Kaynana çatlatan “İklim ve Sürdürülebilirlik” açıklamaları

Aslı GEDİK
Aslı GEDİK VERGİ PORTALI Asli.gedik@pwc.com

Umarım güzel bir bayram geçirmişsinizdir. Bu bayramdan size iki havadisle geldim: Birincisi “kaynana çatlatan bayram tatlısı”, diğeri de biz bayramda eş dost akraba ziyareti yaparken arka arkaya yayımlanan “Sürdürülebilirlik ve iklim” ile ilgili zorunlu açıklamaları içeren taslak standartlar. Bu iki haberin ortak noktasını merak ediyor musunuz?

“Bu tatlıyı yapmayan gelinler şimdiden bin pişman… Aypare, kaynana çatlatan tatlısı.” sloganıyla satılan tatlıyı evde yapıp, bu isimle kayınvalidenizin önüne koyamayacağınıza göre “sürdürülebilir ilişki” çerçevesinde adı zamanla “damak çatlatan tatlı” olarak evirilmiş. Yapmayanın pişman olacağı “sürdürülebilirlik - sustainability ve iklim değişikliği -climate change” ile çalışmalarda evirile evirile şirketlerin açıklaması gereken zorunlu standartlar olarak önümüze düştü.  Önümüze düştü ki ne düştü…

Hoş geldin “Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu”

Önce Kasım 2021 tarihinde “Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB)” kuruldu. Kim kurdu, niye kuruldu? Sürdürülebilirlik raporlamasını finansal raporlama ile aynı temele oturtmak ve bu doğrultuda küresel sürdürülebilirlik açıklama standartlarını geliştirmeyi amaçlayan kurum, UFRS Vakfı (IFRS Trustee) tarafından Değer Raporlama Vakfı (VRF), İklim Saydamlık Standartları Kurulu (CDSB) gruplarının birleşimiyle oluştu. Hedef, UFRS Sürdürülebilirlik Açıklama Standartlarını oluşturabilmek.

Kolları sıvayıp ilk icraatlarına giriştiler bile. Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartlarının bir an önce işlerlik kazanması için UFRS Teknik Çalışma Grubu (TRWG) ile taze taze iki tane prototip standart çıkardılar.

Hangi bilgiler açıklanacak?

Birincisi, “genel prototip” denen sürdürülebilirlik ile ilgili finansal bilgileri içeren dipnotlar, diğeri de iklim ile ilgili dipnot açıklamalarını içeren “iklim prototipi”.  Her iki prototip veya taslak standart, iklim değişikliğinin etkileri konulu çalışma grubunun (TCFD) 4 temel alanı üzerine inşa edilmiş: yönetim (governance), strateji (strategy), risk yönetimi (risk management) ve ölçüm ve hedefler (metrics and targets).

Sürdürülebilirlik ile ilgili yapılacak genel açıklamalar, şirketlerin işleyişlerini etkileyen çevresel, sosyal ve yönetişimden (ESG faktörleri) kaynaklı risk ve fırsatları değerlendirmelerini kapsamakta. Amaç bu konunun şirketin ilerideki nakit akışını ve şirket değerini nasıl etkileyeceği konusunda yatırımcıya, ortağa, diğer paydaşlara bilgi vermek.

İklim değişikliğinin etkilerini açıklamak için oluşturulan ikinci setin amacı da birincisinden farklı değil. İklim değişikliğinin getirdiği riskler ve fırsatların şirket performansı, bilançosunu ve nakit akışını nasıl etkilediğinin anlatılması. Bu bilgiler ışığında da şirket değerinin (enterprise value) yatırımcı, ortak ve kredi kuruluşları tarafından değerlendirilmesi. 

İklim değişikliği hem risk, hem de fırsat

İklim değişikliği ile ilgili riskler, fiziksel risk (physical risk) ve dönüşümden kaynaklanan risk (transitional risk) olarak tanımlanmakta. İklim değişikliğinden dolayı oluşabilecek sel, kuraklık gibi fiziksel riskler, şirketlerin varlıklarına doğrudan zarar verebileceği gibi; tedarik zincirinde çıkabilecek problemler de diğer olası fiziki risklerdir. Düşük karbon ekonomisi, regülasyon tarafından getirilen düzenlemeler de şirketlerin için dönüşüm esnasında karşılarına çıkabilecek risklerden bazılarıdır.

Şirketler konuyla ilgili açıklamalarını yaparken, aynı zamanda bu değişim ve dönüşümün olumlu etkilerini ve çıkan fırsatları da finansal tablo okuyucularıyla paylaşacaklar.

Avrupa’da yatırımın varsa, kolları sıva

Avrupa Birliğinin bu konuda sessiz kalacağını düşünüp, bayramda afiyetle kaynana çatlatan tatlısını yiyenler, durum hiç de düşündüğünüz gibi olmadı. Kurumsal Sürdürülebilir Raporlama Direktifleri (CSRD) altında 13 tane “Avrupa Birliği Sürdürülebilir Raporlama Standartları” taslağı çıkarıldı. Kulağıma gelen haberlere göre Avrupa’da yaklaşık 50,000 tane şirket bu yeni standartlardan etkilenecekmiş.

Ne demişler, kurunun yanında yaşta yanar. Şirketiniz Türkiye’de olsa bile Avrupa Birliğine bağlı bir ülkede yatırımınız varsa, yatırım yaptığınız şirket yakında hayata geçecek bu standartları uygulamak zorunda kalacaktır.

Amerika’da yatırımın varsa, hiç durma

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) da hemen harekete geçti. 21 Mart tarihinde, Amerika Borsalarında işlem gören şirketlerin uyması gereken iklim değişikliğinin şirketler üzerindeki risk ve etkilerini kapsayan dipnotlarla ilgili taslağını yayımladı. Taslağa göre, şirketler tarafından verilecek bu bilgiler, denetlenmiş finansal tabloların içerisinde yer alacak olup, finansal metrikleri ve şirketin karbon emisyon bilgilerini de içerecek.

Bayram tatlılarının ağzımızdaki güzel tadını bozmamak için hemen “Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği” ile ilgili açıklamaları kapsayan bu standartların henüz taslak oldukları bilgisini paylaşayım. Ama pek yakında…

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar