Konut sektöründe durgunluk belirginleşiyor
Konut sektöründe gidişatı takip etmek önemlidir. Neden önemli olduğuna aşağıda değineceğim. Ama önce konut sektöründe durgunlaşmaya işaret eden rakamlara hızlıca göz atalım. Elimizde en son TÜİK Nisan istatistikleri var. Aylık olarak yayınlanan ve çok büyük ölçüde konuttan oluşan inşaat üretim endeksi (2021=100) pandemi ertesi sürekli yükselmiş ve 2025’in Eylül ayında 150,9’a ulaşarak zirve yapmıştı. Ardından endeks yön değiştirdi ve yavaş bir tempoyla Ocak 2026’da 147,1’e indi. Şubattan itibaren düşüş hızlandı. Mart-Nisan aylarında endeks 136 civarında duraklamış bulunuyor.
TÜİK’in mevsim etkilerinden arındırılmış aylık konut satış rakamları ise 2025 Aralık ayında 155 bin ile zirve yaptıktan sonra bu yılın şubat ayında 149 bine, Mart ayında 139 bine geriledikten sonra Nisan ayında sınırlı bir artışla 142 bin oldu. Satılan konut sayısında dört ay gibi nispeten kısa bir sürede yüzde 8,4 oranında azalma var. Bu süre zarfında birinci el satışların 51 bin 200’den 45 bin 500’e düştüğünü (yüzde 11 azalma) belirtelim.
Yakın gelecekte konut sektöründe toparlanma düşük ihtimal
Önümüzdeki aylarda konut sektörünün nasıl bir seyir izleyeceğine dair bir fikir edinmek için yapı ruhsatı/izni istatistiklerinin seyrine bakmak gerekiyor. Yakın geçmişte yapı izni sayısında belirgin bir azalma varsa bir yıl gibi bir süre içinde konut üretimi/arzında azalma büyük olasılıkla devam edecek demektir. Bu öngörüyü akılda tutarak yapı izin sayısının seyrine hızla göz atalım.
TÜİK yapı ruhsatı istatistiklerini üç ayda bir yayınlanıyor. COVİD-19 pandemisi atlatıldıktan sonra yapı izni alınan daire sayısı sürekli arttı. Zirveye 322 bin daire ile 2025’in ikinci çeyreğinde ulaşıldı. Ardından düşüş başladı bu yılın ilk üç ayında yapı izni alınan daire sayısı yüzde 5 oranında azalarak 306 bine geriledi. Keza dairelerin yüzölçümleri de aynı oranda azalarak aynı dönemde 60 milyon m2’den 57 milyon m2’ye geriledi. Konut üretiminde düşüş eğilimi büyük olasılıkla devam edecek demektir.
Konut sektörü neden önemli?
Önemli çünkü inşaat kesiminin çok büyük bölümünü oluşturan konut sektörü girdi ihtiyacı itibariyle imalat sanayinin pek çok faaliyet kolu için talep oluşturur. Fransızlar “Bina iyi gidiyorsa her şey gider” derler. Tabi abartmamak kaydıyla. Aksi takdirde 2018’de yaratılan konut arz fazlasının yarattığı kriz yeniden patlak verir. Bu söz tersinden de okunabilir: Bina iyi gitmiyorsa ekonomik büyümede yavaşlama kaçınılmazdır. Basit bir nedenle: Çimentoya, demire, seramiklere, musluklara, mobilyalara vb mallara talep düşer ve eksilen talebi kolay kolay ihracat ile telafi edemezsiniz. Özellikle Türk Lirasının aşırı değerli olduğu bir durumda ihracat ile telafi çok zorlaşır. Dolayısıyla son iki yılda yüzde 3,5 civarında düşük bir seviyede seyreden ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 3’ün altına düşmesi sürpriz olmayacaktır. İlk çeyrekte ekonomik büyüme oranının yüzde 2,6’ya gerilemesi bu öngörüyü destekliyor.
Konut sektörünün bir diğer önemi de toplumsal refahtaki rolünden kaynaklanır. Yeni konut arzı yani konut üretim miktarı azalmaya başlayınca piyasa kiraları diğer ifadeyle yeni kiracıların karşılaştıkları kiralar gelirlerinin üzerinde artmaya başlar. Bu koşullarda genç kuşaklarda aileden bağımsızlaşma giderek zorlaşır, evlenme ve doğum oranları inişe geçer. Bu olumsuz gelişmeler geçmişte yaşandı. Bu bağlamda İstanbul’dan çok çarpıcı bir rakamı not etmek istiyorum: 2026 Ocak ayında yapılan bir anket yüksek öğrenim diplomasına sahip 18-29 yaş grubunda aile konutunda yaşayanların oranını yüzde 58,2, 30-39 yaş grubunda yüzde 34,0 olarak tahmin etti (“İstanbul Genç İşgücü Piyasası” araştırma raporu, Betam-BİO-İSPER). Benim kuşağımda 30 yaşın üzerinde, en azından kentlerde, aile konutunda yaşayanların sayısı yok denecek kadar azdı. Düşük eğitimli ve düşük ücretli kesimde bile kiralık eve çıkmak mümkündü. Günümüzde kiralık eve çıkabilenler de çoğunlukla ana merkezlerden uzak banliyölerde küçük dairelerde barınmak zorunda kalıyorlar. Konut arzı özellikle de sosyal konut arzı artmadıkça barınma standartları da düşmeye devam edecektir.