Klişeler festivali

Burak DALGIN
Burak DALGIN Dünya Penceresi dalginburak@gmail.com

Çoğu şirkette kullanılan, tekrarlandıkça alıştığımız ve sorgulamadığımız, ama üzerinde düşününce pek de anlam ifade etmeyen klişe sözleri konuşalım mı? Aşağıda aklıma gelen sekiz örnek var, eklemelerinizi bekliyorum!

BİZ BİR AİLEYİZ. Belli bir işi, belli bir ücret karşılığında, temel profesyonel kurallar çerçevesinde, birlikte yapan bir grup neden yetmiyor? Çalışanların daha yüksek bir unvan veya daha cazip maddi koşullar için ayrılabileceği, işverenin işler kötüye gittiğinde tenkisata gidebileceği bir yapıdan söz ediyoruz. Arada çok daha yakın bir bağ olduğunu söylemek bence fazla iddialı.

HARİKA BİR SORU. Laf aramızda, bunu arada ben de kullanmış olabilirim. Bazı sorular gerçekten yeni bir bakış açısı getirdiği için güzel. Ama bu ibare genelde ‘ne cevap vereceğimi bilemiyorum’ veya ‘buna şimdi burada cevap vermem uygun değil’ anlamına geliyor.

HER İKİSİ DE ÖNCELİĞİMİZ. Bir yönetici birbiriyle genelde ters şeyleri aynı anda başaracağını iddia ediyorsa (hem en yüksek donanımlı hem en ucuz) üç ihtimal var: ne dediğini bilmiyor, öylesine konuşup sizi başından savıyor veya hakikaten büyük bir başarıya imza atıyor.

STRATEJİK OLARAK YAPMALIYIZ. Yüksek lisanstaki bir hocamız ‘stratejik öncelik’ lafını duyduğunda ‘aaa, finansal modeli yapıp rakamları görmedim demek istiyorsunuz’ derdi. Zira stratejik avantajlar da bir şekilde (yüksek marj, ilave ciro, artan değerleme çarpanı) rakamlarda gözükmeli. Elbette bazı adımların nemasını almak nisbeten uzun süreli olabilir, ama sihirli kelimeyi söyleyip analiz külfetinden kurtulmaya çalışanlara dikkat edin!

MÜŞTERİ BÖYLE İSTİYOR. Müşteriler hepimizin velinimeti. Ama ‘hangi müşteri’, ‘kısıtları ve seçenekleri bilerek mi söylüyor’, ‘parasını ödeyecek mi’ gibi soruların cevapları olmadan müşteri talebini bir joker olarak kullanmak tehlikeli.

ÜZERİNDE DÜŞÜNELİM. Kim, ne zaman, nasıl, ne gibi sorular ele alınmadan söylendiyse, geçmiş olsun. Konu her neyse, ardiyenin tozlu raflarına kaldırıldı. Elbette anlık kararlar almak sağlıklı da mümkün de değil. Ama karar almak için tam olarak ne veriye ihtiyaç olduğunu, tercihen bir zaman planıyla ortaya koymak önemli bir ciddiyet göstergesi.

ÇOK ACİL. Özellikle satış-pazarlamadan operasyona sık gelen bir mesaj. Daha önce bu köşede konuştuğumuz acil-önemli farkını oturtmak ve aciliyetin kategorilerini belirlemek elzem. Herkesin işi acil olunca, doğal olarak kimsenin işi vaktinde görülemiyor. Bir nevi ‘halk plaja hücum etti, vatandaş denize giremedi’ durumu.

DÜNYAYI DEĞİŞTİRİYORUZ. Büyüme, karlılık, üretim hacmi gibi metriklere ne oldu? Mesela firma zarar etmeyi göze alarak dünyayı değiştirmeye devam mı edecek? Şirketlerin çok iddialı, hatta varoluşsal seviyede hedefler koyması biraz ‘pazarlama’ kokuyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Metaverse 14 Eylül 2021
Yatırımda hasat vakti 07 Eylül 2021
Maliyete şaşı bakmak 31 Ağustos 2021
Değişim yorgunluğu 24 Ağustos 2021
İş yeri zorbalığı 17 Ağustos 2021
Messi’nin halefi kim? 10 Ağustos 2021
Vasatlık virüsü 27 Temmuz 2021
Göğe bakalım 19 Temmuz 2021
İşin geleceği 13 Temmuz 2021