Küresel vergi geldi

Ömer Faruk ÇOLAK
Ömer Faruk ÇOLAK EKONOMİ ATLASI dunyaweb@dunya.com

Oranı da en az %15 olarak belirlediler. Uygulamadan olumsuz yönde etkilenecek ülkeler arasında kurumlar vergisi oranı %12,5 olan İrlanda, %10 olan Bulgaristan ve %9 olan Macaristan sıralanabilir. Ancak OECD’nin yapmış olduğu hesaplamalara göre uygulama sonrası ülkelerin kasalarına 80 milyar dolardan fazla para gireceği de unutulmamalı.

 

Küreselleşme son kırk yılın sihirli kavramı oldu. Bunun yaklaşık ilk otuz yılında övüldü, son on yılında ise yerildi. Küreselleşmenin birçok tanımı yapıldı. Ben en basit ama en anlamlı olanı “küreselleşme, sermaye hareketlerinin serbestliğidir” tanımını ilk sıraya koyuyorum. Sermaye hareketlerinin serbestliği sadece sermayenin ülkeler arasında hoplayıp zıplaması olarak görülmemeli. Çünkü dünya ölçeğinde dolaşan bu sermaye, aynı zamanda kazancını vergilendirmekten de kaçırdı.

1990’lı yıllardan sonra sermaye hareketlerinin ardında sadece bankalar değil, teknoloji şirketleri de yer almaya başladı. Aralarında Apple, Facebook, Twitter, Microsoft, Google’ın da sayılabildiği bu şirketler çok hızlı büyüdü ve yüksek kâr oranlarıyla çalışır hale geldi.

Sosyal medyanın işçileri

Yüksek kâr oranlarıyla çalışan dijital şirketler bazen faaliyet gösterdikleri ülkede ofis bile açmadılar. Yakın dönemde Türkiye bunu sağlamak için şirketlere baskı yaptı da en azından ofis açmalarını sağladı. Bu arada okumak yerine sosyal medyada gezinmeyi sevenler için de bir tespitimizi dile getirelim. Sosyal medyayı kullanan her kişi içeriği doldurarak “o medyanın ücretsiz işçisi” haline gelmekte. Aman dikkat, ne kadar çok sosyal medyada zaman geçiriyorsanız, o kadar çok sömürülüyorsunuz demektir.

Vergi ödemekten kaçınan, yüksek kâr oranlarıyla çalışan teknoloji-dijital şirketler merkezlerini vergi oranları düşük ya da vergi muafiyeti veren ülkelerde gösterdiler. Kurumlar vergisi de merkez şirket tarafından ödendiği için asıl ülkelerinde vergi ödemekten kurtuluyorlardı. Üstelik çok likit oldukları için son dönemde para ve sermaye piyasasında da boy göstermeye başladılar. Burada da adeta vur-kaç taktiğiyle çalışmaktalar.

Küresel asgari kurumlar vergisi

Geçen hafta Londra’da toplanan G-7 ülkelerinin maliye bakanları, uzun süredir OECD öncülüğünde çalışılan küresel asgari kurumlar vergisini (global minimum corporate tax) hayata geçirmeye karar verdiler. Oranı da en az %15 olarak belirlediler. Artık ABD’den, Türkiye’den, Fransa’dan şirketler, gelirlerini kaçırıp vergi cennetleri Bahamalar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Manş Adaları Jersey ve Guernsey gibi ülkelere (ülkeciklere) götürdüklerinde bu vergiyi yine ödeyecekler.

Uygulamadan olumsuz yönde etkilenecek olanlar da var. Bu ülkeler arasında kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olan İrlanda, yüzde 10 olan Bulgaristan ve yüzde 9 olan Macaristan sıralanabilir. Ancak OECD’nin yapmış olduğu hesaplamalara göre uygulama sonrası ülkelerin kasalarına 80 milyar dolardan fazla para gireceği de unutulmamalı. Buna dijital şirketlerden gelecek para dahil değil. Çünkü şu anda onların ne kazandıklarını sadece kendileri biliyor.

Buraya kadar yazdıklarımız uygulamanın maliye politikası kısmıydı. Bu vergiyle iktisat politikalarında gerçekleşecek değişim, gelecek olan paradan daha önemli. Bunların ne olduğunu sıralayalım:

-Sermaye hareketleri artık tam serbestliğe sahip değil.

-Piyasa kendi başına bırakılırsa sorun oluyormuş ki devlete yeniden gel dendi, Keynes ben buradayım dedi.

-Piketty servet vergisi dediğinde tüyleri diken diken olan ABD, kararda başı çekti.

-Uygulama (ikinci adım) gelir vergisine de yansıdığında artık ülkesinden para kaçıran şirketler, politikacılar ve mafya en azından %15 vergi ödeyecek.

Devlet adil olursa ülkeye de, ekonomiye de çeki düzen verir, olmazsa zorba olur.

Kitap Önerisi: B. Eichengreen, Aynalı Salon.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Dış ticaret ve istihdam 15 Eylül 2021
Yeni Bretton Woods 01 Eylül 2021
Karizmayı çizdiren ülke 11 Ağustos 2021
Kripto para ve sürü etkisi 04 Ağustos 2021
Ekolojik toplum 14 Temmuz 2021
Mendil para 07 Temmuz 2021