Küresel koşullar çok dikkatli olmayı gerektiriyor!

Uğur CİVELEK
Uğur CİVELEK ARKA PLAN dunyaweb@dunya.com

Koca bir yılı daha geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Hem yapılan ve farklı sebeplerle yapılamayanlara, hem de geleceğe devredilen mirasa olabildiğince gerçekçi bir gözle baktığımızda en kötüyü geride bıraktık diyemiyoruz. Daha zorlu geçmeye aday bir yılı, sorunları ağırlaştırma pahasına günü kurtararak tükettik. Tükettiğimiz tek şey zaman olmadı; elde kalan olanakların önemli bir kısmıyla birlikte zaten azalmış olan güven ve itibar depolarını da kısmen kritik seviyelere kadar gerilettik. Bu değerlendirme, gerek küresel ve gerekse ulusal eğilimler açısından geçerli oldu.

Son bir yıl genelinde, küresel ekonomik eğilimler ile geleceğe yönelik orta vadeli beklentilerin yönü değişmedi. Ne yapılırsa yapılsın küresel ekonomi dalgalı bir şekilde durgunlaşıyor; para politikaları ile yapılan ve yapılabilecek olanlar bu durumu değiştiremiyor, nimet külfet dengesindeki bozulma ‘böyle gitmez’ dedirtiyor.

Tam bir yıl önce uzlaşmazlıkları rafa kaldırmak, parasal gevşeme ve ateşkeslerle panik ataklar yaşanmasını önlemek çabaları ön plana çıkmıştı. Şu anki durum çok farklı değil ve kırılganlık algısı çok daha vahim bir görünüm sergiliyor. Gelişen ekonomilere ilişkin bulaşıcı olabilecek olumsuzluklar, para politikası uygulamalarının etkisizleşmesine bağımlı dolaylı ve doğrudan etkiler olumlu düşünebilmeyi nerede ise olanaksızlaştırıyor!

Küresel borç hacmindeki artışın büyüme yaratıcı etkisi giderek azalıyor, kırılganlık algısının daha belirleyici olması söz konusu oluyor veya başka bir deyişle sistemik risk algısı pekişiyor. Bu durum kısa vadede kurgulanmış spekülatif zorlamaların etkisiz kalmasına ve güvensizliğin pekişmesine sebep oluyor.

Faaliyet dışı gelir yaratan pozisyonlardaki kaldıracı her fırsatta azaltma telaşı, ekonomik eğilimlerin yönlendirilebilmesini zora sokuyor. Sorunların ağırlaşması pahasına günü kurtarma yaklaşımları, eskiden olduğu gibi çalışamıyor! Gelişen ekonomilerin olumsuz ayrışması ve çıkar çatışmalarının açığa çıkarak gündem üzerinde belirleyici olması, söz konusu olumsuzluğun sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Uluslararası gerginliklerin hızla artması ve güçlülerin hukukunun güvensizlikleri pekiştirecek şekilde sahne alması, tesadüf sayılamıyor! Artık sorunların ağırlaşması pahasına günün kurtarılabilmesi, geçici de olsa küresel uzlaşı ve sistemi oluşturan kurumsal yapının hesapsızca risk alıyor olmasını gerektiriyor; büyüyen çıkar çatışmaları nedeniyle kalıcı olamıyor, olumsuz eğilimlerin daha belirleyici olması önlenemiyor. Para politikalarının etkisizleşmesi, başka bir aşamaya geçilmiş olduğunu düşündürüyor. Çoğunluk maliye politikalarının daha aktif bir şekilde kullanılması dışında fazla bir seçenek kalmadığını görüyor; fakat bu durumun uygulamaya geçmesi ile yaşanabilecekler tüm kesimleri büyük bir karamsarlığa itiyor. Bu sebeple, söylemi bile sıkıntı yaratıyor! Zira enflasyon beklentilerini güçlü bir şekilde uyararak yeni bir küresel krizi tetiklemesi ve umulanın tam aksi sonuçlar yaratarak sistemik çöküşü erkene çekmesi olasılığı hayli yüksek!

Para politikası uygulamaları artık net bir şekilde işe yaramıyor; olası yan tesirlerin hasarı umulan faydayı aşıyor ve güvensizliği derinleştiriyor. Maliye politikasının durgunluktan çıkış için kullanılması ise enflasyon baskılarını azdırarak riskten kaçınma paniği yaratacağı için şimdilik söyleminden bile uzak durulmaya çalışılıyor. Tam anlamı ile büyük bir açmaz var. Günü kurtarmak için durgunluktan çıkmaya çalışmamak ve herkesi yapay gündemler ile sakinleştirerek oyalamak, istenmeyen tercihlere yönelenlerin takip edilmesini bloke etmek dışında bir seçenek kalmadı gibi.

Ortada büyük bir çaresizlik var; ağırlaşmasına izin verilmiş sorunlar, insanlığı uzlaşmazlığa ve çaresizliğe mahkum ediyor! Başka bir deyişle, küresel ölçekte çok kırılgan bir durum var! Birileri herhangi bir sebeple durumu ifşa eden bir tavır içine girerse, her şey büyük bir süratle değişebilir! Son üç yılda küresel gündem de yaşanan anormal değişimler, hareket yeteneklerini daraltan olumsuz koşulların bir sonucu. 2020'nin nasıl başlayacağını tahmin etmek, mevcut koşullarda çok zor değil; fakat nasıl biteceği konusundaki söylemler temenni olmak dışında bir değer taşımıyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar