Kısa vadeli yapay görünüme aldanmanın bedeli ağır olabilir!

Uğur CİVELEK
Uğur CİVELEK ARKA PLAN dunyaweb@dunya.com

Tam bir yıl öncesi ile bugün arasında ilginç farklılıklar var. Orta vadeli küresel ve bölgesel koşullar ile eğilimler açısından önemli bir değişiklik gözlenmiyor. Fakat içerideki koşullar ve eğilimler açısından aynı değerlendirmeyi yapmak pek mümkün görünmüyor; ekonomik, sosyal ve siyasi koşullarda ciddi değişiklikler olabileceği endişesiyle bu tür gelişmeleri bloke etme dayatmaları birbirlerini dengeleyemiyor. Algılar geçici olarak iyimserlik lehine dalgalandırılmaya zorlansa da, sorunların ağırlaşıyor olması orta vadeli beklentilerin karamsar olmasını engelleyemiyor. 

Tam bir yıl öncesinde ekonomi cephesinde yaşanan olumsuzluklar ile bunların siyasi ve sosyal yansımaları, bugünkünden farklıydı. Ekonominin ani duruşa benzer bir sıkıntı yaşaması ve zorunlu ihtiyaçları karşılama maliyetlerinin seri bir şekilde yükselmesi, tüm kesimleri gererek güven bunalımını tehlikeli seviyelere sıçratmıştı. Bugünkü ruh hali, nispeten daha farklı bir görünüm sergiliyor; sorunların ağırlaşmaya devam ediyor olmasına rağmen kısa vadeli ihtiyaçlar konusundaki endişelerin azalmış olması, gerginliği kısmen geriletmiş veya psikolojik yorgunluğa bağlı kayıtsızlığı bir miktar artırmış olabilir.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından hesaplanan yıllık enflasyon rakamı ile çoğunluğun hissettiği enflasyon arasındaki farkın arttığı bir yılı geride bırakmaya hazırlanıyoruz!
İstihdamdaki net artışa ve iş gücüne yeni katılan milyon üstü rakama rağmen işsizlik oranının pek değişmemiş gibi gösterildiği bir yıldan devralınacak mirasla farklı sıkıntıların yaşanabileceği belirsizliklere koşuyoruz!

Bir yıl öncesinde yaşanmış ani duruştan destek bulan ve durgunluktan çıkılıyormuş türünden bir görünüm eşliğinde, günü kurtarma yollarını çeşitlendirebilmek için yapay gündemlerden medet aramaya devam ediyoruz!

Ağırlaşan sorunlara rağmen hem hiçbir şey değişmiyormuş ve hem de her şey kontrol altındaymış izlenimi vermek üzere, her alana müdahil olarak kıt kaynakları eritiyoruz. Bu türden çabaların sonuç veremediği aşamada neler yaşanacağı sorusundan kaçıyor ve belirsizlik yokmuş gibi birbirimizi aldatmaya çalışıyoruz!

Geride bırakmaya hazırlandığımız yıl ortasında hızla gevşettiğimiz para politikasının olası yan tesirlerini görmezden gelme gafletinden kurtulamıyoruz! Sadece bu olumsuzluğun bile gerçekleri açığa çıkararak, daha yıkıcı olabilecek yeni bir ani duruşun sebebi olabileceğini görmezden geliyoruz!

Mali kesimi daha fazla kredi vermeye zorlayarak kırılganlık artışını teşvik ediyor, günü kurtarmak adına gelir dağılımını daha fazla bozmanın getireceği yıkımı hesaba katmaktan kaçınıyoruz. Son on beş yılın, ekonomi politikası ve öncelik tercihleri konusundaki yanlışlardan ders almayı reddetmeye devam ediyoruz!

İçine düştüğümüz sorunlu ve dengesiz karmaşada, neyi niye yaptığımızı unutuyor eşgüdüm tesisini beceremiyoruz! Geride bıraktığımız hafta Meclisten geçerek yasalaşan 2020 Bütçe Yasasına, iyi hesaplanmadan yerleştirilmiş gelir yaratıcı bazı düzenlemelerde geri adım sinyalleri geliyor! Görünüme yoğunlaşmış tilkilerin kuyrukları birbirine dolanıyor! Kanal İstanbul tartışmaları, mucize yaratabilecek gündem olmaktan hızla uzaklaşıyor!

Bunca farklı konuyu bir arada yazmamızın bir sebebi var! Özellikle sorunların ağır ve kırılganlığın yüksek olduğu koşullarda, bir şey değişir ise tüm eğilimler farklılaşarak değişmeye başlar. Hedefe yaklaşmak veya beklentileri etkileyerek kısa vadede tepkiselliği geriletmek için yapılan o tek değişiklik, tüm eğilimlerin kontrol dışına çıkması ile sonuçlanarak büyük bir yıkıma dönüşebilir.

Geride bırakmaya hazırlandığımız yıl dolaylı olarak değişen her şeyi, örtülü ve piyasa dışı yaklaşımlar ile kontrol altında tutmaya çalıştığımız bir dönem oldu. Adına ne derseniz deyin, her şeyi hedefler doğrultusunda tutmak için yapılan çok yönlü müdahaleler, kıt kaynakları önemli ölçüde eritti. Sorunlar ağırlaştı, kırılganlık azalmadı!

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar