Korumacılık gerçekten iyi midir?

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Kriz zamanlarında yerli firmaları bir gümrük duvarı arkasında koruma isteği usuldendir. Ancak korumacılık politikasının bir süre sonra içerde fiyatları artırdığı, tekelleşmeyi teşvik ettiği görülüyor. ABD örneğinde olduğu gibi…

Kriz zamanlarında yerli firmaları bir gümrük duvarı arkasında koruma isteği usuldendir. Ne de olsa “yerli’’ ve “milli’’dirler.

ABD’nin beyaz eşyada yaşadıkları, korumanın ters sonuçlar yarattığını ortaya koyuyor.

2011’de ABD çamaşır makine üreticisi “X’’i koruma altına alıyor. İnceleme kuruluşu USITC, iki Koreli şirketin düşük fiyatla damping yaptığını kabul ediyor. Korelilerin savunması şu: Biz damping yapmıyoruz, yenilikçilik ile fiyatımızı düşürebiliyoruz...

Derken, ABD’li çamaşırcı piyasasını genişletiyor ve “Y” firmasını satın alıyor, piyasanın %70’lik payını kaplıyor, tekelleşmeye yol alıyor.

Bu kez Koreli firmalar ABD‘de üretime karar veriyorlar, ABD’li “X” yeniden koruma istiyor. Koreliler kendilerini “Mal seti fiyatı uygulanıyor, gerçek fiyatını gizliyor” diye savunuyorlar. Koreli firmalar, Tayland ve Vietnam’da üretime başlıyor. ABD’li “X’’ bu kez dolaysız koruma talep ediyor, USITC kabul ediyor ve yine “engelleme” getiriyor. Bitmiyor... Trump, son görev haftasında bu özel koruma süresini uzatıyor.

10 yılı bulmayan bir sürede gümrükler %20’den %50’ye çıkıyor. İç piyasa fiyatı düşmesi gerekirken, perakende fiyatın iki yılda %12 arttığı ve kârlılığın yükseldiği anlaşılıyor. Nobelli Prof. Krugman‘ın tezidir: Korumacılık sadece küçük gruplara çıkar sağlar, tarife ve kota sadece rüşvet ve çıkarla çalışır. Zira “Koruma Duvarı” çekildikten sonra sahayı boş bulan firmaların ilk işi “zam” yapmaktır. Yıllar öncesi Prof. Kalecki buna “mark up davranışı” demiş, yüzüne bakan olmamıştı. Çünkü fiyat davranışı ekonomi kitabında yazıldığı gibi değildi...

Prof. Oliver Blanchard, kuşağının parlak iktisatçısı. Geçenlerde bir Hint Üniversitesi‘ndeki konferansta bu nedenle olacak iktisada bir “entelektüel çapa” atarak, yeniden bakmaya davet ediyordu. Dediği şuydu: Büyümeye “politik faiz haddi–cari büyüme oranı” olarak bakarsak, gelişmekte olan 54 ülkenin hemen hepsi sınıfta kalıyor. Oysa bunların çoğu yüksek gümrüklerle korunan ülkeler.

Demek ki yetmiyormuş...

GÜNÜN NOTU:
Şimdi de Trump’ın bezirgan ve ırkçı basın tekelcisi R. Murdoch ile içli-dışlı entrikaları ve kamuoyu için yaptıkları haber kumpasları ortaya çıkıyor. Şaşmamalı...

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar