Küresel kaosun içinde yatırım görünümü

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Yönetim Danışmanı BARIŞ SAZAK

 Küresel doğrudan yabancı yatırımlar geçtiğimiz yıl, son iki yıllık düşüşün ardından yüzde 6 artışla 1,6 trilyon dolara çıktı. Ancak bu artışın neredeyse tamamı veri merkezleri, yarı iletkenler ve az sayıdaki büyük ekonomide sıkıştı. Kamusal kurumlar, varlık fonları ve özel sermaye şirketleri küresel yatırımcı kompozisyonunda daha önce görülmemiş bir ağırlığa ulaştı. Sermaye büyürken daha kısıtlı sayıda elde toplandığını gözlemlemekteyiz.

 Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) 2026 Yatırım Raporuna göre geçtiğimiz yıl kü­resel doğrudan yabancı yatırım (DYY) girişleri 1,5 trilyon dolar­dan 1,6 trilyon dolara çıktı. Geliş­miş ekonomilerde artış yüzde 11 ile 723 milyar dolara, gelişmekte olan ekonomilerde ise yüzde 2 ar­tış ile 901 milyar dolara ulaştı. İki yıllık düşüşün ardından piyasalar az da olsa ilk kez pozitif bir sinyal verdi. Ancak fazla umutlu bir tablo çizmek mümkün değil. 2010-2025 arasında küresel ticaret ve GSYH istikrarlı biçimde büyürken, DYY eğrisi daha sönük ve kırılgan kal­dı. Yani yatırım artık büyümenin öncü göstergesi olmaktan çok, tek seferlik kurumsal işlemlerin ve fi­nansal yeniden yapılanmaların gölgesinde kalan bir kalem.

Asıl önemli olan, artış kayde­den yatırımların nereye yöneldi­ği. Veri merkezleri, petrol-doğal gaz ve yarı iletken sektörleri pro­jelerin değerini yukarı çekerken, yenilenebilir enerji, altyapı ve imalat sanayii yatırımları belir­gin biçimde geriledi. Gelişmek­te olan ekonomiler için DYY hâlâ dış finansmanın en büyük kale­mi. Neredeyse toplam dış finans­manın yarısına denk gelmekte. Gelişmiş ülkelerde bu oran dört­te bir. Kısacası toparlanma söz konusu ancak hem dar tabanlı hem güvenilmez.

Ülke bazında ABD, 277 mil­yar dolarla listenin başında. Sin­gapur ve Hong Kong onu izliyor. Çin, Brezilya, Birleşik Krallık, Al­manya, Kanada’yı BAE ve Meksi­ka takip etmekte. BAE, Hürmüz krizi sonrası kolaylıkla vazgeçile­cek bir yatırım adresi olmadığını bir kez daha kanıtladı.

Sınır ötesi birleşme ve satın almalar yüzde 7 daraldı, yeni yatırımların proje değerleri geçen yılın yüksek sevi­yesine yakın kalsa da esas olarak veri merkezi mega-projeleriyle ayakta durdu. Uluslararası proje finansmanı üç yıllık düşüşün ar­dından yüzde 3 arttı. Ancak ha­la 2021 yılının yüzde 25 altında. Raporun ilginç bir çıktısı petrol fiyatları yükseldiğinde hem pet­rol ihracatçısı hem ithalatçısı ül­kelerin fosil yakıt ve yenilenebilir enerji yatırımlarının eş zaman­lı arttığını göstermesi. Yani kısa vadeli enerji güvenliği kaygısı ile uzun vadeli dönüşüm hedefi aynı anda sermaye çekiyor.

Çıkış tarafında tablo daha da dar. Küresel yatırım çıkışları­nın neredeyse yarısı yalnızca beş kaynak ülkeden geliyor ve bu beş­li 2024'ten bu yana değişmedi. ABD bu listenin de başında, Ja­ponya ve Çin izliyor. Türkiye için de 2025 yılında dış yatırımlarda rekor bir sermaye çıkışının ol­duğunu gözlemlemekteyiz. Buna ayrı bir yazıda değineceğim.

Bölgesel dağılım da benzer bir seçiciliği gösteriyor. Avrupa'ya giren yatırım büyük ölçüde fi­nans merkezleri üzerinden geçen kurumsal akışlar ve birkaç büyük proje sayesinde yüzde 39 artarak 285 milyar dolara çıktı. Kuzey Amerika'da girişler yüzde 2 geri­ledi. Gelişmekte olan Asya, 644 milyar dolarla en büyük alıcı böl­ge olma konumunu korudu. Ta­rife savaşlarının getirdiği belir­sizlikten dolayı özellikle tedarik zinciri yoğun imalat yatırımları, yüzde 30 azaldı. Afrika'ya yatırım girişleri önceki döneme göre yüz­de 26 daraldı. Yine de bu veri kıta tarihindeki üçüncü en yüksek se­viyeye denk gelmekte.

Sermaye türü

Üç ayrı yatırımcı türünün; gele­neksel çokuluslu şirketler, kamu şirketleri ve özel sermaye fonla­rının yakınsayan, hatta zaman za­man entegre yatırımcı davranış­ları, geçtiğimiz yılın en dikkat çe­kici bulgusu.

Değeri 1 milyar doları aşan me­ga-projeler, 2025'te duyurulan toplam sıfırdan yatırımların yüz­de 44'ünü oluşturdu. Bu projele­rin 2017'deki payı yüzde 22'ydi. Meblağ olarak küresel yatırımın neredeyse yarısı artık sayılabilir dev projelere bağlı. Bu projeler ve­ri merkezi, yarı iletken, batarya ve yenilenebilir enerji gibi ölçek ge­rektiren sektörlere yönlenmiş. ABD ve Çinli şirketler hem kaynak hem hedef tarafında baskın du­rumda. BAE ve Birleşik Krallık on­ları izliyor. Mısır, Hindistan, Birle­şik Krallık ve Brezilya ise bu tip ya­tırımlara en çok ev sahipliği yapan ülkeler. Tek bir mega-proje artık bir ülkenin ya da bölgenin toplam yatırım verisine tek başına tesir edebilmekte. Yoğunlaşma yalnız­ca sektörel değil, ölçeksel de.

Şirketler cephesinde en büyük 100 çokuluslu şirketin yurt dışı varlıkları 2025'te yüzde 8 büyü­yerek, yurt dışı satışlardaki bü­yümeyi geride bıraktı. Ancak bu büyümenin arkasındaki moti­vasyon eskisinden farklı. Örne­ğin; OpenAI, Oracle, SoftBank ve BAE'nin devlet destekli yatırım şirketi MGX'in ortaklaştığı Pro­ject Stargate, tek başına ABD'ye gelen yabancı yatırım taahhütle­rinin yaklaşık yarısını oluşturdu. Bu projeyi dışarıda tuttuğunuzda bile farmasötik sektöründe 157 milyar dolarlık, teknoloji sektö­ründe ise TSMC'nin 100 milyar dolarlık yarı iletken yatırımının başını çektiği duyurular listenin üst sıralarında.

Trumponomics politikaları kapsamında ABD şirketleri yurt içine 3 trilyon doları aşan taah­hütte bulundu. Bu planlar ileriye yönelik uluslararası genişlemeyi yavaşlatabilir. Örneğin Apple'ın yurt dışı varlıkları yüzde 10'dan fazla geriledi. Şirket 600 mil­yar dolarlık bir "eve dönüş" pla­nı açıkladı. En büyük 100 şirketin toplam varlıklarının yurt dışı payı yüzde 52'de sabit kalırken, enflas­yondan arındırılmış toplam varlık değeri yine de yüzde 5'in üzerinde büyüdü. Sermaye birikiyor, ama coğrafi dağılımı artık siyasi ter­cihlere daha bağımlı.

Kamunun yükleşi

Kamuya ait çokuluslu şirket­lerin en büyük 100 şirket sırala­masındaki sayısı, 2011'de 20 iken 2026'da 26'ya çıktı. Ama asıl çar­pıcı olan, gelişmekte olan ekono­miler tablosu. Kendi kategori­sindeki en büyük 100 şirketinin tam olarak yarısı kamu kurumu. Çin ve Hong Kong menşeli 30 şir­ket, Körfez İşbirliği Konseyi ül­kelerinden yedi şirket listede yer alıyor. İlginç bir ayrıntı olarak, Çin'in kendi listesindeki devlet payı gerilemiş. Kamu payı 2011'de yüzde 90'a yakınken bugün yüz­de 70'e düştü, çünkü Tencent, Hu­awei, Geely ve CATL gibi özel şir­ketler daha hızlı büyüdü.

Bu eğilim sadece "devletçi" eko­nomilere özgü değil. Gelişmiş ekonomiler de stratejik varlık­larda payını artırıyor. ABD hükü­meti Intel'de yüzde 10 hisse aldı. Bu, nadir toprak elementleri ma­denciliğinde bir dizi başka satın almayla eş zamanlı gerçekleşti. Fransa uydu şirketi Eutelsat'ta­ki payını yüzde 30'a çıkardı, İs­panya, Suudi Telekom'un Telefó­nica'da benzer oranda pay alması üzerine "ulusal kontrolü koruma" gerekçesiyle kendi payını yüzde 10'a yükseltti. Hollanda ve İtal­ya, sırasıyla yarı iletken şirketi Nexperia ve lastik üreticisi Pirel­li üzerinde "altın yetki" uygulaya­rak yabancı devlet şirketlerinin etkisini sınırladı.

Varlık fonları da artık ortağı ol­duğu şirketlerden ziyade doğ­rudan harekete geçmekte. Suudi Arabistan'ın Kamu Yatırım Fo­nu'nun öncülük ettiği özel bir sa­tın alma aracının Electronic Arts'a yönelik 50 milyar dolarlık tekli­fi, MGX önderliğindeki yatırımcı konsorsiyumunun Aligned Data Centers'ı 40 milyar dolara satın al­ması bunun örnekleri. Devlete ait şirketlerin sınır ötesi birleşme-sa­tın alma hacmi, pandemi sonrası dönemde yıllık ortalama 85 mil­yar dolara çıktı. Bu oran 2015-2019 döneminin neredeyse iki katı.

Da­hası, büyük anlaşmaların artık tek bir devlet şirketi tarafından değil, özel ve kurumsal yatırımcıların da içinde bulunduğu konsorsiyum­lar aracılığıyla yapılması dikkat çekici. Bunu siyasi ve düzenleyici hassasiyetleri yumuşatmanın bir yolu olarak okuyabiliriz. 2026'da tamamlanması beklenen anlaş­malarla bu rakamın 160 milyar do­lara, yani küresel DYY’nin yaklaşık yüzde 10'una ulaşması bekleniyor. Dış sermayeye ihtiyaç duyan bizim gibi ekonomilerden, yatırım mev­zuatlarını yeni sermaye dinamik­leri gözeterek planlayanlar kısa ve orta vadede ön plana çıkacak gibi görünmekte.

Küresel kaosun içinde yatırım görünümü - Resim : 1

Küresel kaosun içinde yatırım görünümü - Resim : 2

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.393,85 0,00 %
Dolar 48,6054 0,13 %
Euro 56,5094 0,24 %
Euro/Dolar 1,1617 0,04 %
Altın (GR) 6.787,54 -0,91 %
Altın (ONS) 4.330,13 0,31 %
Brent 104,73 -1,38 %