Kıbrıs’ın gerçek sahibi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’inde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini sosyal demok­rat parti Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) adayı Tufan Erhürman, yüzde 62,76 oy ile kazan­dı. Yeniden aday olan Cumhurbaşkanı Ersin Ta­tar ise yüzde 35,76 oy aldı. KKTC’de Erhürman’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerinden zaferle çıkması “federasyon” ve “iki devletli çözüm” tartışmala­rını beraberinde getirdi.

Sultan II. Abdülhamid, Osmanlı topraklarını Rus İmparatorluğu saldı­rılarından koruması için 4 Haziran 1878 tarihin­de imzalanan Berlin Antlaşması’ndan hemen ön­ce Kıbrıs Konvansiyonu ile “Kıbrıs adasının yö­netimi geçici olarak Büyük Britanya”ya bırakıldı. Ada’nın yıllık sabit kira bedeli olarak 92.799 ster­lin 11 şilin 3 penny olarak belirlendi. Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’nda İngiltere’ye karşı savaşa girmesiyle İngiltere Kıbrıs’ı ilhak ettiğini bildirdi.

KKTC Dışişleri Bakanlığı Enformasyon Dai­resi, resmî sitesinde bu durum şu cümlelerle yer açıklanıyor: “İlgili antlaşma oldukça ağır hüküm­ler içermesi üzerine İngiltere’nin başını çektiği devletler Osmanlı ve Rus Devletlerine birer no­ta vererek söz konusu Ayestefanos Barış Antlaş­ması yerine Berlin Antlaşması’nı imzalattılar. Berlin konferansında Kıbrıs adasının da yöne­timinin İngiltere’ye bırakılmasına karar verildi. Böylece 1878 yılından itibaren Kıbrıs adası İngil­tere’ye kiralanmış oluyordu. Böylece 1960 yılına kadar sürecek olan Kıbrıs’ta İngiltere hâkimiye­ti başlamış oluyordu.

Söz konusu olumsuz durum Kıbrıslı Türkleri derinden etkilemiştir.” İsviç­re’de 11 Şubat 1959 tarihinde imzalanan “Garan­ti Antlaşması” gereği, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “garantör ülkeler”i olarak İngiltere, Yunanistan ve Türkiye kabul edilir. “Garanti Antlaşması”nın 3. maddesinde “Üç garantör devletten biri, birlikte veya birbirlerine danışarak hareket etmek olanağı bulunmadığı takdirde, bu antlaşmanın oluşturdu­ğu durumu münhasıran yeniden oluşturmak gaye­si ile hareket etmek hakkını korumaktadırlar” de­nilmekte.

İngiltere etkisi

Üç garantör ülkeden biri olan İngiltere, Kıbrıs ile ilgili bütün tartışmaların hep dışında kalmayı tercih ediyor. Oysa Kıbrıs’ta hem Kuzey’in hem de Güney’in asil sahibi hiç kuşkusuz İngiltere. Ada’ya uçaktan indiğiniz andan itibaren bir İngil­tere toprağına ayak bastığınızı hissediyorsunuz. Türkiye veya Yunanistan’da trafik sağdan akar­ken Ada’da trafik, İngiltere’de olduğu gibi soldan akıyor. Türkiye veya Yunanistan’da kullandığı­nız hiçbir elektronik cihazı Kıbrıs’ta kullanamı­yorsunuz. Tatile gittiğinizde telefonunuzu bi­le şarj edecek priz bulamıyorsunuz.

Ada’da her­kesin ikinci dili İngilizce. KKTC’de eğitim her ne kadar “T.C. Eğitim Müfredatı” uygulansa da eğitim ve hukuk sisteminde, mimaride ve şe­hir planlamasında, günlük yaşamda kullanı­lan bazı alışkanlıklar ve kültürel öğelerde de İn­giliz etkilerini iliklerinize kadar hissedersiniz. 2004 yılında Türklerin “Yes be annem” diye­rek kabul ettiği, Rumların “hayır” dediği “An­nan Planı Referandumu” öncesinde de sonra­sında da İngiltere, Kıbrıs tartışmalarının hep dı­şında kalmayı tercih etti. Günümüzde de bilinçli bir şekilde bu tutumunu sürdürüyor İngiltere.

Ada’da 470 İngiltere’de 320 bin Kıbrıs Türkü

KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denk­taş’ın torunu Rauf Kürşad bile Kıbrıs Rum ke­siminin Avrupa Birliği üyesi olmasının ardın­dan “Kıbrıs Cumhuriyeti” pasaportu aldı. Bu ko­nu, Ada’da çok tartışıldı. Kuzey Kıbrıslı Türk gençleri İngiltere’de 10 bin yerine 2 bin dola­ra eğitim alabilmek için “Kıbrıs Cumhuriye­ti” pasaportu aldılar. Hem de istisnasız bütün gençler. Öğrenci olmayanlar ise işçisinden me­muruna, en azından seyahat özgürlüğü için AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportuna sahip.

Birleşik Krallık İçişleri Bakanlığı (Home Offi­ce) tarafından 2011 Şubat ayında parlamentoya gönderilen resmi yazıda, ilk kez İngiltere’de ya­şayan Türk sayısı açıklandı. İngiltere İçişleri Ba­kanlığı kayıtlarında, İngiltere’de yaşayan KKTC kökenli Türklerin (ikinci ve üçüncü kuşak dâhil) sayısının 320 bin civarında olduğu belirtiliyor. KKTC’de 2023 rakamlarına göre 476 bin vatandaş yaşıyor. İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türk sayı­sı Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan sayıdan biraz az. Kıb­rıslı Türkler, her ne kadar Türkiye’ye “anavatan” deseler de nihai hedefleri İngiltere’de olmak. Kıb­rıslı Türklerin göç ülkesi Türkiye değil İngiltere.

Kültür emperyalizmi

“Üzerinde güneş batmayan imparatorluk” ola­rak da nitelendirilen Britanya İmparatorluğu, batıda Amerika Birleşik Devletleri, doğuda Hin­distan hatta Avusturya ve Yeni Zelanda’ya kadar dünyanın her yerinde işgal ve ilhak ettiği bütün toprakları hem sömürdüler hem de kültürlerini kalıcı olarak yerleştirdiler.

Hollanda’nın Lahey kentinde aralıksız 20 saat süren 10-11 Mart 2003 ilk “Annan-Denktaş-Pa­padopulos” görüşmeleriyle başlayan “Kofi An­nan Planı”ndan 2013’deki “Ban Ki-moon Planı”­na kadar ve sonrasını da takip etmiş bir gazeteci gözlemiyle; Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs üze­rinden kavga etmeye devam ederken, “kültür em­peryalizmi”yle zaten her iki tarafın da gerçek sa­hibi İngiltere.

Yazara Ait Diğer Yazılar