Kredi faizi “eksi 14” olsa!

Ferit Barış PARLAK
Ferit Barış PARLAK AYRINTI ferit.parlak@dunya.com

Para arzındaki azalmanın;

Ekonomik canlılığı ve üretimi düşürücü etkisi var…

*          *          *

“Düşük faiz” bu nedenle çok çok önemli…

*          *          *

Para basmak Merkez Bankası’nın yetkisinde…

(Basılacak para, paranın değerinin düşmemesi için, gayrisafi milli hasıladaki artışa (ihracat getirisi olan dövize, altına…) endeksli olmalı…)

*          *          *

Yani…

Para arzını, paranın değerini düşürmeden artırmanın yolu, büyük oranda, dış ticarette biriktirdiklerimize bağlı…

*          *          *

Bir de, bizim buluşumuz var…

Güvene dayalı “çek”, “senet”, “6 ay/9 ay vadeli alımlar…”…

*          *          *

Para arzını (para basmadan), dolayısıyla ekonomik canlılığı artıran “dahice bir fikir”di bu iki araç…

Yatırımcıya/üreticiye/tüccara sunulan bir tür “para basma yetkisi”ydi…

Ve bu “dahice buluş”…

Üretimden pazarlamaya tüm ekonomik aktörlerin/canlılığın yüzde 90’ına yön veriyordu…

*          *          *

Yatırımcı, “7, 10, 12 yılda geri dönüşünü alırız.” diyerek, varını yoğunu üretime/geliştirmeye yatırabiliyordu…

Faizler yüksek olsa da, faizleri düşürebilmenin tek yolu olan üretime devam ediyor; daha verimli/rekabetçi üretim için yapısal reformları bekliyordu…

*          *          *

Bugün?

VELHASIL…

Yatırım iklimi derken…

“Verimlilik”, “araştırma”, “geliştirme”, “sürdürülebilirlik”, “uzun vade” derken…

Ekonominin aktörleri saatlik düşünme zorunluluğu olan, reel ekonomi kurallarından ve dünyadan uzak, bambaşka bir evrende yaşamaya başladı…

Bu süreç üreteni/üretmek isteyeni yıprattı/yıpratır…

Kredi faizi “eksi 14” olsa da, üretimden uzaklaştırır, rasyonel olmasa da kazanç getireceğine inanılan alanlara yönlendirir…

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Höllük de mi pahalı?! 15 Nisan 2022