Kemerlerinizi bağlayın, yarın enflasyon açıklanıyor

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ Her ne kadar bazı ekonomistler döviz kurundaki artışın enflasyona yol açmadığı görüşünü savunuyorsa da, geçmişten yansıyanlar gerçeğin hiç de öyle olmadığını ortaya koyuyor.

✔Son dört yılın verilerinin söylediği şu: "Kur ne zaman artarsa, fiyatlar da o zaman çok artar. Ayrıca kur zehri fiyatların bünyesinden öyle kolay kolay da çıkmaz."

✔ Dolar ay ortalaması bazında kasımda yüzde 15 değer kazandı. Aralıktaki artış sanki yüzde 30'ları bulacak gibi. Şu durumda fiyatlar ne ölçüde artar, varın siz hesaplayın...

Hani olur ya oranları görünce yerinizden zıplar ve savrulursunuz; siz o yüzden en iyisi mi kemerlerinizi bağlayın ve sarsıntıya hazır olun. Ve yine olur ya “Bu oranlar mı bizi yerimizden zıplatacaktı yani” diye niteleyeceğiniz artışlar gelirse, ne kaybetmiş olursunuz ki bir kemer bağlayıp çözmekten başka... Ama yine de tedbirli olmakta yarar var, bizden söylemesi...

Yarın “takke düşecek (ve muhtemelen) kel görünecek”... Takke düştüğünde gür bir saç görme ihtimalimiz var mı?

Pek yok değil mi, hatta hiç yok gibi görünüyor değil mi...

TÜİK yarın üretici ve tüketici fiyatlarındaki kasım ayı değişimini açıkladığında “Bu oranlarda ne var ki” derseniz, iki nedenden söz edilebilir:

Birincisi; tahminlerin çok çok altında oranlar açıklanmıştır.

İkincisi; fiyatları zaten bire bir yaşamakta olduğunuz için açıklanan oranlar çok yüksek bile olsa size hiç şaşırtıcı gelmeyecektir.

Geçmiş geleceğe ışık tutuyor

Yeni ekonomi politikası, bu amaçla gidilen makas değişikliği, faiz indirimi ve kurdaki tırmanma...

Bu olanların fiyatlara nasıl yansıdığını kasım ayında hep birlikte yaşadık. Yarın da bu yaşanmışlığın resmi verilere enflasyon olarak nasıl yansıdığını göreceğiz.

Bazı ekonomistler aradaki bağlantıyı görmezden geliyor ve kabullenmiyorsa da geçmiş veriler gösteriyor ki kur artışı ile fiyat artışı arasında çok sıkı bir bağ var. Hatta öyle ki, kur zehri bünyeye bir kere girmeyegörsün, kur gerilese bile bu zehir bünyeden öyle bir anda atılamıyor ve fiyatlar artmaya devam ediyor. Bu konuda çok iyi bir örnek de var zaten.

Kur-fiyat geçişkenliğini görmek için son dört yılın verilerinden bir tablo oluşturduk. Üretici ve tüketici fiyatlarının son dört yılda en çok artış gösterdiği ayları çıkardık ve bu aylardaki dolar kuru değişimine baktık.

2018 ve 2021’in birbirine benzer yönleri var. 2018’de meşhur rahip krizini yaşarken elimizdeki faiz silahını geç kullandık. Dolar, ağustosta yüzde 21, eylülde yüzde 11 arttı. Bu aylarda sırasıyla yüzde 7 ve yüzde 11’e yakın üretici fiyat artışı gördük.

Aynı yılın eylülünde tüketici fiyatları da yüzde 6.3 gibi çok yüksek bir artış gösterdi.

Dedik ya zehir bünyeye bir kere girmeyegörsün! Dolar, faizi artırınca ekim ayında bu kez yüzde 8 geriledi. Ama fiyatlardaki artış sürdü. Kur zehrini bünyeden öyle bir anda atmak mümkün olmuyordu çünkü.

Bugünlere yansıyan ışık

TÜİK üretici ve tüketici fiyat endekslerindeki kasım ayı gerçekleşmesini yarın açıkladığında nasıl oranlar görürüz acaba...

Dolar ekim ayında yüzde 7’den fazla değer kazanmış ve bunun etkisi ekim ayı endekslerine belli ölçüde yansımıştı. Dolardaki artış kasımda çok daha hızlı. Artış oranı yüzde 15’i geçti. Bu oranları ay ortalamasına göre hesapladığımızı belirtelim.

Yüzde 15’lik kur artışından, sevimli mi sevimli, bizi üzmeyecek bir enflasyon oranı herhalde çıkmaz.

“Peki sen ne tahmin ediyorsun” diye soranlarınız olabilir. Bir tahminim yok; ama kemerimi bağladım, bekliyorum...

Aralık ayını düşünmek bile korkutuyor!

Aralık ayını düşünemiyorum, doğrusu düşünmeyi de pek istemiyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün akşam yaptığı konuşmadan sonra dolar bir ara 14 liraya dayanınca nasıl hesap yapmam gerektiğine bir türlü karar veremedim.

Erdoğan’ın bu açıklamalarından sonra Merkez Bankası’nın aralık toplantısındaki faiz indiriminin 1 puanda kalacağına da pek ihtimal veremez oldum. Öyle görünüyor ki indirim çok daha yüksek tutulacak gibi. Bu durum TL’deki değer kaybını tabii ki daha da hızlandıracak.

Sonra aralık ayındaki dolar kuru ortalamasının ne olabileceği konusunda iki varsayımda bulundum.

Doların aralık ortalaması 13.50 ya da 14 olursa, diye bir hesap yaptım.

Aralıktaki ortalama 13.50 olursa kasımdaki 10.52’lik ortalamaya göre yüzde 28 artış yaşanıyor. Yok eğer aralıktaki ortalama 14’e çıkarsa, kasıma göre olan artış yüzde 33’ü buluyor.

Bir ayda yüzde 28 ile 33 arasında değişen artış!

Sabit kur sisteminde alınan devalüasyon kararları dışında bu görülmüş bir durum değil.

Artık doların üçte bir oranında arttığı bir ayda fiyatlar nasıl bir “evrim geçirir” onu da siz düşünün!

Merkez Bankası “Hem karnım doysun, hem pastam dursun” diyor, olmaz!

Merkez Bankası 23 Ocak 2014 tarihinden sonra ilk kez dün dövize satış yönünde müdahale yaptı. Merkez Bankası dövize alım ya da satım yönünde doğrudan müdahale ettiğinde bunu kamuoyuna duyuruyor; ancak tutarı 15 işgünü sonra açıklıyor.

Merkez Bankası’ndan dün öğle saatlerinde yapılan tek cümlelik açıklamada şöyle denildi:

“Döviz kurlarında görülen sağlıksız fiyat oluşumları nedeniyle piyasaya satım yönünde doğrudan müdahale edilmektedir.”

Merkez Bankası’nın bu açıklaması ve müdahalesi sonrasında dolar hızla geriledi ve 13 liranın altına indi. Ancak bu geri çekilme kısa süreli oldu. Dolar, gerilmiş yay gibi kısa süre sonra hızla artmaya başladı ve 13.35’e kadar çıktı.

Merkez Bankası’nın elinde bir atımlık barut olduğunu bilmeyen var mı? Dolayısıyla Merkez Bankası piyasaya nasıl güçlü bir şekilde müdahale etsin; zaten sattığı döviz kendisinin değil ki!

Ayrıca hem faizin, hem döviz kurunun aynı zamanda düşük tutulamayacağı bilinmiyor olabilir mi? Bu nasıl bir yaklaşımdır, anlamak mümkün değil! Zaten tutulamadı ve kur yükselmeye başladı.

Siz her kademede; siyasette ve bürokraside gün geçmeyecek ki dövize doping olacak şekilde faizin indirileceğini söyleyecek, ardından da kur yükseliyor diye emaneten elinizde bulunan dövizi satmaya kalkışacaksınız.

Sonuç; çok kısa süreli bir kur düşüşü...

Ara ara döviz satılsa da bunun sonu yok! Piyasa elinizi görüyor, bu oyundan galip çıkmanız mümkün değil!

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar