Krizlerin gölgesinde Bakan Yumaklı’nın 3 yılı
Ülkemizin tarım (23,8 milyon hektar), orman (23,4 milyon hektar) ve mera (12,3 milyon hektar) alanlarının toplamı, ülke yüzölçümünün %76’sına karşılık geliyor. Gıda denetimi, su ürünleri, doğa koruma ve sulak alanlar da eklendiğinde, tüm vatan sathından ve 86 milyonun gıda arz güvenliğinden sorumlu bir bakanlıktan; evet, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan bahsediyoruz.
Sahip olduğu 542 milyar TL’lik bütçesi, 61 bin personeli, 81 il ve 922 ilçedeki yaygın hizmet ağı ile ülkemizin en büyük bakanlıklarından biri…
Üretimi doğaya bağımlı olan bir açık hava fabrikası tarım sektörü. Hasat sonrasında da canlılığını sürdüren, depolanması sınırlı ve maliyetli olan, ekonomideki payı küçük dilimlerle gösterilse de yokluğunda kendisini çok ağır hissettiren ve neredeyse herkesin fikir yürüttüğü bir alan.
Yük ağır, yol çetin
Olağanüstülüklerle dolu bir dönemde, böylesine sorumluluğu ağır bir görevi; sabırla, sessizce ve başarılı bir şekilde yürütüyor Bakan İbrahim Yumaklı.
Bakan yardımcılığı, pandeminin gıda güvenliğini ve gıda güvencesini tehdit ettiği bir dönemde geçti. Üç yıldır Bakan olarak giydiği ateşten gömleğiyle en ağır krizleri yönetmek zorunda kaldı.
Geçen yıl yaşadığımız ve 34 ilimizde etkili olan son 65 yılın en ağır zirai donu, meyve üretimini üçte bir oranında azalttı. Yine son 50 yılın en şiddetli kuraklığı, buğday başta olmak üzere tarla bitkileri üretiminde büyük düşüşlere yol açtı. Bu yıl 23-24 milyon ton üretim beklediğimiz buğdayda, kuraklığın etkisiyle geçen yıl rekoltenin 17,9 milyon tonda kaldığını belirtirsek sanırım felaketin boyutu çok daha iyi anlaşılabilir. Son olarak, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla yükselen enerji ve gübre fiyatları, Bakan Yumaklı’nın yerinde müdahaleleri ile en az zararla atlatıldı.
Sonuçta, üretici, ihracatçı ve tüketici zor günler yaşadı. Gıda enflasyonu tırmandı. Bu büyük iklim krizi karşısında Bakanlığın yapabilecekleri son derece sınırlı olmasına rağmen, her zaman olduğu gibi hedef tahtasına oturtuldu. Devletimizin sağladığı 46 milyarlık TL’lik hasar tazminatı ve destekleme ise neredeyse hiç gündem olmadı.
Sınırlarımızın ötesinden gelen şap hastalığı konusunda çok kapsamlı dezenformasyon yapıldı. Ancak Bakanlık, milyonlarca yerli aşı ile, sadece yurt içinde değil, sınırımız olan bazı ülkelere de aşı desteği sağlayarak sessiz sedasız sorunun üstesinden geldi.
Doğru olanı yapmak
Aslında Bakan Yumaklı’nın en önemli özelliği, popülist uygulamalardan uzakta, doğru bildiği yoldan gitmesiydi. Örneğin, Yumaklı’nın bakan yardımcılığı döneminde çalışılan ve Bakanlığı döneminde uygulamaya geçen tarımsal üretim planlamasının ne kadar değerli olduğu, giderek ağırlaşan iklim krizleriyle daha iyi anlaşıldı.
Bir başka örnek, taklit-tağşiş konusunda sağladığı dijital şeffaflığın bazı kesimlerin tepkisini çekmesiydi. Önceden halının altına süpürülenler, afişe edilince, neler de yiyormuşuz algısına malzeme yapıldı. Uygulamayla bu konuda çok mesafe alınmasına rağmen…
Çeyrek asırlık gecikmeyle başlayan Tarım Sayımı da geçen yıl başlayan, saha çalışmaları tamamlanan ve ilk sonuçlarını bu yaz sonunda alabileceğimiz, önemli ve uygulanması zor olan bir çalışma. Tarım Sayımı, üretim planlaması ile daha gerekli hale gelmişti. Çünkü ölçemediğinizi yönetemezsiniz.
Bakan değişimlerinde eski projelerin rafa kaldırılması kanıksanmış olmasına rağmen Bakan Yumaklı bu konuda istisna olduğunu gösterdi. Kendisinden önce başlatılan veya hazırlık çalışmaları biten projelerin tamamını, yenilerini de ekleyerek hayata geçirdi. Bu yaklaşım, kaynak israfını önlemesi bakımından son derece değerli ve egodan uzak bir yönetim anlayışı.
Ezcümle; kaptanın gerçek becerisi, fırtınalı denizde, gemiyi sağ salim limana ulaştırabilmesidir.