Kolaylaştırmıyoruz, zorlaştırıyoruz

Şeref OĞUZ
Şeref OĞUZ ÖNERİ - YORUM seref.oguz@dunya.com

Hayat, küçük detaylar üzerinden şekillenir. Kural koyucular bu detayları kolaylaştırarak insan yaşamını kullanışlı hale getirir. İnancımız; “zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız” der de biz buna pek uymayız. Tıpkı ilk emir olan “oku” ve Mesnevi’nin ilk tavsiyesi olan “dinle” sözcüklerine pek itibar etmeyişimiz gibi…

Eğitim kurumları, Ar-Ge’ler, bilim üreten merkezler; kolaylaştırıcılar üzerinden yükselir. Üniversiteler; onlara emanet gençleri evrensel bilgiyle buluşturmak içindir. Ancak uygulamada gördüğümüz, buralarının rektörlere mini iktidar alanı haline geldiğidir.

TEDBİRİ ABARTMAK

Türkiye’nin gözbebeği okullarından İstanbul Teknik Üniversitesi mesela… Mustafa İnan, Gülsün Sağlamer, Muhammet Şahin gibi rektörler zamanından gözbebeği eğitim kurumumuz idi. Şimdiki rektörün icraatına bakıyoruz; “tedbir” adı altında, İTÜ’ye girişleri zorlaştırıyor, araç kovuyor.

İTÜ Arıkent? Türkiye’nin yeni nesil teknokenti ve oradaki kuluçka merkezlerinden yığınca şirketimiz unicorn olma yolunda adım atıyor, nitelikli ihracat yapıyor. Şimdiki rektör İsmail Koyuncu’nun aldığı “tek kapıdan giriş” kararı ile teknokent mensupları ve geliştirme vakfı öğrencileri adeta işkence yaşıyor.

YA BENİMSİN YA KARA TOPRAĞIN

Salgın tedbiri aldı altında başarılı eski yönetime ait kurumları zedelersen ne olur? İTÜ itibar kaybeder, Türkiye kaybeder. Rektörün iş kurumu daha ileri taşımak iken üniversite hayatını kolaylaştırmıyor, zorlaştırıyor. Rektörlük, İTÜ’yü atanmışın mülkü yapmaz ve ona itibarını zedeleme hakkı vermez.

Soru şudur; neden bir rektör, üniversiteye; fethedilmiş kale muamelesi çeker ve iyi giden işlere çomak sokar, hayatı zorlaştırır, öğrencilere, işadamlarına zulüm yapar? “COVID var” diye girişleri tek kapıya indirir, otoparktan Arıkent mensuplarını kovar? Anlamak mümkün değildir.

not

ÜNİVERSİTE İLE SANAYİ BARIŞMIŞ İKEN

Yıllarca üniversite ile sanayi işbirliği yapsın diye uğraştık, durduk. 40 yılda gördüğüm şu oldu. Üniversite sanayi işbirliği, zeytinyağı ile su birlikteliği gibi olmuş bizde. İkisini bir kavanoza koyup karıştırsan dahi bir süre sonra sorun; kimin zeytinyağı gibi üste çıkacağı oluyordu.

Ancak İTÜ bunu aştı ve üniversite ile sanayinin aynı amaç uğruna buluşmasıyla İTÜ Arıkent gibi mucize başarılara imza attı. Fakat yeni rektör; burayı, kale içinde ele geçiremediği tek burç gibi görüp hayatı zorlaştırması, kabul edilebilir bir şey değil.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar