Küresel ticarette belirsizliğin yeni normali

Trump’ın keyfi politikalarına karşı çıkmak, eski düzene geri dönmek gerektiği biçiminde anlaşılmamalı. Küresel ticarette belirsizliğin yeni normal haline gelmesi, finansman imkanlarında sıkışma, artan risk primi ve ödemeler dengesi sorunları demek.

 Trump, Watergate skan­dalından sonra 1977’de yürütmenin acil durum yetkilerini sınırlamak üzere çı­kartılmış olan Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası'nın (IEEPA) Kongre'yi atlayarak gümrük vergilerini keyfi biçimde belirleme yetkisi verdiğini düşü­nüyordu. Yüksek Mahkeme aynı fikirde olmadığını açıkladı. Do­kuz yargıçtan altısına göre Trump gümrük vergilerinde başkanlık yetkisini aştı.

Tabii bu, Trump. “A öyle mi? Hay Allah IEEPA’yı yanlış yorum­lamışım” demedi. Hemen başka bir yan yola saptı ve bu sefer tüm ülkelere yüzde 10 vergi koydu. Hemen arkasından da yüzde 10’u yüzde 15’e çıkarttı. Bu durum çok sayıda soru ve belirsizlik doğurdu.

1 Vergilerin iptal edilmesinin sonucu ne olacak?

Piyasaların ilk tepkisi sınırlı ol­du. Kararın asıl kalıcı etkisi belir­sizlik. AB, hemen AB-ABD tica­ret anlaşmasına dair yasama sü­recini askıya aldı. 2025’e sürekli değişen ticaret politikası dam­gasını vurmuştu. 2026'nın daha sakin geçeceği bekleniyordu. Bu beklenti suya düştü. Trump’ın mahkeme kararına ne kadar ag­resif cevap vereceği çalkantının boyutunu belirleyecek. Kong­re’de onaylanmazsa, açıklanan yüzde 15’lik verginin geçerli­lik süresi 150 gün. Ülke ve sektör bazlı yeni vergilere hazır olmak gerekiyor. Belirsizlik artık yeni normalimiz olacak.

Karar her ülkeyi aynı düzey­de etkilemeyecek. Bazıları ka­zançlı bazıları zararlı çıkacak. En çok zararı ABD’nin müttefik­leri görecek. Mesela daha önce Trump’tan yzüde 10’luk bir ver­gi kopartmış olan İngiltere şimdi yüzde 15 ödeyecek. Ayrıca mah­keme çelik, alüminyum ve oto­mobiller gibi sektör spesifik ver­gi oranlarını iptal etmedi. ABD’ye ihracatlarında bu ürünlerin payı yüksek olan müttefikler yüksek gümrük vergileri ödemeye de­vam edecek. En kazançlılar ise daha önce en çok cezalandırılmış olanlar. Brezilya, Çin, Vietnam, Tayland ve Malezya gibi ülkeler açısından yüzde 15 daha önceki vergilere oranla epey daha düşük.

Şimdiye kadar toplanmış olan vergiler ne olacak?

Trump yönetiminin yükseltti­ği vergilerle ithalatçılardan top­lanan milyarlarca dolar gümrük vergisinin akıbetinin ne olaca­ğı da belirsiz. 100 milyar doların üzerindeki bu tutarın iade edilme­si gerekir. Ama ne zaman ve nasıl belli değil. Mahkeme kararında bu doğrultuda bir açıklama yok.

Hukuku kullanarak yö­netme (rule by law) ile hu­kukun üstünlüğü (rule of law) arasındaki mücadele nereye evrilecek?

Belki de Yüksek Mahkeme ka­rarının en önemli boyutu bu. Bu karar ile tarihsel ve ilkesel ge­rekçelerle ABD Kongresinin sa­hip olduğu vergi koyma hakkına başkanın el koymasına geçit ve­rilmedi. Mahkemenin, başkanla­rın anayasal sınırları görmezden gelemeyeceğini hatırlatmış ol­ması sistem içindeki fren meka­nizmalarının hâlâ çalıştığını gös­terdi. Ancak bu kararı tam bir res­torasyon olarak görmemek lazım. Mahkeme kuralları hatırlatmış olsa da, yürütme kendisine yeni yollar arayacak. Keyfiyet ile kural bazlı yönetim anlayışı arasındaki mücadele hızlanarak devam ede­cek. Bunun küresel ticarete yan­sıması ise öngörülebilirliğin hep­ten kaybolması olacak.

Kurallara ve kurumlara dayalı piyasa anlayışı mı yönetilen piyasa yaklaşımı mı egemen olacak?

Trump’ın keyfi politikaları­na karşı çıkmak, eski düzene ge­ri dönmek gerektiği biçiminde de anlaşılmamalı. Gümrük vergile­rini bir pazarlık kozu olarak kul­lanmak, fiyat mekanizmasını bozar ve piyasayı siyasi kararla­ra açık hale getirir. Fakat, 2. Dün­ya Savaşı sonrası oluşturulmuş olan DTÖ düzeni de bugünün sorunlarına çözüm üretmekten uzak. Bunu da teslim etmek ge­rekiyor. Alternatif bir küresel­leşme anlayışına, yeni kurallara ve kurumlara ihtiyaç var.

Küresel ticaret sistemin­deki bu gelişmeler Türki­ye gibi ülkeler açısından ne getirecek?

Bu son gelişmeler Türkiye gi­bi dış sermayeye ve öngörülebi­lir bir hukuk düzenine ihtiyaç du­yan gelişmekte olan ülkeler için dışsal bir şokun çok ötesine ge­çen sonuçlar doğuracak. Küresel ticarette belirsizliğin yeni nor­mal haline gelmesi, finansman imkanlarında sıkışma, artan risk primi ve ödemeler dengesi so­runları demek. En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’nın imza­ladığı yeni STA’lar ve “Made in Europe” girişimi sonrasında ti­caret savaşlarının yıkıcı etkileri karşısında daha savunmasız kal­dık. Küresel fırtınanın ortasında­yız. Tek başımıza dayanamayız. Kendi iç kurumlarımızı sağlam­laştırmalı ve AB ile ilişkilerimizi nasıl geliştireceğimiz konusunda gerçekçi çözümler üretmeliyiz.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 13.092,93 -1,45 %
Dolar 44,2207 0,22 %
Euro 50,5377 -0,78 %
Euro/Dolar 1,1415 -0,84 %
Altın (GR) 7.136,03 -0,98 %
Altın (ONS) 5.018,85 -1,20 %
Brent 101,25 1,80 %