Karar alırken önünü arkasını düşünmek…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

İçişleri Bakanlığı’nın semt pazarlarını kısıtlayan genelgesi, karar alınırken, doğuracağı sonuçların önceden değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Böyle durumlarda karar alınacak alanlardaki kişilerle diyalog demokrasinin bir gereği değil mi?

Salgın önlemlerine karşı Cumhurbaşkanlığı 29 Nisan-17 Mayıs arasında tam kapanma kararı aldı. Bunun sonrasında çeşitli Bakanlıklar bazı kararlar daha alarak bunları peyderpey açıkladılar. İçişleri Bakanlığı son olarak semt pazarlarını yasaklayan bir genelge yayınladı. Bu genelge bir karar alırken önünün arkasının düşünülmesi gerektiğini bir kere daha hatırlattı.

Antalya’da zincir marketlerle anlaşması olmayan üreticiler fiyatları aşırı düşen ve alıcı bulamayan sebze meyveyi semt pazarlarına götüremeyeceğini anlayınca çöpe döktüler. Medyaya bu görüntüler geniş olarak yansıdı.

Zarar görenlerin açıklamalarına baktığımda şunları gördüm: 37 yıldır yaptığı işi yapamaz hale gelen Serik hal esnafı, “Pazaryerlerinin kapalı olması ürün fiyatlarını düşürdü. Bibere 1 lira bedel biçildi. 1 lira toplama fiyatını bile kurtarmıyor. Domates 50 kuruş-1 lira. Üç gün önce 3.5-4 liraydı.

Antalya çiftçisi kötü durumda” diyor. Antalya Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökçe ise değerlendirmesinde “Semt pazarlarının kapatılması kararnamesi üreticiyi isyan ettirdi... Semt pazarları kapatılırken, zincir marketler 1 liraya aldıkları ürünü rafl arında 10-15 liraya satıyor. Üretici mağdur, tüketici de mağdur... 15 günde toplanan sebze şimdi 3-4 günde toplanmaya başlandı. Pazarların kapalı olmasıyla biriken ürün stoku ayrıca bir mağduriyet yarattı” sözlerini sarfediyor.

Açıklamalar, İçişleri Bakanlığı’nın semt pazarları genelgesinin yaşattığı mağduriyetlerin ne denli kötü sonuç verdiğini ortaya koyuyor.

Bu sadece bir tek o genelgeyle yaşanan mağduriyet değil. Marketlerde satılacak ürünlerin sınırlandırılması gibi genelgeye bağlı mağduriyetler de söz konusu. Karar alırken yaratılacak mağduriyetin düşünülmesi, karar alınacak alanlardaki kişilerle diyalog içinde olunmasını gerektiriyor. Bakanlık odalarında acele karar almak yerine, “muhataplarla diyalog’’ içinde kararı almak demokrasinin tabii bir icabı değil mi?

GÜNÜN NOTU:

PEN Amerika Risk Altındaki İfade Özgürlüğü Programı Direktörü “Türkiye’de özgürlüklere yönelik baskılar genişleyerek artıyor” açıklamasını yaptı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Vergi cennetlerinin sonu 14 Haziran 2021