Komiteler sadece kağıt üstünde mi?

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

İş dünyasında liderlerin ve yö­netim kurullarının en çok sev­diği ve üzerine uzun strateji top­lantıları yaptığı kelimelerin ba­şında hiç şüphesiz "büyüme", "yatırım" ve "vizyon" geliyor. Ge­leceğe dair parlak planlar yapmak, yeni pazarları konuşmak yönetim kurulu odalarının enerjisini her zaman yüksek tutar. Ancak ma­dalyonun diğer yüzünde, şirketin hayatta kalmasını ve o parlak ge­leceğe güvenle ulaşmasını sağla­yan çok kritik bir koruma kalkanı var: Kurumsal Risk Yönetimi. Ne yazık ki acı küresel gerçekler ve son dönemde önümüze konan ta­ze veriler, liderlerin geleceği inşa etmeye çalışırken, ayaklarının al­tındaki zemini kontrol etmeye çok az vakit ayırdıklarını gösteriyor.

Uluslararası danışmanlık şir­keti EY Türkiye ve Yönetim Ku­rulu Üyeleri Derneği (YÜD) iş birliğiyle yayınlanan "Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi" araştırması, bu konuda çarpıcı gerçekleri ortaya koyuyor. Çoğun­luğu halka açık şirketler ve kök­lü aile şirketlerinin üst düzey yö­neticileriyle yapılan bu araştırma, organizasyonel yapıların yani ka­ğıt üzerindeki komitelerin kurul­duğunu ancak işin derinliğine ve yönetişimine gelindiğinde ciddi bir "zaman hantallığı" yaşandığı­nı net bir şekilde ortaya koyuyor.

Kağıt üzerinde var, gündemde yok: 1-5 saatlik risk yönetimi

Araştırmanın en çarpıcı ve üze­rinde uzun uzun düşünmemiz ge­reken bulgusu, yönetim kurulu seviyesinde risk yönetimine ay­rılan süreyle ilgili. Katılımcıların neredeyse yarısı şirketlerinde bir "Risk Komitesi" olduğunu belir­tiyor. Ancak işin rengi, "Peki fiilen ne kadar zaman ayırıyorsunuz?" sorusuyla değişiyor. Komitelerde görev alan liderlerin yüzde 32’si kurumsal risklerini yönetmek için aylık sadece 1 ila 5 saat ayıra­bildiğini söylüyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 10’u bu süreyi 10 saatin üzerine çıkarabiliyor.

Bugünün iş ikliminde; ekono­mik dalgalanmaların ilk sırada yer aldığı (yüzde 42), onu jeopoli­tik ve politik belirsizliklerin takip ettiği bir coğrafyada, koskoca bir organizasyonun geleceğini aylık 3-4 saatlik komite toplantılarına sıkıştırmak ne kadar gerçekçi? Şirketler kurumsal risk yöneti­mini stratejik bir "akıl ve refleks" olarak değil, sadece yasal mevzu­atları yerine getirmek adına ku­rulan bürokratik birer "onay ma­kamı" olarak mı görüyor? Ka­tılımcıların yüzde 63’ünün icra birimlerinden gelen raporları yeterli bulması ama karar meka­nizmalarına bu içgörüleri zaman darlığından dolayı yansıtamama­sı, kurumsal dünyada sessiz bir "risk körlüğü" yaratıyor.

Yönetim Kurulu Üyeleri Derne­ği (YÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sami, “Araştırma sonuç­ları gösteriyor ki; şirketlerimizde komite yapıları kurulmuş olsa da, yönetim kurullarının risk yöneti­şimine daha fazla stratejik zaman ayırması ve bu içgörüleri karar al­ma mekanizmalarına daha güçlü entegre etmesi gerekiyor” derken EY Türkiye Şirket Ortağı ve Risk Danışmanlığı Hizmetleri Lide­ri Emre Beşli şu değerlendirme­lerde bulunuyor: “Son dönemde yaşanan küresel gelişmeler, gele­neksel risk yönetimi yaklaşımla­rının artık tek başına yeterli olma­dığını ortaya koyuyor. Birden fazla risk senaryosunun aynı anda ger­çekleşebildiği günümüzde şirket­leri; proaktif aksiyon alma kabili­yetinin güçlendirildiği bir gelecek bekliyor. Bu doğrultuda, kurumla­rın risk ve strateji arasındaki den­geyi doğru kurmaları, risk kültü­rünü organizasyonun geneline yaymaları, raporlama döngülerini hızlandırarak gerçek zamanlı iç­görü üretebilmeleri ve yapay zeka, makine öğrenimi ile diğer tekno­lojik çözümleri risk yönetimi sü­reçlerine entegre etmeleri kritik önem taşıyor.”

Ne yapmalı?

EY Türkiye ve YÜD’ün bu önemli çalışmasından yola çıkarak, şirketlerin sadece kriz anlarında itfaiyecilik yapmaktan kurtulup, proaktif bir risk kültürü inşa etmesi için şu stratejik adımları acilen atması gerekiyor:

Zamanı değil, stratejiyi yönetin: Risk yönetimini aylık rutin bir komite sunumundan çıkarıp, yönetim kurulunun ana gündem maddesi haline getirin. Risk, finansal tablolardan sonra bakılan bir "ek madde" olmamalı.

Birden fazla senaryoya aynı anda hazırlanın: Geleneksel risk yaklaşımları tek bir kriz senaryosuna odaklanır. Oysa bugünün dünyasında ekonomik kriz, siber saldırı ve tedarik zinciri aksaması aynı anda gerçekleşebiliyor. Yönetim kurulları "çoklu kriz" simülasyonları yapmalı.

Siber güvenliği stratejik görün: Araştırmada siber güvenlik stratejilerini yeterli bulanların oranı yüzde 67 çıksa da, liderlerin bu alanı sadece "bilgi işlem departmanının" bir sorunu olarak görmeyi bırakması gerekiyor. Siber risk, artık doğrudan bir itibar ve operasyonel durma riskidir.

Yetenek riskini hafife almayın: Organizasyonların sürdürülebilir büyümesi için en kritik unsur insan kaynağı. Şirketlerin yarısına yakını yetenek yönetimi risk stratejilerinden emin değil. En iyi finansal strateji bile doğru yetenek yoksa çöker.

Gerçek zamanlı içgörü üretin: Ayda bir gelen statik raporlar yerine; yapay zekayı ve dijital analitiği risk süreçlerine entegre ederek anlık, dinamik ve proaktif bir izleme mekanizması kurun.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.393,85 0,00 %
Dolar 48,6047 0,13 %
Euro 56,4661 0,16 %
Euro/Dolar 1,1610 -0,02 %
Altın (GR) 6.787,54 -0,91 %
Altın (ONS) 4.334,35 0,41 %
Brent 105,12 -1,01 %