Kripto para ETF’lerinde neler oluyor?
İlk kripto ETF’in piyasaya sürülmesinden bu yana dört yıl geçti. Arada geçen zamanda kripto paralar hızla yatırım dünyasının merkezine yerleşirken, birçok kurum ve kuruluş da Bitcoin ve Ethereum’a dayalı ETF’lerini kullanıma sundu. Dijital varlıklara dolaylı erişim imkanı sunması, portföy çeşitliliğini artırması ve düzenleyici güvence sağlaması nedeniyle yatırımcılar tarafından hızla kabul gören Kripto ETF’lerde geçen hafta oldukça hareketli geçti. ABD’de hükümet kapanmasına rağmen Bitwise, Grayscale ve Canary gibi dev varlık yöneticilerinin Solana (SOL), Litecoin (LTC) ve Hedera (HBAR) ETF’lerini aynı dönemde piyasaya sürdü. Gelin ETF’lerdeki son duruma ve gelişmelere birlikte bir göz atalım.
Rekorla piyasaya giren ETF’ler
Bitwise’ın staking özelliği içeren Solana ETF’i (BSOL), 28 Ekim’de NY Borsasında işlem görmeye başladı ve ilk günde 56 milyon dolarlık hacimle 2025’in en güçlü açılış performansını gösterdi. Aynı gün Grayscale’in Solana ETF’i ile Canary’nin Litecoin ve HBAR ETF’leri de listelendi. Bitcoin ETF’lerine 202 milyon dolar, Ethereum ETF’lerine ise 246 milyon dolar giriş oldu. 29-30 Ekim’de ise SOL, HBAR ve LTC ETF’leri giriş görürken, Bitcoin ETF’lerinden 471 ve 488 milyon dolar; Ethereum ETF’lerinden ise 81 ve 184 milyon dolar çıkış gerçekleşti.
Bu tablo, yatırımcı davranışında dönüşüme ve piyasaların çeşitliliği merkeze alan bir yapıya evrildiğine işaret ediyor. Bitcoin ve Ethereum denge unsuru olurken sermaye Solana ve HBAR gibi altyapı projelere de yöneliyor.
Onay bekleyen 155 dosya var
ABD’de hükümetin kapanması kurumların faaliyetlerini sınırladı. SEC’in otomatik onay mekanizması bazı ETF’lerin hızlı biçimde piyasaya girmesini sağladı. SEC, XRP ve Cardano ETF başvurularının da sürelerinin dolmasına rağmen kapanma nedeniyle karar açıklayamadı.
SEC’in Eylül’de onay süresini 240 günden 75 güne indirmesi ve 35 varlığı kapsayan 155 ETF dosyasının gündemde olması, sürecin önümüzdeki dönemde hız kazanabileceğine işaret ediyor. XRP, Cardano, SEI, SUI, Chainlink, NEAR ve TRON gibi birçok dijital varlık değerlendirme sürecinde. Yüzü aşkın ETF’in onay sürecinde olması bize piyasadaki kurumsal ilginin büyüdüğünü gösteriyor. 21Shares’in Hyperliquid (HYPE) ETF başvurusu da bu trendin bir parçası olarak öne çıktı. Şirket, tamamen varlık fiyatını pasif biçimde takip eden, spekülatif işlemlerden uzak bir yapı tasarladı. Bu yaklaşım, kurumsal yatırımcının kripto varlıklara artık kısa vadeli kazanç beklentisiyle değil, uzun vadeli bir perspektifle yaklaştığını ortaya koyuyor.
ETF’lere üçüncü çeyrekte 18,63 milyar dolar sermaye girişi
Üçüncü çeyrekte ETF’lere toplam fon girişi 18,63 milyar dolara yaklaşarak sektördeki güvenin arttığının bir göstergesi. Ethereum ETF’leri 9,6 milyar dolarlık girişle 8,7 milyar dolarlık girişin gerçekleştiği Bitcoin ETF’lerinin önüne geçti. Solana ETF’lerine de aynı dönemde 303 milyon dolarlık giriş gerçekleşmiş. 2025 yılında Ekim verilerine göre ETF’lere yaklaşık 36,6 milyar dolarlık giriş gerçekleştiğini görüyoruz. Böylelikle ETF’lerdeki toplam büyüklük 190 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Kripto para ETF’leri ABD’de 12,4 trilyon toplam büyüklüğe ulaşan ETF’ler içinde küçük bir paya sahip. ETF’ler için 2029 yılı 30 trilyon dolar piyasa büyüklüğü öngörüsü bulunan PwC’nin rakamında piyasa istikrarını koruduğu sürece kripto para ETF’leri de oransal olarak büyüme gösterecektir.
ETF’lere yatırımda öne çıkanlar
Bitwise, Grayscale ve Canary’nin attığı adımlar, finansal inovasyon için önemli gelişmeler, ancak altcoin ETF’lere yatırım yaparken dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta var. Altcoin’lerin likiditesi Bitcoin ve Ethereum kadar yüksek değil. Bu durum gün içindeki büyük işlem taleplerinin fiyatları etkilemesine ve alış-satış marjlarının geniş kalmasına yol açabiliyor. Yine bazı altcoin projeleri hata riski, güvenlik açıkları, geliştirici problemleri ya da benimsenme eksikliği gibi riskler de taşır. ETF yatırımında riski teorik olarak fon üstlense de tıpkı doğrudan kripto yatırımı yaparken olduğu gibi sepet yapmak yatırımcının kendini koruması için çok önemlidir.
Ülkemiz açısından bakıldığında kripto düzenlemelerinin netleşmesi ve yatırımcı tabanının hızla büyümesi orta vadede yerli ETF ürünlerinin gündeme gelmesini sağlayabilir. Borsa İstanbul’un dijital varlık temelli menkul kıymetler için uygun bir altyapı geliştirmesi durumunda Türkiye’nin bölgesel bir kripto merkezi yolunda önemli bir adım olabilir.