Kamyon fabrikasına kadın işçi de başvurmalı!

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Boğaz manzaralı bir restoranda oturmuş, birbirinden muhteşem, gözleri pırıl pırıl parlayan yedi genç kızı dinliyoruz. Kimsenin dünyanın en muhteşem manzarasına baktığı yok. Kimi Trabzon’dan, kimi Bursa’dan gelen bu başarılı kadınlar Türkiye’de milyonlarca yaşıtını eleyerek ilk iki bin kişi arasına girmiş ve Boğaziçi Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi almaya başlamışlar. Onlar Türkiye’nin yıldızları, bir yandan da otobüs ve kamyon üreten Mercedes-Benz Türk’ün gözdeleri…

Türkiye’deki yatırımı toplam 1,3 milyar Euro’yu aşan Mercedes-Benz Türk; otobüs, kamyon ve Ar-Ge gibi alanlarda 2021’de 1 milyar Euro’nun üzerinde hizmet ihracatına imza atmış. Şirketin Aksaray’daki kamyon fabrikası 36 yıldır faaliyet gösteriyor. Geçen yıl 22 bin 23 adetlik üretimle tarihi rekorunu kırmış. İstanbul Hoşdere’deki otobüs fabrikasında ise 1968’den 2021 sonuna kadar 98 bin 450 adet otobüs üretilmiş. Bunun büyük bölümü de ihraç edilmiş. Şirketin toplamda 7 bini aşkın çalışanı var. Malum, otobüs ve kamyon denilince erkeklerin cirit attığı bir çalışma alanı geliyor akla. Mercedes-Benz Türk yönetiminin de derdi bu algıyı kırmak. Zira İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, “Kadınların yapamayacağı iş bilmiyorum. Bu alanda daha çok kadın olmalı” diyerek cinsiyet eşitliğindeki kararlılığını ortaya koyuyor.

‘Kızlarımızla gurur duyuyoruz’

Şirketin cinsiyet eşitliği hedeflerinde üçayak olması dikkatimi çekti. Biri mühendis kızlara yönelik projeler. Halen yüzde 30 oranında olan kadın beyaz yakalıların yüzde 80’den fazlası mühendis. Bunda 2004’te Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ile başlatılan ‘Her Kızımız Bir Mühendis’ projesinin önemli bir payı var. 17 ilde 200 kızı destekleyerek başlayan proje, bugün binlerce bursiyere ulaşmış. Süer Sülün, “Türkiye’de kadınların her alanda erkeklerle birlikte, eşit sosyal ve ekonomik şartlarla çalışabilmesi bu projeyi başlattık. Her yıl 200’ü üniversite öğrencisi olmak üzere bin kız öğrenci Mercedes-Benz Türk’ten eğitim bursu alıyor. Öğrenciler eğitim bursuna ek olarak, kişisel ve mesleki gelişimlerine yönelik hazırlanan çeşitli programlara da katılıyorlar” diye anlatıyor çalışmanın detayını. İşin güzel tarafı bu kızlara eğitimlerini tamamladıktan sonra Mercedes-Benz Türk çalışanı olma şansı tanınması. Sülün, şirkette çalışan mavi yakalı kadınların yüzde 20’sini, Her Kızımız Bir Yıldız programından mezunların oluşturduğunu söylüyor.

Her Kızımız Bir Yıldız programına 2018’de çok özel bir çalışma daha eklenmiş. ‘Women In 4 Mercedes’ programı, Boğaziçi Üniversitesi Vakfı ile hayata geçiriliyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde mühendislik okuyan kız öğrencilere eğitim bursu verilmesiyle başlayan programı kapsamında burs kriterlerine uyan öğrenciler, hazırlık sınıfından mezun oluncaya kadar bu burstan yararlanabiliyorlar. Bursiyerler, şirketi daha yakından tanıma, kampüs etkinliklerine eşlik etme, stajyer programına dahil olma gibi fırsatların yanı sıra şirket yöneticileri ve mühendislerin mentorluğundan faydalanma şansı da tanınıyor. İşte bizim masamızda oturan ışıl ışıl kızlar da bu programın yedi katılımcısıydı. Süer Sülün’ün Boğaziçi mezunu olmasının elbette üniversite seçiminde etkili. Diyor ki, “Ben bu işe başladığımda kamyon ve otobüs fabrikalarında hiç kadın mühendis yoktu. Bu arkadaşlarımız Türkiye’nin en parlak gençleri. Kızlarımızla gurur duyuyoruz. Onları eğitimleri boyunca destekleyeceğiz. İsterlerse Erasmus desteği de vereceğiz. Bu yıl itibarıyla programda 17 mühendis adayı var. Eylülde beş kız daha eklenecek. İlk mezunlar 2023’te verilecek. Bir zorunluluk yok ama hedefimiz mezun kızlarımızı şirketimiz bünyesinde istihdam edebilmek.”

Mavi yakada cinsiyet eşitliği

Süer Sülün’ün gururla anlattığı mühendis kızlarla ilgili çalışmalar, belli ki başarılı sonuçlar vermeye devam edecek. Ancak şirketin çatı kuruluş Daimler Truck’ın “Küresel İlkeler Sözleşmesi” ve “Sosyal Sorumluluk Prensipleri”ni imzalayarak verdiği taahhütler, sadece mühendislik pozisyonunu kapsamıyor. Avrupa’daki fabrikalarda çok sık rastlanan mavi yakalı kadın çalışan sayısına, ne Aksaray ne de Hoşdere fabrikasında rastlamak mümkün. 2008’de başlatılan “Farklılıkların Yönetimi” programı çerçevesinde yürütülen çalışmalar da çok büyük etki yaratmamış. Süer Sülün’ün mesajı net: “Hoşdere’de mavi yakalı kadın çalışan oranımız yüzde 2, Aksaray fabrikasında yüzde 3-4’lerde. Bunun nedeni başvuru gelmemesi. İcra kurulumuzun dörtte biri kadın ama iş mavi yakaya gelince değişiyor. Kadınlar bir kamyon ya da otobüs fabrikasında çalışabileceklerini fark etmeli ve bize başvurmalılar. Buradan mesajımız bize daha çok kadının başvurması. Çünkü kadınların başaramayacakları iş yok ancak önce kendilerinin inanması gerekiyor. Bizim kapımız açık.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar