Kentsel dönüşümde çoğunluk güçlendi: Peki güven ve finansman ne olacak?
Kentsel dönüşümde son dönemde peş peşe iki önemli adım geldi. İlki, 4 Şubat tarihli düzenlemeydi. Orada daha çok karar alma süreçlerini kilitleyen başlıklara müdahale edildi. İkincisi ise Nisan başında Bakanlığın açıkladığı yeni kredi paketi oldu. Bu kez finansman tarafında daha somut bir çerçeve görüyoruz. İstanbul’da riskli yapıların dönüşümü için Dünya Bankası finansmanlı program kapsamında ilk yılı ödemesiz, 180 ay vadeli, aylık %0,69 oranlı ve 3 milyon TL’ye kadar kredi imkanı duyuruldu. Bunun yanında bazı gruplar için ek faiz indirimleri de açıklandı.
Tek konutu olan maliklerden orta ve düşük gelirli hanelere, belirli sosyal gruplardan enerji verimli binalara kadar uzanan bir önceliklendirme var. Başvuru sürecinin de müteahhit, sistem kaydı, proje onayı, e-Devlet başvurusu ve banka aşamalarından oluşan daha kontrollü bir yapıda tasarlandığı görülüyor.
Karar hızı…
Bu iki adımı birlikte değerlendirmek gerekir. Devlet bir yandan 4 Şubat düzenlemesiyle karar süreçlerini hızlandırmak istiyor, bir yandan da 4 Nisan açıklamasıyla finansman ayağını daha görünür hale getiriyor. Açık konuşayım, bu alanı uzun süredir izleyen biri olarak bunu önemli buluyorum.
Kentsel dönüşüm Türkiye’de çoğu zaman yalnızca teknik bir inşaat meselesi gibi ele alındı. Oysa uygulamada dosyalar bazen finansmandan, bazen maliklerden bazen de idarelerden kaynaklı nedenlerle tıkanıyor. 4 Şubat düzenlemesinin önemli tarafı buydu. Karar mekanizmasını, özellikle riskli yapılar tarafında, daha erken aşamada çalıştırma iradesi ortaya kondu. Bu yaklaşımın neden gerekli olduğunu anlamak zor değil. Deprem riski olan bir yapı söz konusuysa, aylarca hatta yıllarca süren tıkanmaların kamu açısından da toplum açısından da taşınabilir bir tarafı kalmıyor. Bu yüzden çoğunluğun önünü açan bir yaklaşımın gelmiş olması kendi içinde anlaşılır.
Kredi çerçevesi…
Ama işin diğer yarısı da var. Orası da finansman. Zaten Bakanlığın yeni kredi paketini önemli kılan taraf biraz burada. Çünkü Türkiye’de uzun zamandır kentsel dönüşüm konuşuluyor ama dönüşümün mali mimarisi çoğu zaman ya eksik kalıyordu. Oysa yeni açıklanan pakette kredi yalnızca bir rakam olarak verilmemiş. Kimlerin öncelikli olacağı, hangi koşullarda başvurulacağı, başvuru zincirinin nasıl işleyeceği ve hangi gelir disiplini içinde kullandırılacağı da tarif edilmiş durumda.
Saha gerçekleri…
Benim burada asıl dikkat çekmek istediğim nokta ise kentsel dönüşümde finansman dediğimiz mesele sadece bireye kredi açmak değildir. Her parselin ekonomik kapasitesi aynı değil. Her mahallenin gelir yapısı da aynı değil. Bazı bölgelerde 3 milyon TL’lik kredi gerçekten dönüşümü yapmaya imkan yaratır. Bazı bölgelerde ise bu destek tek başına yeterli olmaz. Çünkü sadece inşaat maliyeti değil, geçici taşınma maliyeti, kira baskısı, maliklerin gelir seviyesi, projenin toplam fizibilitesi ve müteahhidin bunu hangi güçle üstleneceği ile de ilgili bir bütüncül yapıdan bahsediyoruz. O yüzden açıklanan finansman paketini doğru okumak gerekir. Bu adım önemlidir. Ama bunu bütün mahallelerde aynı etkiyi yaratacak tek çözüm gibi görmek de doğru olmaz.
Zaten kentsel dönüşümün en zor tarafı da burada başlıyor. Yüksek değer üreten alanlarda dönüşüm nispeten daha kolay ilerliyor. Fakat gelir düzeyi daha kırılgan bölgelerde, yalnızca borçlanmaya dayalı bir modelin sınırları daha hızlı görülüyor. Bu yüzden önümüzdeki dönemde kredi desteğinin yanında proje bazlı ek modellerin, kira desteklerinin, belki daha güçlü kamusal katkıların ve farklı gelir gruplarını birlikte düşünen finansman tasarımlarının da konuşulması gerekecek. Çünkü dönüşüm sadece bina yenilemek değil. Aynı zamanda insanların yaşadığı çevreyi, mali yükünü ve barınma imkanını yeniden kurmak demek.
Sonuçta bugün geldiğimiz yerde şunu söyleyebiliriz. Kentsel dönüşüm tarafında karar süreçlerini hızlandıran ve finansman desteğini daha görünür hale getiren bir çerçeve kuruluyor. Bu, az şey değil. Hatta uzun süredir beklenen bir yön değişimi. Ama sahadaki başarı, mevzuatın gücü kadar uygulamanın açıklığına da bağlı olacak. Malik hesabı net görecek, projeyi anlayacak, sürecin nereye gittiğini takip edebilecek. O zaman kredi de yerine oturur, çoğunluk kararı da daha az tartışılır hale gelir. Kentsel dönüşümde iş en sonunda yine aynı yere çıkıyor. Hız önemli. Finansman önemli. Ama bunların sağlam sonuç üretmesi için güven duygusunun da aynı ölçüde korunması gerekiyor.