Kime gelişmiş ülke denir?

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Gelişmiş ülke denilince aklımıza genellikle ekonomik gücü daha yüksek olan ülkeler gelir şüphesiz. Ve çoğunlukla da batılı ülkeleri düşünürüz. Kişi başına düşen gelirinin yüksek oluşu, eğitim ve sağlığa ilişkin devletin vatandaşlarına sağladığı imkanların fazlalığı; diğer bir deyişle ekonomik güç ile tanımlarız gelişmiş ülkeleri. Sonra biraz daha düşününce ancak, hukuksal açıdan adalet sistemini ve kişilik haklarının da gelişmişlikteki önemini anımsamaya başlarız. Oysaki bu kavramların ekonomik gelişmişlikten çok daha önde gelmesi gerekirken, yeni dünyada öncelikler değişmeye başladı. Düşündüğümüzde İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya’nın da Japonya’nın da tüm ekonomik gücü kaybolmuş olmasına rağmen; ilkeli duruşları, çalışkanlığı, hukuka ve en önemlisi insan haklarına verdiği önem sayesinde bugünkü refah seviyelerine ulaşabildiler. Buradan hareketle gelişmiş ülke yapısının temelini demokrasi ve istikrarlı yönetimin oluşturduğu sonucuna varmak çok da zor olmasa gerek.

Günümüzde bir ülkenin güçlü olup olmadığını ortaya koyan değerlendirme anlamına gelen GDP’nin ne anlama geldiğini bir hatırlayalım. GDP (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) tarım, sanayi, inşaat, ticaret, ulaştırma ve haberleşme, mali kuruluşlar, konut, hizmetler toplamı, ithalat vergisinden oluşan gelirlerin tamamından oluşmakta. Gayri Safi Milli Hasıla’dan tek farkı, dışarıdan elde edilen gelirlerin yer almamış olması. Aslında bu durum, ülkelerin üretim ve kendi başlarına yarattıkları değeri daha çok ortaya koyduğu için, kıyaslamada da daha doğru bir sonuç ortaya koymakta. Hani bir ülke zengin mi, yahut varlıklı mıdır; dolayısı ile o ülkede yaşayan halk da kişi başına yeterince gelir elde etmekte midir sorusunun cevabını kısmen bu veriden elde edebilmek mümkün.

Gelelim madalyonun diğer yüzüne. Yani demokrasi açısından gelişmişliğin yükseltilmesi için gerekliliklere. 2019'da başlayan yargı reformu sürecinde bugüne dek 3 paket Meclis'te kabul edilerek yasalaştı. Gözler artık, insan hakları eylem planını da içeren 4.pakette. Paket; kadına karşı şiddetten çevre hakkına, hayvan haklarından adil yargılanma ilkelerine, gayrimüslimler için yapılacak kutsal gün ve bayramların resmi tatile dönüşmesine varıncaya dek pek çok yargısal ve hukuksal alanı içeriyor. Paket çerçevesinde oluşturulan İnsan Hakları Eylem Planı 80 sayfalık taslak bir metin içeriyor. Plan, 1 milyonu aşan vatandaş-kamu davaları için ara buluculuk yöntemi ile biriken davaların vatandaşı da mağdur etmeyecek şekilde hızla çözülmesini hedefliyor.

Vatandaş bu demokrasi paketini beklerken, iş dünyası da vergi affını dört gözle bekliyor. Başta matrah artırımı olmak üzere, stok affı, gayrimenkul değerleme imkanı, kasa affı, vergi davalarında aşamalarına göre vergi ve cezalarda indirim, dava aşamasındaki kamu alacaklarına af, işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlara ilişkin kayıtların düzeltilmesi gibi başlıklar gündemde. Ekonomideki açmazları gidermede firmalarımızı rahatlatmanın çok önemli olduğunu düşündüğümüzde, bir an önce bu yasanın da çıkması gerektiğinin altını çizmeliyim.

Türkiye için gerekli, gerekli olduğu kadar da gelecek açısından önem taşıyan her iki konuda da alınacak hızlı aksiyonları büyük bir merakla bekliyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
İhracat AŞ. 22 Ekim 2021
Bir iki üç çip 08 Ekim 2021
Ortaya karışık program 10 Eylül 2021
Haydi büyüyelim 03 Eylül 2021