Kırsal kalkınmanın başkenti Kars
“Urla ve Londra’nın ardından bu yıl dördüncüsü Kars’ta düzenlenen Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nde yalnızca film izlemedim. Kırsal kalkınmanın gerçekten mümkün olup olmadığını anlamaya çalışırken kendimi önce Kars’ta, sonra dünyanın en önemli kırsal ekonomi değer zinciri olan Fransa’nın Rokfor kasabasında buldum.
Rokfor yerel koyun ırkını, üreticiyi, mağara turizmini, ihracatı ve gastronomiyi aynı değer zincirinde buluşturan dünyanın en başarılı kırsal kalkınma modellerinden biri. Kars Kaşarının hikâyesi büyüdüğünde aynı ölçekte bir marka haline gelebilir.
Lacaune koyunlarından elde edilen süt ile üretilen Rokfor, Soulzon’un doğal kireçtaşı mağaralarında olgunlaştırılıyor. Üretimi son yıllarda 14 bin tonlara kadar gerilese de dünya çapındaki başarısı benzersiz. Ortalama 60 Avro’dan ihraç edilen peynirin ekonomik değeri 450 milyon doları geçiyor. Üretimin yüzde 80’ini gerçekleştiren Societe’nin yıllık cirosu 711 milyon Avro.
Peynircilik yeniden canlandı
19. Yüzyılda Rus Çarı’nın İsviçre’den davet ettiği ustaların Kars’ın Boğatepe, Sarzep, gibi köylerde başlattığı ve son yıllarda kaybolmaya yüz tutmuş peynircilik faaliyeti İlhan Koçulu önderliğinde yeniden canlandırıldı. Boğatepe’de yeniden canlandırılan peynircilik, kırsal kalkınmanın yerel halkın sahiplendiği ortak bir gelecek tasavvuruyla mümkün olabileceğini tüm Türkiye’ye gösterdi.
Festivalin mimarlarından Gülper Ergün’ün vizyonu kalkınma için yazılan hikâyelerin ekosistemleri değiştirici etkisini ortaya koyuyor. Boğatepe’nin hikâyesini dünya ölçeğinde görünür kılan, Koçulu’nun yıllara yayılan emeği ve bölgedeki üreticilerin kararlılığı, bugün Türkiye’nin en başarılı kırsal kalkınma örneklerinden birini ortaya çıkarmış durumda.
Kars’ta gençler köy ile kent arasında yeni bir yaşam modeli kurmuş. Türkiye’de tartışma hep ‘Gençler neden köyde kalmıyor?’ sorusu etrafında dönüyor. Oysa asıl soru, “Karslı gençler köy ile kenti birleştiren, tarımı önceleyen yaşam modelini sosyolojik olarak nasıl inşa etti” olmalı. Gençler burada hayvancılık yapıyor, mandıralarda çalışıyor, peynir ustalığı öğreniyorlar, uygun vakitlerde kentin sosyal ve kültürel hayatıyla bağ kurup, kentin ruhuna katkılarını sunuyorlar. Kente sırtlarını dönmeden, köyden vazgeçmeden sürdürülebilir bir iş modeli/ hayat inşa ediyorlar. Politika yapıcıların desteklerle, devasa projelerle inşa etmeye çalıştığı kalkınmayı onlar yaşayan bir yapı olarak el birliği ve sükunetle yaşıyor.
Malakanlardan bugüne kadar uzanıyor
Kars’ın endemik bitkileriyle kremler üreten Oğuzlu Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurucusu Sondem Yıldırım’ın doktor kızı da, Zümran Ömür’ün eğitimli oğlu da, İzmir’in Karslı iş kadınlarından Perihan Yolcu’nun kurduğu Karakale Kadın Kooperatifi de Aleksander Kaiser’in kızı Safiye Koçulu’nun namı diğer Sofu ananın kucaklayıcı izinden giden kalkınma motivasyonunun kahramanları. Malakanlardan bugüne uzanan peynir kültürünü yaşatan ustalar, çocuklarıyla birlikte aynı üretim zincirinin içinde yer alan girişimciler, her biri yalnızca peynir üretmiyor, bölgenin geleceğini yoğururken kırsal kalkınma için iyi örnek yaratıyorlar.
Sadece onlar değil agroturizmin önemli yapıtaşı konaklama alanında Otel 1924’ü kuran Tomris Çapan da, Kars’ın ana caddesinde peynir satan her bir dükkân, köydeki çobanlar, Kars’ın dönüşümüne inanan, destekleyen tüm Karslılar kalkınmanın bir parçası. Ekonomik modelin içinde kendine yer edinmiş her Karslı sürece dört koldan emek veriyor, Kars’ın ilk kaşar ustalarından Rüstem Ömür’den aldıkları zanaatkârlığı geleceğe taşıyorlar.
Ziraat Bankası’nın kredileri de var, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleri de. Ama Kars’ın asıl sermayesi taşı, toprağı, treni, Malakanların hikâyesi, tarihi evleri, Boğatepe’nin Fransızca konuşan kadınları, meralarda otlayan Zavot sığırlarının akça pakça sütleri ilkbahar yağmurları ve dağ çiçekleri.
Elbette kırsalda üretmek tek başına yeterli değil. Amerika Birleşik Devletleri’nin “Product of USA” etiketiyle yaptığı tam da bu. O etiket yalnızca ürünün menşeini göstermiyor; tüketiciye satın aldığı ürünle Amerikan çiftçisini desteklediğini de anlatıyor.
Başarı peyniri bütüncül değer zincirine dönüştürmek
Türkiye’nin de kırsal kalkınmayı destekleyecek, kırsalın ürettiklerine kurumsal bir değer katacak benzer bir tarım ve gıda hikâyesine ihtiyacı var. “Anadolu’da Üretildi”, “Avrupa’nın Sağlıklı Bahçesi”, “Anadolu’nun Meralarından” gibi güçlü bir konumlandırma yalnızca ihracatı artırmaz, Kars kaşarının, gravyerinin ve Anadolu’nun yüzlerce yerel ürününün değerini de yükseltebilir. Zira Kars’ın başarısı peyniri üreticiden turizme, kadın kooperatiflerinden genç girişimcilere uzanan bütüncül bir değer zincirine dönüştürebilmesinde.
Velhasıl, Uluslararası Gastronomi Film Festivali bu yıl sadece filmleri değil, Kars’ın yıllardır sessizce yazdığı kırsal kalkınma hikâyesini sinemanın kadrajıyla daha görünür kıldı. “Kars’ta gördüğüm şey bir kalkınma projesinden çok yaşayan bir ekosistem. Şunu bir daha gördüm ki, kalkınma; “iş yarattığında, hayatın kılcal damarlarında kök saldığında, çocuklar uygarlık bahçesinde oyun oynadığında, toplumsal hikâyeler merkeze oturduğunda, üretim ticarete konu edildiğinde gerçekleşiyor.”