritik dijital süreçler üzerinde gerçek söz hakkına sahip olmaktır.
Veri egemenliği, sadece verinin dışarı çıkmaması değil; veriyi işleyen, anlamlandıran ve ondan değer üreten katmanın da kamu yararı ve ülke çıkarlarıyla uyumlu biçimde yönetilmesidir.
Yapay zekâ egemenliği ise kullandığımız sistemlerin karar mantığı, yönetişimi ve teknik geleceği üzerinde ne kadar söz sahibi olduğumuzla ilgilidir.
Kalıcı, nitelikli ve stratejik bir işbirliği ile neler olacak?
İhtiyacımız; klasik müşteri-tedarikçi ilişkisinin ötesine taşıyan, yerli yetkinliği büyüten, ürünleşmeyi teşvik eden, sektör kasını güçlendiren ve kritik teknoloji alanlarında ülkenin hareket serbestisini koruyan bir kamu yaklaşımı..
Karşılıklı güvene dayalı, açık ve uzun vadeli bir işbirliği ile;
Ülke geneli bilgi birikimimiz artacak.
Yerli yazılım şirketlerimiz daha fazla ve de yeni ürün ve yetkinlik geliştirebilecek.
kendi insan kaynağımız gelişecek, nitelikli mühendis ve uzman istihdamı artacak.
Ortaya çıkan çözüm, başka kurumlara ya da ihracat pazarlarına taşınabilecek bir değere dönüşecek ve referans olacak.
Kamunun verisi, karar altyapısı ve teknoloji kontrolü daha güvenli ve daha bağımsız hâle gelecek.
Kritik dijital alanlarda dışa bağımlılığımız ve ithalatımız azalacak.
Kamu projelerinde stratejik çözüm ortağınız olalım
Kamu, yazılım ve yapay zekâda en büyük müşteri. Bu güç sektörü büyüten ve ülkenin teknoloji bağımsızlığını güçlendiren yönde kullanılmalı. Kamu kurumlarımızın talepleri doğru çerçevede yönetilmeli. İşbirliği sadece satın alma ve teslim ilişkisi olarak değil, kapasite geliştirme ve egemenlik güçlendirme ilişkisi olarak görülmeli.
Projelerde yerli firmaların rolü daha derin tanımlanmalı. Yalnızca uygulama yapan değil, teknoloji geliştiren aktörler hâline gelmesi teşvik edilmeli.
Proje sonunda kuruma ve sektöre bilgi transferi sağlanmalı.
Kamu alımlarında yerli ürünleşme, fikrî mülkiyet katkısı ve teknolojik kontrol düzeyi dikkate alınmalı.
Verinin ve yapay zekâ tabanlı karar katmanlarının yönetişimi, kimlerin hangi seviyede kontrol sahibi olduğu dijital egemenlik perspektifiyle ele alınmalı.
Kamu kendi ihtiyacını karşılarken özel sektörün alanını daraltan değil, özel sektörün gelişimini hızlandıran bir anlayışla hareket etmeli.
Son söz: İhtiyaçlarını anlayan, sahayı bilen, çözüm geliştiren, sorumluluk alan, istihdamı, katma değeri ve ihracatıyla daha güçlü bir sektör için stratejik çözüm ortağınız olalım.