15 °C
Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Kore’nin Oscar başarısı: Parazit

Oscar’da bir ilk yaşandı. Güney Kore’nin Parazit filmi yabancı olmasına karşın “en iyi film” ödülünü aldı.    

Bu yıl ilk kez bir yabancı film Oscar’ı alma başarısı gösterdi. Güney Kore filmi Parazit en iyi film ve en iyi yabancı film ödüllerini birlikte aldı. Filmin yönetmeni Bong Joon-Ho en iyi yönetmen ve Jin Won Han ile birlikte en iyi orijinal senaryo ödüllerinin de sahibi oldu. Bu sonuç ekonomik değerlerin ardından kültürel değerlerin de batıdan doğuya kayışının habercisi. 132 dakikalık 11 milyon dolar bütçeli film, şimdiden 166 milyon dolar gişe hasılatı yapmış durumda.

Film, “varsıl” Park ailesi ile “yoksul” Kim ailesi arasındaki ilişkiden örülü bir anlatım içeriyor. Yönetmen Bong Joon-Ho’ya göre filmi “modern kapitalizm eleştirisi”. Bunun için “yükseliş” ve “çöküşü anlatmak için ‘’merdiven’’ kullanıyor. Koreli gençler haftada 52 saatlik öldürücü çalışma temposuna “Hell Joseon” adını veriyor. Film de bu konuyu işliyor.

Yönetmen 77 günlük çekim çalışmasında hep “evrensel” bir iş çıkarmaya çalışmış. Filmde kullanılacak İngilizce’nin şivesi bile tartışma konusu olmuş, çevirmen bir ABD’liden seçilmiş.

Evrensel tematik hedef pazarının “dünya” olarak algılanması ile hemen her şey Parazit’e başarı getiren öğeler. Parazit filminin tesadüf olarak yorumlanacak bir yanı yok…

Filmin yapım ülkesi olan Güney Kore, 1962’de kalkınma yarışına Türkiye ile birlikte yola çıkmıştı. Bugün dünyanın 11’inci büyük ekonomisi konumunda bulunuyor. 1.6 trilyon dolarlık ulusal geliri bizim iki katımız. 31 bin dolarlık kişi başına milli geliri, Türkiye’nin üç kat büyüklüğünde. Kore, günümüzde dünyanın 7’nci büyük ihracatçısı ve Fortune 500 listesinde 15 şirketi yer alıyor.

EMİTT Fuarı’nda Türkçe dilinde “Kore’de Türklere Özel Restoranlar” rehberini dağıttılar.

Bu durumda ne denir?

Kore ‘’gelişmiş dünya grubu”na hoş geldin… 

Haftanın sözü:

Aslan Acar’ın 55 yıllık yönetim yaşamı deneyler ‘’Tam Zamanı’’ adıyla bir kitap oldu. Şirket dünyasına bu eser bir ‘’değişim davetiyesi’’ olarak okumalarını öneriyorum.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap