Kırıntı Büfe
1984 “You’re My Heart, You’re My Soul” Modern Talking listeleri sallamıştı. Thomas Anders (Bernd Weidung) haftasonu İstanbul’daydı. Türkiye’ye 5 kez geldi Thomas. Bu sefer kaçıramazdım gençliğimizin şarkılarını. Scorpions, Alphaville, Modern Talking derken biraz tüketimi coşturmuş, üstelik kredi kartı ile perakende satışları arttırmış, enflasyona bir parça olumsuz katkı vermiş olabilirim. İlgililerinden özür dilerim. Oysa neoklasik ana akım anlayış gereği tüketimimi baskılamalı, mümkünse evde oturmalıydım. Söz bu hafta kahve ve benzin tüketimimi azaltarak telafi edeceğim. Gerçi biraz KDV, biraz ÖTV ile bütçeye bu sefer olumsuz yazacak yine ana akım ortodoks anlayış gereği. İşte öyle yıllardı 80’ler ve 90’lar. Hatta bir deyişle “limon gibi sıkıldığımız” yıllardı.
Bir Spanish Burger değil
Ortadirek Şaban (1984) ile Banker Bilo’lu (1980) yıllarda Pam Woodall tarafından Satın Alma Gücü Paritesi (PPP) üzerinden oluşturulan bir endeks var. The Economist Big Mac Index (1986). Tesadüf bu ya Taksim’de açılan ilk mağaza da aynı yıl. Big Mac Endeksi yine manşetlerdeydi geçen hafta. Fakat kimsenin aklına ABD ve dünya menü ortalama fiyatını kontrol etmek, bundan hareketle iddia edilen kurun seviyesini hesaplamak gelmemiş olmalı ki, o yüzden manşetti muhtemelen. İddia edilen kurun seviyesinin yanlış olması değildi yalnız tek sorun.
Big Mac Endeksi kurun seviyesini vermez. Satın Alma Gücü Paritesi’ne göre enflasyon ve kura göre kimin menüsü daha pahalı, kiminki ABD’ye göre daha ucuz onu söyler. Üstelik formülle ima edilen kur da manşete alınandan daha düşük çıkıyor ayrıca. Daha ilginci manşete alınan blog yazısının, daha 10 ay önce merkez bankası dolar almasa kur 30 TL altına gider diye %100 tersini söylemiş olması. Fakat bu da değil. Yine başka bir blog yazısında, Türkiye’nin Satın Alma Gücü Paritesi ile GSYİH sıralamasının diğer ülkelerle kıyaslaması ile doğruyu yansıtmadığının ima edilmesi peki?
Hababam sınıfı
Moda’da Kırıntı Büfe (1981) Saint Joseph Lisesi mezunlar günü “Petit Pain” katılım teşekkür yazıları hala bugün bile silik de olsa duvardadır. Fuat abi bugün bile bizleri görse çocukluğumuzu hatırlar. Sezen Aksu Küçüğüm gibi Moda, Kadıköy, Yeldeğirmeni, Caddede gençliğimiz geçerken, Saint Joseph’te bir gün Ayhan Hoca’yı yine sıra kapaklarını vurarak “Ayhan Hoca” nidaları ile karşılarken, ortaokul Türk Müdür Yardımcısı Haluk Denizli okulun diğer ucundan gelip “gençler diğer tarafta ders yapılmıyor, biraz yavaş” demişti. Rahmetli Ayhan Hocamız Malkoçoğlu’nun da çizeriydi. O sıralarda Ali Ulvi Elöve “Dağ Başını Duman Almış” dizelerini yazmıştı.
Bir gün 81300 Moda’da arkadaşım Boran ile arabayı park ederken camı tıklattı komşu. Rahmetli Barış Manço “Gençler az ileri alırsanız arabayı çıkaracağım” dedi. Bugün müzedeki arabasını. Fırsatı kaçırmadım, “Barış ağabey senin Gülpembe şarkın hiçbir kasette yer almıyor, nereden bulabilirim” diye sordum, “Haklısın, plakçımla konuşayım” dedi. 7’den 77’ye Adam Olacak Çocuklar yıllarıydı o zamanlar. Rahmetli babamın iddiası Gesi Bağları (anonim) dizelerinde büyük dedemin de emeği varmış. Var veya yok, Dönence, Tamirci Çırağı, Aldırma Gönül gibi bam teline vurur şarkı.
P.K. 80219
İsim babası olduğum, Türkiye’de bir binayı işaret eden ikinci posta kodu. Körfezbank’ın iç iletişim dergisinin adı. 81300 Moda Barış Manço ise 80219 Teşvikiye Körfezbank idi. Özel izinle PTTBank’ın kuruluş yıllarında işbirliği vesilesi ile almıştım bu tarihi bina için. Şimdi dünya markası en az 3 kere FT’de manşet olmuş Nusret’in. Aşağıda Armani Café vardı o zamanlar. Karşısındaki Teşvikiye PTT’de ilk deneme posta çeki hesaplarını açmıştım. İlk sistem testlerini de tarihi Sirkeci PTT binasında yapmıştık. Posta, banka, lojistik üçlemesinin “neden olmasın” ilhamını da 2 posta şubesi vermişti. Biri Estergon Kalesinden ileri Saint André kasabasındaki Postabank şubesi, diğeri de 01 Adana Pozantı PTT şubesi. Interbank’ta İslam Kalkınma Bankası garantili Cezayir akreditifini de unutmam. Küşad mektubu Fransızca’ydı. Bankada 2 kişi bilirdi. Biri ben, diğeri Osmanlı Bankası’ndan, toprağı bol olsun Mösyö (Monsieur) Massimo Carmelich. O banka danışmanı olduğu için bütün metni ve işi ben kontrol etmiştim. Neyse rezerv yemeden kapatmıştım dosyayı.