Katılım bankacılığı, sukuk ve tokenizasyon
İslami finansın en önemli sermaye piyasası araçlarından biri olan sukuk, son yıllarda hem küresel yatırımcı tabanının genişlemesi hem de dijitalleşmenin etkisiyle yeni bir dönüşüm sürecine girmiş durumda. Türkiye’de katılım bankacılığının büyümesiyle birlikte sukuk piyasası gelişirken, blok zinciri teknolojisinin sunduğu imkanlar sukuk tokenizasyonunu sektörün yeni gündem maddelerinden biri haline getiriyor.
Küresel sukuk piyasası, 2025 yılında önemli bir dönüm noktasına ulaştı; tedavüldeki sukuk hacmi 1 trilyon dolar eşiğini aşarken, yıllık ihraç hacmi yaklaşık 265 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Bu büyüme, sukuk ihraçlarının belirli finans merkezlerinde yoğunlaşmasını da beraberinde getirmiştir. Günümüzde Londra, Dubai ve Kuala Lumpur, uluslararası sukuk piyasasının öne çıkan üç merkezi olarak kabul edilmektedir. Özellikle Londra, küresel yatırımcı tabanına erişim sağlarken; Nasdaq Dubai, Körfez sermayesi ve İslami finans yatırımcılarını buluşturan önemli bir platform olarak öne çıkmaktadır.
Türk katılım bankalarının ve bazı Türk kurumlarının gerçekleştirdiği uluslararası yabancı para (dolar, euro ve altın) bazlı sukuk ihraçlarının önemli bir kısmı Londra’da listeleniyor. Kuveyt Türk’ün ilk uluslararası sukuk ihracı, Albaraka Türk’ün 1 milyar dolarlık programı ve Türkiye Varlık Fonu’nun gerçekleştirdiği ihraçlar bu yapının öne çıkan örnekleri arasında.
Türkiye’de katılım bankacılığı ve piyasa yapısı
Katılım bankacılığı son on yılda Türk finans sektörünün en hızlı büyüyen alanlarından biri oldu. Sektörün aktif büyüklüğü 2025 yılında 4,3 trilyon TL’ye ulaşırken pazar payı da yaklaşık %9,2 seviyesine çıktı.
Buna rağmen Türkiye, katılım finansın toplam finansal sistem içerisindeki ağırlığı bakımından Malezya ve Körfez ülkelerinin gerisinde. Ancak güçlü bankacılık altyapısı ve küresel sukuk piyasasındaki büyüme eğilimi, Türkiye’nin bölgesel bir katılım finans merkezi olarak konumunu güçlendirebilecek önemli fırsatlar sunabilir.
Ülkemizde ekosistem hem kamu hem de özel sektör oyuncularından oluşuyor. Kuveyt Türk, Vakıf Katılım, Ziraat Katılım, Albaraka Türk, Türkiye Finans ve Emlak Katılım sektörün önde gelen kurumları arasında yer alırken sektör faaliyetleri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) gözetiminde yürütülüyor.
Sukukta yeni dönem: Tokenizasyon
Dünya genelinde tokenize sukuk alanında somut adımlar atılmaya başlandı. Bunun dikkat çekici örneklerinden biri, 2023 yılında Malezya merkezli Fusang Exchange tarafından gerçekleştirilen tokenizasyon çalışmasıdır. Fusang, International Islamic Liquidity Management Corporation (IILM) tarafından ihraç edilen bir sukuku dijital altyapı üzerinde tokenize ederek bu alandaki erken dönem kurumsal uygulamalardan bir örneği yatırımcılarla buluşturmuştur. Bu gelişme, blok zinciri teknolojisinin İslami sermaye piyasalarında teoriden çıkarak, gerçek piyasa ürünlerine entegre edilmeye başlandığını göstermekte.
Bununla birlikte Körfez bölgesinde ve Asya’da, özellikle Malezya ve Birleşik Arap Emirlikleri öncülüğünde, düzenleyici kurumlar ile finansal kuruluşlar, tokenize ve fraksiyonel sukuk modelleri üzerine çeşitli pilot çalışmalar yürütmekte. Bu girişimlerin temel amacı yatırımcı erişimini artırmak, ihraç süreçlerini hızlandırmak ve ikincil piyasa likiditesini arttırmaktır. Dijitalleşmenin sermaye piyasalarında yarattığı dönüşüm dikkate alındığında, tokenize sukuk yapılarının önümüzdeki dönemde İslami finansın önemli büyüme alanlarından biri haline gelmesi beklenebilir.
Türkiye açısından bakıldığında gayrimenkul, enerji, tarım ve KOBİ finansmanı gibi alanlarda tokenize sukuk modelleri önemli fırsatlar barındırıyor. Aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası finans merkezleri arasında köprü rolü üstlenebilecek potansiyeli de bu alandaki fırsatları daha anlamlı hale getiriyor.
Önceki hafta düzenlenen İstanbul Blockchain Week etkinliği kapsamında Türkiye’ye gelen ve kurumumuzu da ziyaret eden DMCC (Dubai Multi Commodities Centre – Dubai’de emtia, finans ve dijital varlık ekosistemini geliştiren küresel ticaret merkezi) CEO’su Ahmed Bin Sulayem ile bu alanda Dubai ve İstanbul arasında geliştirilebilecek iş birliği imkanlarını değerlendirme fırsatı bulduk. Özellikle tokenize sukuk ve dijital varlık ekosistemi çerçevesinde atılabilecek adımlar üzerine görüş alışverişinde bulunduk.
Tokenize sukuk pazarı dünya genelinde henüz erken aşamada ancak bu alanda öncü ülkelerin finansal ekosistemin dönüşümünde avantaj elde etme potansiyeli var. Geçtiğimiz ay İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) düzenlenen Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi’nde de dijital dönüşümün katılım finansın geleceğinde belirleyici bir rol oynayabileceği ifade edilmişti.
Bu çerçevede, sukuk gibi sermaye piyasası araçlarının tokenizasyonunun, uzun vadede yatırımcı tabanının genişlemesine ve uluslararası sermaye akışlarının daha etkin hale gelmesine katkı sunabileceği değerlendirilmelidir.