Kur korumalı hesapta anaparadan olma riski de var

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ Kur korumalı mevduat uygulamasını deştikçe ortaya ilginç detaylar çıkıyor. Vade bitmeden hesabını kapatmak isteyenler faiz haklarını yitirecek, bu normal. Ancak hesap kapatma tarihindeki kur, eğer hesap açılan tarihteki düzeyin altına inmişse anapara eksik ödenecek.

Kur korumalı mevduat hesabında detaylar ortaya çıktıkça bu uygulamaya temkinli bakanların sayısı da artıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın önceki gün yaptığı açıklamadaki bir cümle, bu hesaplarda anapara kaybının bile söz konusu olabileceğine işaret ediyor.

Tüm mevduat hesaplarında olduğu gibi; yani TL ya da döviz tevdiat hesaplarında olduğu gibi kur korumalı hesapta da vadeden önce para çekilmesi ve vadenin bozulması halinde faiz hakkı ortadan kalkacak. Bu gayet normal. Ancak sonrası önemli...

Kur korumalı hesaptan vadeden önce para çekilmesi halinde anaparayı eksik almak bile söz konusu olabilecek.

Bakanlığın açıklamasında hesabın vadeden önce kapatılması durumunda faiz hakkının ortadan kalkacağı belirtildikten sonra aynen şöyle deniliyor:

“Hesabın açıldığı tarihteki TCMB kuru ile hesabın kapatıldığı tarihteki TCMB kurundan düşük olan üzerinden hesap bakiyesi güncellenecektir.”

İşleyiş nasıl olacak?

Merkez Bankası kur farkında esas alınacak ilk kuru 22 Aralık için 12.35 olarak açıkladı. Her ne kadar bu satırları yazarken sistemin nasıl çalışacağına ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı tebliği henüz yayımlanmamışsa da diyelim bir vatandaş bankaya gitti ve tam 1.000 dolar karşılığı olacak şekilde 12 bin 350 liralık kur korumalı mevduat hesabı açtırdı. Bu hesap sahibi vadeyi de üç ay olarak belirledi.

Sayıların küsuratlı olmaması için biz işleyişi farklı sayılarla anlatalım.

Merkez Bankası’nın belirlediği kur 10 lira, bankanın bu hesap için vatandaşa üç aylığına ödeyeceği faiz de yüzde 5 olsun. Hesap sahibi 1.000 dolara denk gelecek şekilde 10 bin lira yatırdı ve üç ay sonra 10.500 lira elde edecek. Bu dönemde dolar 10 liradan 10.4 liraya çıkarsa, yani yüzde 4 artarsa vatandaş faizden kura göre daha fazla kazanç elde edeceği için dolardaki artışın düşük kalmasıyla ilgilenmeyecek.

Ancak dolardaki artış yüzde 5’in üstüne çıkarsa durum değişecek. Dolar bu dönemde örneğin yüzde 9 artarsa, vatandaşa 10.500 lira ile 10.900 lira arasındaki fark olan 400 lira kur koruması çerçevesinde ayrıca ödenecek.

Ya vade bozulursa?

Hesabın vade bitmeden kapatılması durumunda ne yapılacak denmişti:

“Hesabın açıldığı tarihteki TCMB kuru ile hesabın kapatıldığı tarihteki TCMB kurundan düşük olan üzerinden hesap bakiyesi güncellenecektir.”

Yukarıdaki örneğe dönelim. Vatandaş yüzde 5 faiz almak üzere kur 10 lirayken hesap açtırdı. Ama üç aydan önce sıkıntısı oldu, paraya ihtiyaç duydu ve faizden vazgeçip hesabını kapatmak istedi.

Aradan iki ay geçmiş olsun ve o tarihteki olasılıklara bakalım.

Ne diyor Bakanlık:

“Hesabın açıldığı ve kapatıldığı tarihlerdeki Merkez Bankası kurundan hangisi düşükse hesap bakiyesini o kurdan güncellerim.”

Hesap açıldığında dolar 10 liraydı, iki ay sonra dolar 11 liraysa vatandaşa düşük kurdan, yani 10 lira karşılığında ödeme yapılacak. Bu durumda vatandaş anaparasını alacak ve faiz gelirini yitirmiş olacak, ki bu normal.

Bir diğer olasılık... Diyelim hesap kapatıldığında dolar 9 lira düzeyinde. İşte o zaman hesap açılış ve kapanışındaki düşük kur, yani 9 liralık kur uygulanacak. Hesap bir anlamda 1.000 dolar karşılığı açılmıştı ya, işte vatandaşa bu kur üzerinden 9 bin lira ödenecek.

Yani vatandaş vadeden önce hesabını kapatmak istediği takdirde, eğer kur, hesabı açtığı tarihteki düzeyin altındaysa anaparadan da kayba uğrayacak.

En az üç ay kımıldama, deniliyor

Maliye’nin tebliği henüz yayımlanmış değil ve bu değerlendirmeyi basın açıklamasındaki ifadeye göre yapıyoruz. Bu hüküm muhtemelen tebliğde de aynen korunacak.

Bu düzenlemeyle neyin amaçlandığı çok açık.

Sisteme giren en az üç ay boyunca çıkamasın!

Hani olur ya kur çok düşerse kimse ona bakıp “Alacağım bu küçük faizden vazgeçeyim de hazır bu kadar düşmüşken döviz alayım” diyemeyecek. Çünkü sistemden çıktığı takdirde anapara kaybına uğrayacak.

Döviz hesaplarının da yüzde 9.8’i kapsamda

Köşemizde dün bankalardaki gerçek kişilere ait TL hesaplarının vade dağılımını aktarmış ve bu uygulamadan mevduatın ancak yüzde 6.9’unun yararlanabileceğine dikkat çekmiştik.

Merkez Bankası’nın önceki akşam Resmi Gazete’de yayımlanan tebliği ile kapsama döviz tevdiat hesaplarından TL’ye geçecekler de alındı. Döviz hesaplarının vade dağılımı da bu uygulamadan yüzde 9.8’lik bir hesap diliminin yararlanabileceğini gösteriyor.

Vatandaşın kur korumalı mevduat hesabından yararlanabilmesi için en az üç ay vadeyi tercih etmesi gerekiyor. Oysa ekim ayı itibarıyla bankalardaki TL cinsi mevduatın yüzde 93.1’i, döviz cinsi mevduatın da 90.2’si üç aydan kısa vadeli. Dolayısıyla vade tercihinde radikal bir değişiklik olmadığı takdirde bu uygulamadan yararlanacak mevduatın oranı çok düşük kalacak.

Merkez ne yapıyor, anlaşılamadı

Bu arada Merkez Bankası’nin önceki günkü Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan tebliğinde dolar, euro ve sterlin cinsinden döviz hesapları ve döviz cinsinden katılım fonu hesaplarının hesap sahiplerinin istemesi halinde TL’ye çevrileceği belirtildi. Bu dönüşüm için “20 Aralık 2021 tarihinde mevcut olan” kaydı düşüldü.

Üç döviz cinsinden olan hesapların TL'ye dönüştürülebileceğini belirten Merkez Bankası, dün web sayfasında yalnızca dolar, euro ve sterlinin değil, tüm dövizlerin kurunu açıkladı. Üstelik açıklamada alış ve satış kurları da yer aldı.

Oysa Maliye’nin açıklamasında Merkez Bankası’nın her gün saat 11.00’de yalnızca dolar için alış kuru açıklayacağı belirtilmişti. Diğer iki döviz için bir kereliğine kur açıklanmış olması DTH dönüşümü için gerekli elbette ama diğer dövizlerin, hem de satış kurlarıyla birlikte yayımlanması, hele hele çapraz kurların verilmesi hiç anlaşılamadı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar