Küreselde gıda krizi var da bizde yok mu?

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Tüm dünyayı ilgilendiren gıda krizi dozunu arttırmayı sürdürüyor. Önceki yazımda bahsettiğim enerji krizine sebep olan Rusya-Ukrayna savaşı bu krizin de baş faktörü. Ama bu defa sadece Avrupa’yı değil, tüm dünyayı önemli ölçüde etkilemekte. Öyle ki, Birleşmiş Milletler’e göre Ukrayna’da 20 milyon ton civarı tahıl ülkeden dışarı çıkarılamamış ve Ukrayna limanlarında mahsur kalmış durumda. Eş zamanlı olarak Hindistan'ın da buğday ihracatını durdurması, dünyanın birçok ülkesinde tahıl krizinin oluşmasına sebep oldu. Moskova birliklerinin dünyadaki buğday ihracatında yaklaşık yüzde 12 paya sahip Ukrayna’nın Karadeniz limanlarına blokaj uygulaması uluslararası ticari dengeleri altüst etti.

Mısır ve Tunus başta olmak üzere Afrika ülkelerinin tamamı gıda krizinden yüksek oranda etkilenmekte. Hesaplamalara göre 12 milyondan fazla insan açlık sınırında. Pek çok kişinin farkında olmadığı kadar yüksek bir nüfusa sahip, 103 milyonluk Mısır'da ekmek bulmak iyice zorlaşırken, Tunus’da un, şeker ve pirinç karneye bağlanmış durumda. Rusya ve Ukrayna'dan ithal edilen hububat tüketiminin yüzde 50'si savaştan ciddi şekilde etkilenirken, bu durum her iki ülkede de haftalar boyunca ekmek için uzun kuyruklar oluşmasına neden oldu. Şu anda tüketilen buğday, çatışmadan önce ithal edilmiş olmasına rağmen, fiyatlar da önemli ölçüde artış göstermiş durumda.

Dünyadaki buğday ihtiyacının önemli bölümünü karşılayan iki ülkenin savaş hali ve bu konuda bir adım atılamaması biz dahil her ülkeyi mutlak surette etkileyecektir. Ukrayna Tarım Bakanı Solskyi Ukrayna limanlarındaki ablukaya son verilmezse yaz ortasına kadar gıda kaynaklarına ilişkin önemli bir baskının tüm dünyada hissedilmeye başlanacağını ve zincirleme etkiyle pek çok üründe korkunç fiyat artışlarının görüleceğini söylüyor. Henüz şimdiden buğday fiyatlarının yüzde 45’in üzerinde artması da bunu önemli bir göstergesi.

Davos’taki Dünya Ekonomi Forumu’nda Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, hasat ettikleri, ancak ülkede kalan 20 milyon ton tahıl ürününü komşu ülkeler aracılığıyla Baltık Denizi’nden gemilerle ihraç edebileceklerini söylerken, Rusya gıda krizinin sorumlusunun Batı ülkelerinin uyguladığı ambargo kararı olduğunu düşünüyor. Rusya’nın gemi ticareti yapamamasının önemli bir nedeni Ukrayna’nın Karadeniz’e mayınlar.

Geçtiğimiz gün Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ülkemize geldi ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir görüşme gerçekleştirdi. Çıkan sonuç; bir buğday koridoru kurularak, gemilerin denetlenmesi dahil BM, Rusya, Ukrayna ve Türkiye arasında oluşturulabilecek bir mekanizma ve iş birliğinin planlanacağı mesajı idi. Bir tarafta dünyada yaşanılan gıda krizi, öte yanda çürümeye bırakılmasına az kalmış milyonlarca ton tahıl ürünü. Bu iş birliğinin oluşmaması halinde, kazananın olmayacağı kesin.

Bizde durumlar nasıl?

Küreselde tüm bunlar olurken, ülkemizde alınan bir önlem var mı diye baktığımızda, ne yazık ki çok da bir gelişmenin olmadığını gözlemliyorum. Her zaman insanlık için en önemli enerji kaynağı olduğunu savunduğum gıda endüstrisinde, ülkemizin gün geçtikte dışa bağımlılığının artış göstermesi burada çoktan bir reforma gidilmesinin gerekliliğini ortaya koyuyor. Gıda sektörünün önemli oyuncularından birisi olan, Karimex Gıda’nın patronu sevgili dostum Emrah Albayrak, tarımsal anlamda ivedi olarak bir olağanüstü hal ilan edilmesinin şart olduğunu belirtiyor. Yanı sıra büyük devletlerin yaptığı gibi bulunan bütün temel gıda maddelerinin stoklanmasının, gerekirse ithal edilip depolanması gerektiğini de belirtirken, tohum yasasının da yeniden gündeme alınmasının şart olduğunu sözlerine ekliyor. Sevgili Emrah bey ayrıca tarıma uygun hazine arazilerinin sözleşmeli tarım şirketlerine kiralanmasının ve bu şirketlere yerli tohum ve yine yerli gübre firmalarından emtia sağlanarak çeşitli avantajlar sağlanmasının gerekliliğinden de söz ediyor. Ve bu desteklerin en az 3 yıl süreyle de devam etmesi gerektiğini belirtiyor. Emrah bey, devletin kendisine temel tüketim anlamında hammadde olarak buğday, şeker, ayçiçeği gibi tahıl ve hububatları ürettirmesi gerektiğinin, yanı sıra TMO vasıtasıyla imalat sanayiinin hammaddesiz kalmaması gerekliliğinin de altını çiziyor.

Yine önemli birkaç noktaya daha değindi Emrah Albayrak sohbetimizde ve şöyle devam etti: “Tarımsal desteklerin enflasyon artışından sonra yeniden güncellenmesi son derece önemli. Zira üreticinin kullandığı tüm girdiler bu destekler kapsamında yer alıyor. Üretici sübvansiyonu devletten sağlıyor, en basiti hepimizin bildiği mazot bu kapsamda ve artış oranı ortada. Bu güncellemenin önümüzdeki yıl için son derece önemli olduğunu belirtmeliyim. Özellikle Ekim, Kasım, Aralık dönemini kaçırmamız halinde bir sonraki yılın mahsulleri bu durumdan önemli ölçüde etkilenecek ve asıl o zaman büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalabiliriz.” Emrah bey’in söylediği her bir cümlenin altına imzamı atarım. En önemli konularımızdan birisi olan tarımsal desteklerin 6.ay itibarıyla enflasyona göre yeniden güncellenmesi gerektiği gibi, tarımda ve hayvancılıkta çok önemli iyileştirme yapmamız şart. Dünyanın bu konudaki hali ortada. Biz ise mevcudumuzu doğru değerlendirmeyi başarsak, çiftçiyi ve hayvancıyı ekonomideki olumsuzluklardan korumayı başarsak zaten yeterli kazanımı elde etmiş olacağız. Sayın Tarım Bakan’ımız başta olmak üzere, yetkililerin dikkatini çekebilirsek ne mutlu bize.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Putİn mi, PutOut mu? (2) 19 Ağustos 2022
Bir bu savaş eksikti 12 Ağustos 2022
Eğitimde “mış” gibi 05 Ağustos 2022