Karadeniz Vapuru: Seyr-i Türkiye

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Tam bir asır önce, 12 Haziran 1926 günü Karadeniz Vapuru İstanbul’dan demir alarak üç ay sürecek Avrupa limanları gezisine başladı. Gezinin hikayesi şöyle; Genç Cumhuriyetimiz 1925 yılında Paris’teki Uluslararası Dekorasyon ve Endüstriyel Sanatlar fuarını deneyimlemek üzere bir heyet görevlendirmişti. Paris fuarını gezen heyet üyeleri, ülkelerin başka milletlere ürünlerini, endüstrilerini pazarlarken aynı zamanda örf ve adetleri ile kültürlerini ve sanatlarını da tanıtma fırsatı bulduklarını fark ettiler.

Gezi sonrasında Türkiye’nin de böyle bir tanıtıma ihtiyacı olduğu düşünülerek Ticaret Bakanı Ali Cenani Bey’den bir öneri geldi: “Büyük bir vapur amacına uygun restore edilirse, Avrupa limanlarını dolaşarak pek ala mahsulatımızı ve masnuatımızı (sanat eserlerimizi) sergi halinde gösterebiliriz”.

Yüzen bir Türkiye sergisi

Bu amaca uygun kullanabilmek üzere Karadeniz Vapuru biçilmiş kaftandı. İzmir’de bulunan vapur Haliç Tersanesi’ne çekilerek restorasyona tabi tutuldu. İç karartıcı bulunan siyah rengi de beyaza boyandı.

Vapurun bir fuar alanı mantığıyla dönüştürülen iki ayrı salon ve depolarına ayrı standlar halinde Kütahya Porselenleri, Hacı Bekir Lokumları, Beykoz cam ürünleri, hububat, tütün, kuru yemişler, dokuma ürünleri, madenler, ziynet eşyaları ile Sanayi-i Nefise Mektebi öğrencilerinin resim ve heykelleri, hatlar, nakışlar yerleştirildi. Çallı İbrahim’e de yağlı boya bir Atatürk portresi sipariş edilerek salonun duvarına asıldı.

Bütün hazırlıkların başından itibaren gezinin sonuna kadar projenin yönetimi Rauf Manyasi Bey’e emanet edilmişti. Osman Zeki Bey’in şefliğinde 47 kişilik Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası ziyaret edecekleri limanlarda konserler vermek üzere vapurdaki yerlerini almışlardı.

Vapur İstanbul’dan ayrıldıktan sonra Mudanya’ya uğrayarak projenin en büyük destekçisi olan Mustafa Kemal’i ziyaret etti ve önce onun denetiminden geçti. Gazi, vapurun hatıra defterine “Sergi muvaffak olmuş bir eserdir. Bende gayet iyi intibalar husule geldi. Teşhir tarzı çok iyidir. Müteşebbislerini takdir ve tebrik ederim” notunu düşmüştür.

Avrupa limanlarında Türkiye rüzgarı

Karadeniz Vapuru Barselona Limanı’na vardığında yolcular hiç ummadıkları bir yoğunlukla karşılaştılar. Vapura bir an önce ulaşmak isteyen halk ile limanın inzibatları arasında ciddi bir mücadele vardı. Grubun protokol müdiresi yedi lisan konuşabilen Saniye Hanım önderliğinde heyet üyeleri üç gün boyunca 11 bin İspanyolu ağırladı. Türk ürünlerini tanıtmanın ötesine geçerek sanatımızı ve kültürümüzü en iyi şekilde temsil ettiler. Türk Museviler de en heyecanlı ziyaretçiler arasındaydı.

O dönemde İspanya ile Türkiye arasında bir gümrük birliği anlaşması olmadığı için, bir kutu lokum satın alan vatandaşından İspanyol gümrükçü, değerinin 1,5 katı gümrük vergisi isteyince ziyaretçinin vergi ödememek için bir kutu lokumu gümrükçülerin gözünün içine baka baka tamamını yiyerek geçip gittiğine şahit oldular.

Londra'dan Stockholm'e uzanan yolculuk

Fransa’nın Le Havre limanı da Karadeniz vapurunu coşkuyla karşıladı. Konserler verildi, balolar düzenlendi, Türk mutfağı tanıtıldı. On binlerce Fransız Türkiye’nin genç Cumhuriyetinin yeni yüzü ile tanıştı.

Bir sonraki durak Londra’ya Thames nehrinden giriş yapıldı ve altı günde 25 bin İngiliz ziyaretçi Robert Kolej öğrencilerinin tercümanlığı ile benzer deneyimleri yaşadılar. Sinemalarda “Thames Nehri’nde İstanbul Pazarı” ismi ile bir kısa film dönmeye başladı.

Amsterdam ziyareti Hollandalılar için de ayrı anlam taşıyordu. Çünkü Karadeniz Vapuru 1905 yılında bir Hollanda tersanesinde kızağa konmuştu. Hamburg, Leningrad, Helsinki, Stockholm, Cenova ziyaretleri ile heyet görevini tamamlamış olmanın mutluluğu ile 86 gün sonra İstanbul’a döndü.

Cumhuriyet’in belki de övündüğü konuların başında her yurttaşın eşit eğitim ve kariyer olanaklarına sahip olması geliyordu. Türkiye’deki kadın erkek eşitliğini batılı ülkelerin de görmesi açısından bazı önemli görevlerde bulunan kadın ve erkeklerin de bu vapurda yolculuk yaptığı biliniyor.

Yolculuğa katılan önemli isimler arasında Türkiye’nin ilk kadın muhabiri Bedia Arseven, Celal Bayar’ın oğlu Refii Bayar, öğretmen İclal Hanım, ilk kadın heykeltıraşlarımızdan Nermin Faruki, Orhan Veli Kanık’ın müzisyen babası Veli Kanık, Türkiye’nin ilk kadın milletvekillerinden Mebrure Gönenç ve daha niceleri… Tüm bu isimler, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin az zamanda ne kadar büyük işler başardığını göstermesi açısından oldukça önemlidir.

Karadeniz Vapuru seferi Türkiye için, ihracatını geliştirmek isteyen bir ülkenin, ürününü kültürü ve sanatı ile beraber tanıttığı takdirde sonuçlarının daha verimli alınacağının tecrübesi oldu.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.505,48 0,70 %
Dolar 48,4760 0,03 %
Euro 56,4036 0,14 %
Euro/Dolar 1,1626 0,02 %
Altın (GR) 6.850,15 0,23 %
Altın (ONS) 4.398,36 0,99 %
Brent 99,4625 1,85 %