Korona komasındaki medya, tekelci dijital devlere karşı reklam savaşına hazırlanıyor

Garbis KEŞİŞOĞLU
Garbis KEŞİŞOĞLU DÜNYA'DA MEDYA gkesisoglu@gmail.com

Gelmiş geçmiş en krizli dönemini yaşayan uluslararası medya, COVID-19 depremini atlatabilecek mi? Şimdilik tünelin ucunda pek ışık görünmüyor... Haberler tatsız: Hiç beklenmeyen, medyayı gafil avlayan bu salgın üç ay daha sürerse, başta Amerika ve İngiltere’de özellikle mahalli basın ile bölge gazeteleri kepenk indirecek. Çünkü dağıtım felç ve reklam ise mumla arasanız yok.

Medyanın bu koma ortamında, dijital reklamların büyük bölümünü içerik üretmeden, gazete içeriklerini pervasızca kullanarak kapan Google ve Facebook’a karşı medya dünyasında homurtular iyice yükseldi. Avustralya ve Fransa’da devletin rekabet kurumları bu amaçla harekete geçti. İki ülke, dijital devlere karşı teliften kaynaklanan reklam hakları için işbirliği yapacak. Bu konuda hassasiyet gösteren Avrupa Birliği ile de dayanışmaya gidilecek ve dijital reklam bölüşümünün medya lehine değişmesine çalışılacak. İlk hedef, topyekûn baskı ile Google ve Facebook’u pazarlık masasına oturtmak. Dünya Gazeteler ve Haber Yayıncıları Birliği (WAN- IFRA ) da bu girişimi destekliyor.

Evden çalışma, yeni teknolojilerle kolaylaşacak

Salgının şiddeti azalsa bile şurası netleşti ki, medya çalışanları artık evlerinde, çoğunlukla da evlerinin mutfaklarında görev yapacak. Amerika’daki araştırmalara göre, medya mensuplarının yüzde 30’u gelecekte de evinden çalışacak. O nedenle şimdiden video-konferans için yeni teknolojiler geliştirilmeye başlandı. Yani bu iş kolaylaşacak. Bu arada evden çalışma nedeniyle özellikle Los Angeles, New York ve Chicago gibi şehirlerin trafiğindeki hissedilen rahatlık sayesinde hava kirliliği azaldı. Evde çalışanların çıkıp kısa bir yürüyüş yapması artık mümkün. Amerika koşullarında medya çalışanları, işlerine gidebilmek için her gün asgari iki saati yollarda geçiriyordu. Şimdi evden çalışmayla bu kayıp ortadan kalktığı gibi kişi başı ayda ortalama 2 bin dolar benzin parası tasarruf ediliyor. Bunun yanında, patronlar hesabına iyi, çalışanlar adına sıkıntılı bir saptama: Evde görev yapanlar, normal mesai saatlerinden uzun çalışsalar bile fazla mesai talebinde bulunamıyor.

Evden çalışan gazetecilerin mekanı

Yayıncılar, mevcut koşullarda çok büyük bürolara ihtiyaç kalmadığını görerek, gayrı menkul yatırımlarını gözden geçirmeye başladı.

Sosyal medya yalanlarına karşı, kaliteli gazetecilik

COVID-19 sonrası, yazı işlerinin konumu da değişecek. Amerikan modeli her tarafı açık büyük büro yerine, bölmeli sisteme geçilecek. Editörler çalışanlarla video aracılığı ile görüşecek. Asansörlerde, katları gösteren düğmeler ile kapı kolları kalkacak, her yer otomatik sistemlerle çalışıp açılacak. Binaların havalandırma sistemleri 24 saat faal olacak, ayrıca virüslere karşı ultraviyole ışınlardan istifade edilecek. Geleceğin gazete mutfakları bugünküne pek benzemeyecek. Daha yalın ve fonksiyonel olacak, yayıncıların tasarruf yapmasına katkıda bulunacak düzenlemelere gidilecek. Salgın sonrası dönem medyasında gazetecilere çok iş düşecek... Beklenen o ki, yalan haberlerle dolu sosyal medyaya karşı kaliteli gazetecilik daha da ön plana çıkacak. Tüketiciler, iyi araştırılmış kaliteli haberlere daha çok ihtiyaç duyacak.

Medyanın genel durumuna göz attığımızda, şu sırada birkaç grubun dışındakilerden çoğunun iflasın eşiğindeki olduğunu görüyoruz. Özellikle yerel medyanın ve bölge gazetelerinin reklam gelirlerinin neredeyse sıfırlanması, şok etkisi yarattı.

Bayiler kapalı, dijital abone daha da önem kazandı

Basılı gazete ile dijitali çok başarılı bir şekilde yürüten The New York Times grubu, salgına rağmen karlılığını devam ettirebiliyor. New York Times’ın İngiltere’den gelmiş olan CEO’su Mark Thompson, ”Gelecek hakkında fazla bir şey bilmiyoruz. Gelirlerimizin büyük bir kısmını dijital ve basılı gazete abonelerinden sağladığımız için, bu yöndeki stratejimizle doğru yolda olduğumuzu görüyoruz” diyor. Böylece, bayilerin geniş çapta kapalı olduğu bir dönemin şartlarında özellikle dijital abonelerinin önemine işaret ediyor. New York Times modelinde, gelirlerin sadece yüzde 25’i reklamlardan elde ediliyor.

New York Times evdekiler için “evde” ekiyle atakta

Gazetenin McKinsey grubu ile birlikte hazırladığı stratejik planlamaya göre, 2021’de hafif bir canlanma bekleniyor. 11 Mart gününden beri personelin büyük kısmının evden çalıştığı grupta, evlerinden çıkmayan tüketiciler için “Evde“ adlı bir ek yayınlanıyor. Burada ana hedef, okuyucu ile gazete arasındaki diyaloğu salgın günlerinde de devam ettirmek.

Amerika’daki diğer ulusal ve bölge gazetelerinin personel çıkarma yoluna gittikleri bu günlerde, New York Times dijital yayıncılık konusunda tecrübeli gazeteci ve mühendisleri kadrosuna katıyor. Böylece, salgın sonrasında daha da güçlü olabilmek için bugünden önlem alınıyor.

6 milyon dijital aboneyle krizde karlılığa devam

New York Times’ın dijital abone sayısındaki artış, salgın esnasında da devam ediyor. 2011 ‘de başlayan dijital abone sistemi, geçtiğimiz mart

sonu itibariyle 6 milyon aboneye yaklaştı.

Reklam gelirlerinde son üç aylık dönemdeki yüzde 15 oranında eksilmeye rağmen gazetenin kârlılığı devam ediyor. İçinde bulunduğumuz üç aylık dönemde dijital ve basılı gazete reklamlarının yüzde 55 oranında düşeceği hesap ediliyor.

Bunun için gazetenin iş modeli tekrar ele alınıyor. FX kablo kanalı ile müştereken hazırlanan “The Weekly “ adlı TV programı ile “ Facebook News “ adlı programlara rağmen, yaz aylarında reklam gelirleri kaybını karşılamak güç olacak... Korkarız ki, Amerika’nın en önemli gazetecilik ödülü olan Pulitzer’den yine üç dalda ödül kazanan New York Times, geleceğe yönelik tüm iyi niyetli stratejisine karşın personel çıkarmak durumunda kalabilir.

Murdoch CEO değiştirdi; Bölge basını perişan

Diğer gazetelerin ve dijital yayıncıların durumu hiç parlak değil. Medyayı zaten zor bir döneminde yakalayan bu salgın, Rupert Murdoch‘ün medya imparatorluğunu sarsmaya devam ediyor. News Corp. derhal CEO’sunu değiştirme kararı aldı ve işine bisikletiyle gidip gelen Hollanda asıllı tecrübeli gazeteci Almar Latour’u CEOolarak, New York’daki merkeze çağırdı.

The Wall Street Journal ile Londra’daki The Times’ın da içinde bulunduğu grubun gelirlerinde bu yılın ilk üç ayında yüzde 7,7 oranında düşüş meydana geldi. Bu kaybın önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceği hesaplanıyor. Sinema ve eğlence yerleri, restoranlar, uçak şirketleri, oteller ve bazı tüketim mallarına ait reklamların bıçak gibi kesilmesi, yerel ve bölgesel gazeteler için, eğer dijital konusunda bir faaliyetleri yoksa ölümcül darbe olacak.

Bir zamanların büyük gazetelerinden Los Angeles Times, 2010 ‘da Çin asılı milyarder Dr. Patrick Soon-Shiong tarafından satın alınmasına rağmen toparlanamadı. Şimdi Korona koşullarının da devreye girmesiyle ücretlerde kesintiye gidilecek ve işten çıkarılmalar başlayacak.

Amerika’da 250 ‘den fazla gazeteye sahip Gannett grubu, çalışanların bir kısmını işten çıkardı; diğerlerine ise ayda 5 gün, ödemesiz mecburi izin veriyor.

Video piyasasında yeni oyuncularla rekabet kızışabilir

Dijital yayıncılık konusunda, medyanın yeni yıldızları haline gelmiş olan BuzzFeed, HuffPost, Politico, Gawker Vox, Vice ve Business Insider gibi portallerin durumu hayli ilginç... Bir taraftan kadrolarını azaltma yoluna giderken, diğer taraftan bir çıkış arayışıyla Streaming yolu ile video programları yayınlamaya yöneliyorlar. Fakat bunu gerçekleştirmek için, önemli teknolojik yatırımlar gerekiyor. Ayrıca piyasa zaten Netflix, Hulu, Disney+ , Amazon Prime gibi devlerin elinde. Sonuçta bu alan, yeni rekabet koşullarına gebe…

Battı batacak basına hükümetlerden yardım eli...

Bir yandan da bazı hükümetler, battı batacak haldeki medyaya can simidi atma çabasında:
Kanada, devlet eliyle medyayı sübvanse etmek için 600 milyon Kanada doları tahsis ediyor. Ancak bazı gazeteler, devletin bu işlere karışmaması gerektiğini savunarak buna karşı çıkıyor. Reklam gelirlerinden yoksun kalan yerel gazeteler ise bu fonu kurtarıcı gibi görüyor. İngiltere’de de mahalli gazeteler, reklamların kesilmesi nedeniyle perişan halde; büyük bir kısmı kapanma tehlikesi ile karşı karşıya. Ülkede bir diğer önemli sorun, abone sisteminin olmaması ve gazetelerin sadece bayilerde satılması. Bunların da çoğu korona nedeniyle kapalı; dolayısıyla basılan gazeteleri satışa arz etme sorunu bir türlü çözülemiyor. Reklamlar da kesildiği için gazetelerin bir kısmı ancak haftanın belli günlerinde basılmaya devam ediyor. Mahalli gazeteler için bir can suyu misali, İngiltere Ulusal Sağlık Servisi, 35 milyon pound tutarında reklam kampanyası hazırladı. Panik büyük, çünkü ülkede yüzlerce gazeteci işini kaybetti. Mahalli gazeteler, çaresizlik içinde kapanmamak için devletin yardımını bekliyor. Amerikan Gazete Sahipleri Birliği ( News Media Alliance ) de, McClatchy gibi grupların iflasın eşiğinde olduğunu, bazılarının ise üç ay bile dayanak gücü kalmadığını açıklayarak Federal Hükümet’in yardımda bulunmasını istiyor.

Her 1 dolarlık reklamdan yüzde 60 pay dijital devlerin!

Hal böyleyken, Facebook ve Google gibi devlerin tekelci tutumu, büsbütün dikkat çekiyor. Bu dijital “boğalar”, dünya ölçeğinde medyadaki dijital reklamlar için harcanan her doların yüzde 60’ını alıyor. Yetmiyor, haber yayıncılarının büyük masraflarla hazırladıkları haberleri hiç zahmetsiz bedavadan kullanıyor. Özellikle Avustralya bundan çok rahatsız ve bu vahim çelişkiye “DUR” demenin yollarını arıyor. Fransa’da ise sembolik bir ücret söz konusu.

Gazete yayıncıları, çok haklı olarak isyanlarda:

Siz yayıncı olarak iyi bir içerik hazırlayacaksınız ve bu içerik nedeniyle reklam verenler olacak... Gelgelelim, içeriğinizi kepe tepe kullanan iki büyük dijital “Abi”, Deli Dumrul misali pastanın yüzde 60’ını yani aslan payından bile büyük kısmını kapacak... Tam orman kanunu; adalet bunun neresinde?

Google ve Facebook tekeline son verilmesi şart

Her yeri geldiğinde belirttiğimiz gibi, kriz dayanılmaz olurken iyice ortaya çıktı ki medyayı kurtarmanın TEK yolu, bu iki devin reklam gelirlerini gazetelerle paylaşmasıdır. Facebook ve Google, oluşturulacak bir sistem dahilinde dijital reklamların yüzde 60 yerine örneğin sadece yüzde 30’uyla yetinip bu TEKEL pozisyonundan çıkmalıdır.

Özellikle Avrupa ve Asya gazetelerinin Dünya Gazeteler ve Haber Yayıncıları Birliği “WAN-IFRA”nın şemsiyesi altında bir araya gelmesi ve bu konularda “bir şeyler yapılması” gerektiğini savunan Avrupa Birliği ile işbirliğine gitmesi, yaşamsal önem taşıyor. Önümüzdeki sürecin bu yönde gelişmelere gebe olduğu düşünülüyor. Geç kalınırsa, Avrupa’daki medyanın yarıya yakınının faaliyetini durdurmak zorunda kalmasından korkuluyor. Korona çok ciddi; medyadaki kriz ondan da ciddi…

Dijital devlere isyanın arkasında Murdoch var

Beş büyük teknoloji devinin (Google, Facebook, Microsoft, Apple, Amazon) medya üzerindeki ağırlığının azaltılması için yeni projeler devrede. Avustralya Rekabet ve Tüketici Komisyonu tarafından Avustralya Başbakanı’na 623 sayfalık bir rapor sunuldu. Raporda, Google ile Facebook’un tekelciliği yüzünden mahalli gazetelere hayat hakkı tanınmadığı ve bunun da gazeteciliğin sonu olacağı vurgulandı, Raporu hazırlayan komisyonun başkanı Rod Sims ile Fransa’dan Rekabet Kurulu Başkanı Isabelle de Silva, Facebook ile Google’ın gazetelere ödeme yapması gerektiğini belirterek ortaklaşa hareket etmek üzere anlaştılar. Avustralya hükümetinin bu çıkışının arkasında, dijital devlerin haberleri çalıp pazarlayarak haksız para kazandığını savunan “Medya Çarı” Rupert Murdoch var. Avustralya’nın kararlılığıyla Fransa’nın Avrupa Birliği içindeki pozisyonu sayesinde iki tekelci teknoloji devinin çözüme ikna edilebileceği düşünülüyor. Avrupa’daki büyük medya grupları İle Güney-Doğu Asya’da; Singapur’daki Straits Times, Hong Kong’da South China Morning Post gibi güçlü gazetelerin de desteğiyle tekelci tutuma “dur” denilebileceği umuluyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar