Korona virüsü ve küresel ekonomik etkileri

Fatma MELEK
Fatma MELEK PİYASA GÖZÜYLE fatma.melek@akbank.com

Küresel ekonomi 2020’ye yeni belirsizliklerle başladı. Koronavirüsü (Covid-19) global ekonomik bir tehdit. Tahribatın büyüklüğü ise virüsün ne hızda kontrol altına alınacağına bağlı. Çin’de yeni vakalar bir miktar yavaşlamasına rağmen, virüs diğer Asya ülkelerine, Orta Doğu’ya, başta İtalya olmak üzere Avrupa’ya yayıldı; en az 27 ülke etkilendi. Vakaların %95’den fazlası Çin’in içinde, ancak yeni açıklanan vakaların önemli bir kısmı Çin dışında. Virüsün bulaşıcılığı çok yüksek ancak ölüm oranı 2003’deki SARS’a göre daha sınırlı. Çin, gelinen noktada, dünya üretiminin %20’sini oluşturuyor. 2003 SARS’ta bu oran %4 idi. Çin’in büyümesindeki %1’lik bir düşüş dünya ekonomisini %0,4 düşürme potansiyeline sahip.

Virüsün yayılmış olması, henüz kontrol altına alınamamış olması, üretim ve tüketimin ciddi kesintiye uğraması ile küresel ekonomide V şeklinde bir toparlanma pek mümkün görülmüyor. Bundan sonra, açıklanacak ekonomik veriler, toparlanmanın L mi U mu şeklinde olacağını netleştirecek.

Çin’de ekonominin ilk çeyrekte, 1990’dan beri ilk kez çeyreksel bazda daralması bekleniyor. SARS’a kıyasla, Çin, COVID-19’a daha düşük ve yavaşlama eğiliminde olan bir ekonomi ile yakalandı. Başlıca ekonomi yönetimlerinin politika tepkilerinin ise kredi kanalları yoluyla ekonomiye destek olacağı vurgulanıyor. ABD’de ise piyasalar Fed’den faiz indirimini fiyatlıyor. 3 yönlü ekonomik etkiden bahsedebiliriz: Salgın yayıldığı için küresel turizm harcamalarında belirgin düşüşler görebileceğiz. Turizm ile ilgili sektör hisse senetlerinde de gelirler düşeceği için- örneğin: havayolları, perakende vb. gibi- dolaylı etkiler de önemli boyutlarda. Bir diğer etki; endüstriyel emtialarda ve enerji fiyatlarındaki gerilemeler: Bakır ve petrol fiyatları geriliyor. Petrol talebi ilk çeyrekte son 10 yılın en düşük seviyesinde. Gelişmeler emtia üreticilerinin (Orta Doğu, Latin Amerika) gelirlerini etkileyecek. Bu ülkelerin ithalat talepleri azalacak.

Bir diğer etki de tedarik zincirleri yoluyla oluyor: Çin’deki bir tedarik zincirinin kapalı olması bir diğer ülkedeki üretimi olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla Çin’in üretimine girdi sağlayan, Çin’in ürün talep ettiği tüm ülkeleri başta Asya ve Avrupa olmak üzere olumsuz etkiliyor. Birbiri ile içiçe geçmiş olan tedarik zincirlerinin ne derecede etkileneceğini hesaplamak da zor. Çin’in tüketimindeki belirgin daralmaların global yansımaları da olacak. Çin dünya mal ithalatının %10’unu gerçekleştiriyor. Bu oran SARS döneminde %2,7 idi.

Virüsün farklı ülkelere yayılması ile finansal piyasalarda belirgin satışlar görüyoruz. Global hisse senedi endeksleri son 1 haftada %12 mertebelerinde gerilerken, riskten kaçınma ve güvenli liman talebi ile gelişmiş ülke tahvil getirileri geriliyor. ABD 10 yıllık tahvil getirileri tarihi düşük seviyelerine (%1,20) geriledi. Altın değer kazanıyor.

Sonuç olarak; belirsizliklerin tekrar gündeme geldiği bir dönemi yaşıyoruz. Bundan sonra piyasalar Covid-19’un Çin dışında ne ölçüde yayılacağını izleyecekler; yayılmanın devam etmesi ve kötüleşmesi riskli aktiflerin satışının devamına sebep olur; olumlu bir gelişme ise son günlerde hızlı düşüş göstermiş riskli aktiflerde toparlanma getirebilir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar